Dokuma Alanının Üst Tahsisinin Kaldırılması Davası

Başkan Hakan Tütüncü, Dokuma Fabrikası’nın 488 dönümlük alanının üst kullanın hakkını alan şirketin, tahsisin kaldırılması davasına, 369 milyon liralık alacak davası açtığını söyledi. Tütüncü, kentin geleceğini ipotek altına...

Dokuma Alanının Üst Tahsisinin Kaldırılması Davası

banner390
Başkan Hakan Tütüncü, Dokuma Fabrikası’nın 488 dönümlük alanının üst kullanın hakkını alan şirketin, tahsisin kaldırılması davasına, 369 milyon liralık alacak davası açtığını söyledi. Tütüncü, kentin geleceğini ipotek altına alacak bir kararın çıkmaması için Antalyalıları, Dokuma’daki hukuk mücadelelerine destek vermeye çağırdı.

Kepez Belediye Meclisi’nin Kasım ayı toplantısında MHP Grup Sözcüsü Adem Çelik, Dokuma İplik Fabrikası alanının tahsisiyle ilgili devam eden hukuki sürecin hangi aşamada olduğunu sordu. Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü de Dokuma Fabrikası’nın 488 dönümlük alanının üst kullanım hakkının 49 yıllığına ihale yapılmadan bir şirkete tahsis edilmesi ile ilgili devam eden hukuki süreç hakkında meclis üyelerini bilgilendirdi.

Tütüncü, konuşmasına Dokuma Fabrikası alanının tahsisin kamuoyunda çok fazla gündeme getirilmemesinden dolayı duyduğu üzüntüyü dile getirerek başladı. Tütüncü, Özelleştirme İdaresi’nin, Dokuma İplik Fabrikası’nın 488 dönümlük alanını Kepez Belediyesi’ne devrettiğini hatırlattı. Başkan Hakan Tütüncü, 2005’te alanın üst kullanım hakkının ihalesiz şekilde özel bir şirkete tahsis edildiğinin altını çizdi.

BİRLİKTE MÜCADELE VERELİM

Dokuma’nın, Antalya’nın göz bebeği olduğuna işaret eden Tütüncü, konuşmasını şöyle sürdürdü: “488 dönümlük bu alana Antalya’nın en önemli alanı olarak bakmamız gerekiyor. Bu alanda alınacak her türlü karar da kentin ortak aklıyla alınmasına ihtiyaç var. Geçtiğimiz dönem Dokuma’nın medya da yer alması için çok uğraştım ama ne hikmetse medyada yer almadı. Hangi meclis üyesi, Dokuma ilgili ne türlü kayıt, bilgi, belge görmek isterse Dokuma AŞ yönetim kurulumuz, hukukçularımız her türlü evrakı, belgeyi, sözleşmeyi, mahkeme kararlarını kendileri ile paylaşmaya hazırdırlar. Eski MHP Antalya İl Başkanı Nizamettin Sağır’a, Dokuma’nın tüm dosyalarını açtık. Dokuma’daki her türlü adımı, işlemi tam bir şeffaflık içerisinde sürdürsek ve geçmişte yapılan bir hatanın telafisi konusunda iktidarıyla, muhalefeti ile mecliste omuz omuza verirsek Antalya adına çok önemli bir iş yapmış olacağımızı düşünüyorum. İktidarıyla, muhalefeti ile tüm meclis üyeleri, Dokuma’nın bütün evraklarını inceleyebilir. Herhangi bir meclis üyemiz, sivil toplum kuruluşu, ‘Dokuma yargılanması çok önemlidir. Biz de bu hukuku yargılamaya hukuku birikimimizle, Kepez Belediyesi’nin hukuku mücadelesine destek vermeye çalışacağız.’ diyorlarsa hepsine kapımız açıktır. Gelsinler, Dokuma mücadelesini birlikte verelim. “

BİR GECELİK OPERASYONLA VERİLDİ İDDİASI

Başkan Tütüncü, Dokuma alanının, bir gecelik operasyonla hiç kimsenin haberi olmadan tahsis edildiğine vurgu yaparak, konuşmasını şöyle devam etti: “Benden önceki belediye başkanı, 2005’te bir gecelik bir operasyonla, ne mensup olduğu siyasi partinin, ne o dönemki meclis üyelerinin, hiç kimsenin haberi olmadan Dokuma alanıyla ilgili bir şirketle sözleşme imzaladı. Bu sözleşmenin neticesinde de Dokuma’nın 488 dönümlük alanının üst kullanım hakkı 49 yıllığına özel bir şirkete verildi. Üst kullanım hakkı karşılığında şirket, arazinin batı tarafındaki ticari alana alışveriş merkezi; kent meydanı olan bölümüne ise basit bir proje ile kent müzesi, Dokuma müzesi gibi tesisler yapacaktı.”

