Paralel Yapı Davası İkinci Gününde

İzmir merkezli olarak 13 ilde düzenlenen 19 Ağustos 2014 tarihinde ulusal bir gazetede çıkan haberin ihbar olarak kabul edilmesinin ardından başlatılan ‘yasa dışı dinleme’ operasyonuna ilişkin dün görülmeye başlanan davanın ilk duruşmasına...

Paralel Yapı Davası İkinci Gününde

banner390
İzmir merkezli olarak 13 ilde düzenlenen 19 Ağustos 2014 tarihinde ulusal bir gazetede çıkan haberin ihbar olarak kabul edilmesinin ardından başlatılan ‘yasa dışı dinleme’ operasyonuna ilişkin dün görülmeye başlanan davanın ilk duruşmasına bugün devam edildi.

İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın ikinci gününde sanıkların ifadelerinin alınmasına devam edildi. Duruşmada ifade veren Emniyet Amiri Haldun Çabuk, İçişleri Bakanlığı’na bağlı Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde emniyet amiri olarak görev yaptığını, 17 Aralık’tan sonra görevden alınarak personel emrine verildiğini söyledi. Savcılıkta kendisine gösterilen evrakların talep formu olduğunu belirten Çabuk, “Bu formlardan günde 5-10 tane gelirdi. 8 yıl İstihbarat Şube’de çalıştım. Bugüne kadar toplarsak 40-50 bin evrak olmuştur. Bunlar arasında bana 5 evrak gösteriliyor. Talep formları ciddi bir sorgulamadan geçiyor” diye konuştu.

“SEKİZ SENEDİR HAKKIMDA ŞİKAYET YOK”

İddianamede bazı müdürlerin dinlendiğinin yazılı olduğunu hatırlatan Çabuk, şunları söyledi: “Bazı müdürlerin ismi geçiyor. Mevzuat gereği CMK’da geçen suçlarla ilişkili olduğu kanaati varsa önleme dinlemesi yapıyoruz. Mevzuat gereği bilgi toplamayla yükümlüyüz. Bunlarla ilgili bir kanaat oluştuysa hedefi takip etmekle yükümlüyüm. 17 Aralık’tan sonra gazete haberleriyle bir algı oluşturuldu. 8 senedir çalışıyorum hakkımda bir şikayet yok, çakma gazete haberleri dışında.”

Kısım amirlerinin her konuya vakıf olmadıklarını iddia eden Çabuk, şöyle konuştu; “Kısım amirleri her şeyi bilmezler, göremezler. Böyle bir şey yok. Herkes her şeyi bilemez. Bir kısım amiri, memuru her şeye vakıf olamaz. Bir büroda 10 personel var. İzmir 3,5 milyon. Terör örgütleri var. Ne kadar vakıf olabilirsiniz.”

“AYRIMCILIĞA MARUZ KALDIM”

Tutuksuz yargılanan sanıklardan polis memuru Erdinç Sezgin de, mahkemedeki ifadesinde önce kendisine amirleri tarafından mobbing uygulandığını daha sonra kimsenin direkt olarak kendisine mobbing uygulamadığını söyledi. İstihbarat Şube’de düz memur olarak çalıştığını dile getiren Sezgin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dinleme yapmam. Suç örgütleri değişik numaraları kullanır. Kimin hangi numarayı kullandığı teknik takip sırasında belli olur” Sezgin, daha sonra, büroda sıralı amirlerinden mobbinge maruz kaldığını belirterek, “2012 yılında organize bürodan uzaklaştırıldım. Ayrımcılığa maruz kaldım mobbinge maruz kaldım” iddiasında bulundu. Kendisine mobbing uyguladığını iddia ettiği Mustafa Edip Çakmak, Kürşat Şenol Yılmaz’ın avukatlarının soruları üzerine ise “Direkt bana gelip mobbing uygulayan birisi olmadı” ifadelerini kullandı.

Sanık avukatları, İstihbarat Şube’de çalışan kişilerden bir çoğunun operasyon sonrası açığa alındığını, bazılarının meslekten ihraç edildiğini hatırlatarak Erdinç Sezgin’e “Siz, Emrah Durdu ve Mevlüt Çakar hâla nasıl görevdesiniz? Hâla nasıl çalışıyorsunuz” diye sordu. Sezgin de bu soruya, “Açığa alınmalar, meslekten ihraçlar 17 Aralık sürecinden sonra başlamış” dedi. Bu ifadelerin ardından mahkeme öğle arasına girdi.

İzmir’de düzenlenen ‘yasadışı dinleme’ operasyonunda, tamamı tutuksuz yargılanan 32 emniyet mensubu hakkında, 10 ile 961 yıl arasında değişen hapis cezaları talep ediliyor.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.