Atatürk’ün Bilecik’e Gelişinin 94. Yıl Dönümü Kutlandı

Mustafa Kemal Atatürk’ün Bilecik’e gelişinin ve Bilecik Mülakatının 94. Yıl dönümü yapılan program ile kutlandı.Bilecik Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Salonunda gerçekleşen program saygı duruşu ve istiklal Marşı ile başladı. Akabinde...

Atatürk’ün Bilecik’e Gelişinin 94. Yıl Dönümü Kutlandı

banner390
Mustafa Kemal Atatürk’ün Bilecik’e gelişinin ve Bilecik Mülakatının 94. Yıl dönümü yapılan program ile kutlandı.

Bilecik Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Salonunda gerçekleşen program saygı duruşu ve istiklal Marşı ile başladı. Akabinde iki öğrencinin Atatürk ile ilgili şiirlerinin okumasının ardından, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Araştırma Görevlisi Ali Okumuş, “Milli Mücadele’de Bilecik ve Çevresi” konulu konferans verdi. Okumuş, verdiği konferansta, kuruluş ve kurtuluş şehri olarak tarif edilen Bilecik için çok isabetli bir tarif olduğunu belirtti. Şehir tarihinin ve ve Milli Mücadele tarihinde önemli dönüm noktalarından birini teşkil eden 5 Aralık 1920’de Mustafa Kemal ile yapılan “Bilecik Mülakatı” olarak tarihe geçen görüşmelerin 94’üncü sene devresinde dolayısıyla toplandıklarını belirten Ali Okumuş, “Şehrimizde büyük bir tahribat meydana getiren Yunan mezalimi gibi bir zulmün ve felaketin, bir kez daha yaşanmaması duası ve temennisiyle sözlerime başlamak isterim. Çok stratejik bir noktada bulunan Bilecik şehri, geçmişten bugüne bir transit, bir geçiş coğrafyası olmuştur. Abdülhamid döneminde yapılan demiryolu şehrimizin önemini daha da artırmıştır. Bilecik’in bu stratejik özelliğinden Milli Mücadelede de istifade edilmiştir. Fakat Milli Mücadelede Bilecik dediğimiz zaman, bugünkü Bilecik’in mevcut sınırları düşünülmemelidir. Tanzimat’tan sonra yapılan yeni düzenlemeler ile vilayetler teşekkül edilmiştir. Bunlardan biriside Hüdavendigar yani Bursa vilayetidir. 1924’te Teşkilat-ı Esasiye kanunu mucibince iller ve ilçelerin teşekkül etmesiyle Bilecik şehri bugünkü sınırlarına sahip olmuştur. Binaenaleyh Milli mücadele dönemindeki Bilecik yukarıdaki nahiyeleri içinde barındıran bir sancak idi. Bilindiği gibi, Osmanlı Devleti Birinci Dünya harbinde pek çok cephede savaşmak zorunda kalmış ve netice itibari ile de mağluplar safında yer almıştır. Harbin sonunda, 30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesi imzalanmıştır. Fakat daha mütarekenin mürekkebi kurumadan İtilaf devletleri Anadolu’nun muhtelif şehirlerini işgal etmeye başlamışlardır. 13 Kasım 1918’de İngilizler İstanbul’u işgal etmişlerdir. Fransızlar ve İtalyanlar Anadolu’nun bazı şehirlerini işgal etmişlerdir. Fakat esas infial ve mücadele Yunanlıların İzmir’e 15 Mayıs 1919’da çıkmasıyla başlamıştır. Anadolu halkı neden İstanbul gibi bir payitahtın işgal edilmesinden sonra değil de İzmir’in işgalinden sonra bir direnişe ve mücadeleye kalkışmıştır. Çünkü hem İstanbul haklı hem de Anadolu halkı biliyordur ki; İngilizler yahut Fransızlar veya herhangi diğer bir Avrupa ülkesi Anadolu’ya, Anadolu’da yaşamak için gelmiyordu. En fazla bir kaç sene burada kalır, neticede kendi ülkelerine dönüp, giderlerdi. Yani bir İngiliz, döneminde güneşin batmadığı ülkede yaşayan bir kişi Anadolu’da mı gelip yaşayacak” dedi.

“BİLECİK MÜFTÜSÜ MEHMET NURİ EFENDİ BAŞKANLIĞINDA BİLECİK MÜDAFAA-İ HUKUK CEMİYETİ KURULMUŞTUR”

Bilecik Müftüsü Mehmet Nuri Efendi başkanlığında Bilecik Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurulduğunu belirten Okumuş, “Bilecik Müdafaa-ı Hukuk Cemiyetinden başka, Bozüyük Müdafaa-ı Hukuk Cemiyeti, Söğüt Müdafaa-ı Hukuk Cemiyeti ve İnönü Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurulmuştur. 5 Aralık 1920’de İstanbul’da Ahmed İzzet ve Salih Paşalar, Ankara’dan ise Mustafa Kemal ve İsmet Paşalar Bilecik tren istasyonunda buluşmuşlardı. Kısa süren bu görüşmede bir neticeye varılamamıştı. Yunan kuvvetleri 6 Ocak tarihinde Bilecik’e taarruz ettiler. Bilecik işgal uğramasına rağmen buradaki direnişi Bilecik’e 20 km uzaklıktaki Deresakarı köyüne çekildi” dedi.

NÜFUS ÜÇTE İKİSİ AZALARAK NÜFUS 4 BİNE KADAR DÜŞTÜ

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Araştırma Görevlisi Ali Okumuş, Deresakarya köyünden Yunanlıların yaptıkları her türlü faaliyetten Ankara’yı haberdar edildiğini belirterek, “Yunan işgal kuvvet yetkilileri, Müftü efendinin bu çalışmalarından öteden beri rahatsızdı. Bundan dolayı kurdukları pusu neticesinde onu 7 Nisan 1921’de şehit ettiler. Bilecik Şehri üç defa işgal ve istila edilmiştir. Bunun neticesinde 1956 ev, 331 dükkan, hanlar, fabrikalar, okullar, camiler ve hükümet konağı yıkıldı. Şehir ekonomisi bozuldu. Nüfus üçte iki azalarak 4000 kişiye kadar düştü” dedi.

Konuşmanın ardından 2. Jandarma Eğitim Tugay ve Garnizon Komutanlığı Bando Takımının günün anlam ve önemine ilişkin Atatürk’ün sevdiği türküleri seslendirme ile program son buldu. Programa, Vali Ahmet Hamdi Nayir, Belediye Başkanı Selim Yağcı, vali yardımcıları, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Azmi Özcan, İl Genel Meclisi Başkanı Serkan Yıldırım, İl Jandarma Komutanı Albay Alper Sır, İl Emniyet Müdürü Eyüp Özüdoğru, siyasi parti temsilcileri, il müdürleri, şube müdürleri ve öğrenciler katıldı.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.