Tahsisin ardından Antalya kamuoyunun ayağa kalktığını aktaran Tütüncü, “Dönemin siyasi partilerinin il başkanları, Antalya Barosu, Antalya’nın mülkü olan bir yeri bir gecelik bir operasyonla kime verirsiniz, diye tepki göstermişlerdi. O zaman yerden göğe kadar haklıydılar. Vicdanları kanatan bir süreç yaşanmıştı. Tahsise, Ticaret Mahkemesi’nde ve İdari Mahkeme’de davalar açılmıştı.” diye konuştu.

İdari karar Antalya’nın istediği gibi oldu

Başkan Hakan Tütüncü, 2009’da göreve geldiğinde Dokuma’nın, İdare Mahkemesi’ndeki davasının devam ettiğini kaydederek, şunları söyledi: “2009 seçim kampanyası döneminde, hukuki problemini çözerek, Dokuma’yı Antalya halkına kazandıracağız, demiştik. Öncelikle hukuki ihtilafı ortadan kaldıracağımızı belirtmiştik. Göreve geldikten sonra ilk yaptığımız iş, Dokuma’nın yargı sürecini sağlıklı bir zeminde takip etmek oldu. Yargılamanın belediyemizin aleyhine ama Antalya halkının, dava açanların isteği şekilde neticelenmesi için en önemli arzumuzdu. İdari yargı kısmı tamamlandı. İdari yargı, kepez Belediyesi’nin bir gecelik operasyonunun çok yanlış olduğunu, Dokuma Şirketi’nin bir kamu iktisadi teşekkülü olduğunu, bu nedenle sıradan bir ticaret şirketi gibi değerlendirilemeyeceğini, Kamu İhale Kanunu’na tabi olduğunu, bu yolların takip edilmesi yoluyla burada bir hak tesisinin zuhur etmesi gerektiğine karar verdi. Bu karar, Kepez Belediyesi’nin aleyhineydi ama bizim istediğimiz neticeydi. Çünkü Antalyalıların, dava açanların, kanayan kamu vicdanının istediği istikamette bir karar oldu.”

369 milyon lira ödenirse tahsis kalkacak

HUKUKİ YARGILAMA SÜRECİNİ BAŞLATTIK

Tütüncü, Dokuma’nın tahsisiyle ilgili idari yargı kararının kesinleşmesinin ardından, hukuki yargılama sürecini başlattıklarını açıklayarak, konuşmasına şöyle sürdürdü: “Hukuki bir zorunluluk olarak temyiz, tashihi karar aşamalarını da yapmak durumundaydık. 2012’nin sonlarında Dokuma ile ilgili yargı kararları kesinleşti. Bir idari davada verilen karar sadece idari olarak anlam ifade eder. Burada sınırlı bir hak tahsisi vardı. Bu 49 yıllığına üst hakkın tahsisidir. Bu tahsis de tapuya işlenmişti. İdari yargının verdiği bir kararla gayrimenkul üst kullanım hakkını kaldırabilmeniz mümkün değildir. Meselenin idari yargı kararına dayandırılarak hukuk yargılamasının yapılması gerekiyor. Hukuk yargısıyla alakalı süreci başlatmadan evvel tahsis yapılan ilgili şirkete mahkemenin bu noktada kararlar verdiğini ve bu kararların neticesinde araziyi Dokuma AŞ’ye bırakmaları gerektiğini ifade ettik. Şirkette bize 7 Ağustos 2013 tarihinde Beyoğlu 43. Noterliği’nden bir ihtarname gönderdi. İhtarnamede, kullanım hakkını Kepez Belediyesi’ne veririz ama bizim burada yapmış olduğumuz masraflar, yoksun kaldığımız karlar var. Bu masrafları ve karı bize ödeyin ki sizlere burayı bırakalım, deniliyor. Şirket, yaptığı masrafları toplam 68 milyon 872 bin 607 lira, gelir kaybını da 275 bin milyon 767 bin 720 lira olarak belirtiyor ve ekliyor: ‘Toplamda ise 369 milyon 768 bin 395 lirayı ödemeniz halinde üst kullanım hakkından vazgeçerim”

Tapu tescil davası açıldı

Başkan Hakan Tütüncü, talebinin kabul edilemez olduğundan dolayı şirketin Dokuma alanındaki üst kullanım hakkının iptali için tapu tescil davası açtıklarını ifade etti.

