Engelliler İstihdam Sorunlarının Çözülmesini İstiyor

Adana’da engelliler istihdam sorunlarının çözülmesini istiyor.Kozanlılar Derneği’nde, Atanamayan Engelliler Platformu adına basın açıklaması yapan Murat Öztürk, Türkiye’de yaklaşık 2002 yılı öncesi sayılabilen 8,5 milyon engelli...

Engelliler İstihdam Sorunlarının Çözülmesini İstiyor

banner390
Adana’da engelliler istihdam sorunlarının çözülmesini istiyor.

Kozanlılar Derneği’nde, Atanamayan Engelliler Platformu adına basın açıklaması yapan Murat Öztürk, Türkiye’de yaklaşık 2002 yılı öncesi sayılabilen 8,5 milyon engelli bulunduğunu, engelli yurttaşların, eğitimden sağlığa, istihdamdan ulaşıma kadar her alanda onlarca sorunla boğuştuğunu söyledi.

Engellilerin istihdam konusunda ciddi sorunlar yaşadığını ifade eden Öztürk, Türkiye genelinde 25 bin 369 boş engelli kadrosu bulunduğunu ve engellilere uygun kadroların açılması gerektiğini belirtti.

Türkiye nüfusunun yüzde 13,3’ünün engelli olduğunu, yapılan bütün çalışmalara ve bütün uygulamalara rağmen engellilerin istihdam sorunun çözülememekte olduğunu ifade eden Öztürk şöyle devam etti:

"İlkokul ve üniversite mezunu engellilerin de istihdam konusunda eşit durumda olmadıklarına dikkat çekilmekte, "Engelli kişinin kendisine olan öz güveni ve çalışma isteği ile yapılacak işin niteliği engelliler için önemlidir. Bu nedenle engellilere uygun işlerin olması gerekmektedir. İş yerlerinin engellilere uygun halde olmaması da engelliden istenilen verimin alınmaması konusunda etkendir. Bunlarla birlikte, kanunların yetersiz olması, denetimlerde eksikliklerin de büyük bir sorun olduğu bilinmektedir. Bunların hepsi engellilerin istihdamını engellemektedir."

Bürokrasinin soruna yaklaşımının bir işveren mantığıyla olamayacağını söyleyen Öztürk, "Kamu görevi, yani sosyal devlet yönü belirleyici olmalıdır. Kendi kurumlarındaki engelli kadrolarını anlamsız gerekçelerle doldurmayan bürokrasi, özel işyerlerin yasal olarak çalıştırması gereken engelli kadrolarının doldurulmasını nasıl sağlayacak? Kendi sorumluluğunu yerine getirmeyen, başkasına nasıl yaptırım uygulayabilecek? Bürokrasi gerekçe üretmez, sorun çözer. Eğer engelliler çalıştırılacak kadrolar için eğitimli değilse, bu eğitimi sağlayacak olan da bürokrasinin kendisidir. Eğitim tek başına yeterli olmamakta; eğitimli, sertifikalı birçok engelli olmasına rağmen istihdam yaratılamadığı görülmektedir. Bu nedenle sürecin tersine çevrilerek kişinin önce işe yerleştirilmesi ve ardından eğitilmesi planlanmalıdır. “İşbaşı eğitim” adını verilen bu uygulama korumalı iş yerlerinde de gerçekleştirilmelidir. Nitelik bahane edilmemeli engelliler iş hayatına entegrasyonu sağlanmalıdır" diye konuştu.

"İSTİHDAM KOTASI ARTIRILMALI"

“Türkiye genelinde 25 bin 369 boş engelli kadrosu için işe uygun engelli aranmaması, engelliye uygun kadro açılması gerektiğini söyleyen Murat Öztürk, şunları kaydetti:

"Nitelik talebi ortadan kaldırılmalıdır. EKPSS ikinci atamaları Ocak 2015, üçüncü atamalar ise Haziran 2015’te yapılmalıdır.

Ülkemizde yüzde 3 olan engelli alım kotası, Avrupa istihdam kotasına orantılı hale getirilmeli ve yüzde 8’e çıkarılmalıdır.

Engelliler veri tabanı oluşturulmalı, internet sayfası kurulmalı, engellilerin istihdamı ile ilgili raporlar bu sayfada toplanmalıdır.

Engellilerin tercih yeri sayısı 30’dan 45’e çıkarılmalıdır. Yer değiştiren engelliler sınavlardan ayrı tutularak, farklı bir şekilde yer değiştirmeli ve boşalan kadrolar değerlendirilmelidir.

Tercihlerin her yıl iki kere yapılması sağlanmalıdır. Sınavların ve sınava tabi tutulanların engelli olduğu unutulmamalıdır.

Engelli çalıştırmayan iş yerleri ve kamu kuruluşlarına para cezaları uygulanmalı hatta caydırıcı önlem alarak üç uyarıdan sonra kapatma cezası verilmedir.

Özel sektörde engellerin maaşları ve çalışma ortamları düzeltilmelidir. Ayrıca, engellilerin eğitim şartları iyileştirilmelidir."

"ENGELLİLER ÇALIŞMAK İSTİYOR"

Yerel yönetimlerin de 2012 yılı sonu itibari ile engellilerle ilgili tüm düzenlemeleri yapmak zorunda olduğunu ancak aradan geçen sürede ülkenin birçok yerinde adımlar atılamamasından dolayı, sürecin sonlanmasına kısa süre kala mecliste alınan kararla birlikte yasanın uygulanabilirliği 3 yıl daha uzatılarak 2015 yılına ertelendiğini söyleyen Öztürk, "Yasalar gereği, engelliler sosyal yaşama katılabilmek için 2015 yılının sonunu mu beklemek zorundalar? Bu düzenlemeler bugün neden yapılmadı engel nedir?" diye sordu.

Engelliler için kurulan sivil toplum kuruluşlarının çoğunluğunun temsil ettikleri kitleye zarar verdiğini ileri süren Öztürk, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Sivil toplum kuruluşlarının amacı para toplamak ve siyasi rant sağlamak olmamalıdır. STK temsil ettiği kişilerin haklarını korumak ve hayata eşit katılımlarını sağlamak için çalışmalıdır.

Engelliler yararına Yalanı ile gazete, dergi, kalem, defter, tiyatro bileti satan kişilerin faaliyetleri derhal durdurulmalıdır. Sürekli yardım toplanması engellilerin zavallı yardıma muhtaç insan vasfına sokmakta ve toplum da ’yardım ettim evinde otursun’ düşüncesine sebep olmaktadır.

STK başkanlarının görev sürelerinde siyasette aday olmaları önlenmelidir. Başkanlıktan ayrıldıktan en az 2 yıl sonra siyasi partilerde aday olabilmelidirler. Engelli ’acıma’ değil, BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nden doğan sosyal haklarını istiyor. Engelliler çalışmak istiyor, iş istiyor; ekmeklerini kendileri kazanmak istiyor. Şehirlerin yaşanabilir olmasını, sokaklarda engelsiz yaşamak istiyor."


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.