Açtıkları davanın karşılığında şirketinde alacaklarının tahsiline yönelik dava açtığını bildiren Tütüncü, “Hukuka göre açılan bir davanın karşısına yeni bir dava açılır. Biz 2013’un sonunda davayı aşmamıza karşın şirket, 5 Haziran 2014’te yerel seçimlerden 1,5 ay sonra dava açmış. Bu çok manidardır. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açtığımız davanın ilk duruşması yapıldı. Şirketin açtığı ikinci dava, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde devam ediyor.” açıklamasını yaptı.

VAHİM BİR HUKUK HADİSESİ

Başkan Tütüncü, Antalya’nın en vahim hukuk hadiselerinden biriyle karşı karşıya olduğuna işaret ederek, şu değerlendirmeyi yaptı: “Dokuma’da, bir gece yarısı operasyon ile Kepez Belediyesi’nin ve Antalya’nın geleceğinin ipotek altına almaya dönük bir adım atılmış. Mesela benim 100 bin biralık borcum var. Borcumu da ödeyemiyorum. 100 bin liralık da bir dairem var. Alacaklı borcuna karşılık daireni ver, der. Belediye başkanı olduğum andan itibaren böylesi bir tehlike ile Antalya’nın karşı karşıya geldiğini ifade ettim. Dokuma’nın tahsisi, Antalya ve Kepez için yapılan çok vahim bir hatadır, neticeleri Antalya’nın geleceğini ipotek altına almaktır, dedim. Mahkeme, şirketin alacaklarının tahsisine dönük bir karar vermesi durumunda ne olacak? 369 milyon lirayı ne ile ödeyeceğiz? Götüreceğiz buyur kardeşim araziyi, biz paranızı ödeyemiyoruz, arsayı size verelim mi diyeceğiz. Neresinden bakarsanız bakın Antalya en vahim hukuk hadiselerinden biriyle karşı karşıyadır.”

DOKUMADA NE YAPILACAĞINA ANTALYALI KARAR VERECEK

Tütüncü, hukuki sürecinin lehlerine sonuçlanmasının ardından Dokuma alanında ne yapacaklarıyla ilgili de meclis üyelerine şu bilgiyi verdi: “Hukuku ihtilafı kaldırmak boynumuzun borcu. Biz burada hangi inisiyatifi kullanacaksak bunu Kepez Belediye Meclisi’nde görüşeceğiz, sivil toplumla birlikte hareket edeceğiz. Hiç kimse kusura bakmasın Kepez Belediyesi tek başına ben burayı şu şekilde kullanacağım, deme ehliyetine bana göre sahip değil. Ticari alanda kesinlikle, kesinlikle bir alışveriş merkezi olmayacak. Dokuma’da neler yapacağımızı, şeffaf bir ortamda gerekirse arama toplantıları ile sivil toplum kuruluşlarının yer alacağı çalıştaylarla karar vereceğiz. Antalya merkezde 488 dönümlük böyle ikinci bir alan yok. Hep birlikte, beraber tasarlayacağız. Dokuma gibi hassas bir konunun üzerine bir gölgenin düşmemesini istiyoruz. Her şey açık seçik, şeffaf olacak. Partiler komisyonlar kursunlar Dokuma konusunda bize katkı versinler.”

Birlikte mücadele edelim

Tütüncü, konuşmasının sonunda Antalyalılara şöyle seslendi: “5,5 yıldır Dokuma ilgili ciddi bir mücadele veriyoruz. Bu mücadelemize Antalyalıları da ortak olmaya davet ediyorum. Omuz omuza verelim ve bu mücadeleyi beraber üstlenelim. Nasıl 2006’da bir gece yarısı operasyonuyla yapılan bir sözleşmenin hatalı olduğunu sivil toplum hep bir ağızdan ifade etmişse bugünde Dokuma mücadelesini birlikte verelim. Ardından nasıl bir yön vereceksek, birlikte karar verelim. Ortak aklın öncülüğünde Dokuma’yı geleceğe taşıyalım. Dokuma arazisinin mezbelelik hali karşısında için acıyor. Ama hukuken arazinin kullanım hakkı bizde değil. Müdahale hakkımız yok. Ne zaman olacak? Davaları neticelendirip 49 yıllığına üst kullanım hakkını kaldırdıktan sonra. Bu sıkıntılı meydana getiren değil, tam tersine bu sıkıntıyı ortadan kaldırabilmek için gerekeni yapacağız. Hakan Tütüncü, Dokuma’yı kapalı kapılar ardında bir takım sözleşmeler imzalayacak, sözleşmeleri kasalara kilitleyecek, sözleşmeleri herkesten kaçıracak bir belediye başkanı değil. Her alanda şeffafız. Bu işin arkasını bırakmayalım. Bize destek verin."


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.