Yırcalıların Hukuk Mücadelesi Sürüyor

Manisa’nın Soma ilçesi Yırca köyünde yapılması planlanan termik santrale ÇED izin belgesi veren Çevre ve Şehircilik Bakanlığına Manisa’da dava açıldı. 5 STK tarafından Manisa 1. İdare Mahkemesine açılan davada bakanlığın termik...

Yırcalıların Hukuk Mücadelesi Sürüyor

banner390
Manisa’nın Soma ilçesi Yırca köyünde yapılması planlanan termik santrale ÇED izin belgesi veren Çevre ve Şehircilik Bakanlığına Manisa’da dava açıldı. 5 STK tarafından Manisa 1. İdare Mahkemesine açılan davada bakanlığın termik santral için olumlu verdiği ÇED izin raporunun iptali istendi.

Zeytinlik alana yapılmak istenen termik santral nedeniyle kesilen 6 bin zeytin ve şirketin güvenlik görevlileri tarafından uygulanan şiddet olaylarıyla gündeme gelen Soma’nın Yırca köylülerine bir destek de STK’lardan geldi. Termik santralin Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunu olumlu veren Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ÇED izninin iptali için Manisa Adliyesinde dava açıldı.

Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından Soma’nın Yırca köyünde yapılması planlanan termik santral için verilen ÇED izninin iptali için başvuran Ekoloji Kolektifi Derneği, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, EGEÇEP Derneği ve TMMOB Kimya Mühendisleri Odası tarafından Manisa Adliyesi önünde bir basın açıklaması düzenlendi.

Basın açıklamasını kurumlar adına Ege Çevre ve Ekoloji Platformu (EGEÇEP) avukatlarından Hande Atay okurken, basın açıklamasına Yırca Köyü Muhtarı Mustafa Akın, EGEÇEP’in avukatları, HDP Manisa İl Örgütü, Yeşiller ve Sol Partisi Manisa ve İzmir İl Örgütü, Manisa EMEP İl Örgütü, Ziraat Mühendisleri Manisa Şubesi, TURÇEP’ten avukat Hasan Namak da destek verdi.

Ege Çevre ve Ekoloji Platformu (EGEÇEP) avukatlarından Hande Atay, “Acele mülksüzleştirmeli, devlet teşvikli özel güvenlik ve kolluk şiddetli kalkınmacı projelerde adı geçen o kamu biz değiliz. Yerel ekonomilerimizi elimizden alan küçük çiftçiyi yok eden kırları, kentleri, köylüleri şirketlere mahkum eden o yarar da bizim yararımız değil. Bizim olan tek şey bize yaşatılan acı ve bize yaşatılan kayıplar. Kestiğiniz ağaçlarımız demir soğuğuyla dövdüğünüz zeytinlerimiz, kuruttuğunuz derelerimiz, siyanürlediğiniz kuzularımız ve altını oyduğunuz dağlarımız. Kudretiniz karşısında coplarınızla morarttığınız çıplak bedenlerimiz kelepçelediğiniz emekçi ellerimiz ve siz bin kestikçe bizim milyon olup büyüyen varoluş mücadelemiz” dedi.

Yırcalıların yanında bugün ortak bir davaya giriştiklerini anlatan Atay, şunları söyledi: “EGEÇEP, Ekolojik Kolektifi, Çevre Mühendisleri, Kimya Mühendisleri, Ziraat Mühendisleri olarak. Bu mücadele ile taşın altına sadece elimizi koyduk. Bizler de elimizi onlarla birlikte koyduk. Ağıtlarla dolu koca bir zeytin mezarlığı önünde yükseltilmeye çalışılan termik santral projesinin toplumsal meşruiyeti vicdanlarda sorgulanırken, yargı yerlerini de bu hukuk tanımazlığa gerekli cevabı vermeye acilen çağırıyoruz. İşletme ruhsatı olmaksızın, imar planları olmaksızın, Tarım İl Müdürlüğü izni olmaksızın ve entegre proje hükümleri işletilmeksizin ayrı bir işlemmiş gibi iki farklı ÇED süreci işletilen ve bu anlamda baştan hukuka aykırı olan bir termik santral projesine karşı zeytinlik vasfında bütün olan bir arazinin üstünde bir termik santral projesi yükseltmeye çalışan proje hakkında verilen Çevresel Etki değerlendirme olumlu kararının iptal edilmesini derhal talep ediyoruz tüm yargı yerlerinden. Buna ilişkin davamızı açmış bulunuyoruz. Şunu özellikle vurguluyoruz. EGEÇEP, Ekolojik Kolektifi olarak bu ekolojik kırımın, buna sebebiyet veren tüm idari kararlar hakkında, bu idari kararların altında imzası bulunan her bir kişi hakkında, tüm sorumlular hakkında tüm yetkililer hakkında Yırcalıların zeytinlerinin ve emekçi ellerinin yanında adli ve cezai tüm hukuku süreçlerin takipçisi olacağımızı buradan sizlere duyuruyoruz. Davamızı Manisa 1. İdare Mahkemesine açmış bulunuyoruz.”

Manisa Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı İbrahim Dermen da, bu davanın, Türk milletinin Türk gençliğinin beslenme hakkı davası olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Burada sadece Yırca’nın tapu davası değil, geleceğimizin davası var. Tarım alanlarımız sadece Termik santrallerle değil, örneğin Çal Dağı Nikel madenleri ile, sonrasında da jeotermal enerji kuyuları ile ilgili çok sıkıntımız var. Bunlar da ayrıca gündeme gelecek. Artık barışın ve kardeşliğin simgesi olan zeytin bundan sonra tarımsal direnişe, gelecek hakkının simgesi haline de Yırca sayesinde geliyor. Onun için Yırcalıların vermiş olduğu mücadeleye teşekkür ediyorum. Her zaman yanlarındayız. Bunu da Ziraat Mühendisleri Odası ve Manisa Akademik Odalar Birliği adına ifade ediyorum.”

Kesilen zeytin ağaçlarının yerine kat kat fazlasını dikeceklerini kaydeden Yırca Köyü Muhtarı Mustafa Akın şunları söyledi:

“Biz 1 Eylül’de Greenpeace aracılığıyla gönüllü avukatlığını üstlenen Deniz hanım aracılığıyla Danıştay’a dava açtık. Acil kamulaştırmanın durdurulması ve iptali için. Birinci aşama gerçekleştirildi. Danıştay yürütmeyi durdurdu. Durdururken de şunu ekledi: burası zeytinlik alandır. Burada termik santral yapılamaz. İkinci kısmı ise iptal kararını bekliyoruz. Danıştay’a açtığımız dava sonrası geçen hafta biz ÇED’e de itiraz ettik. ÇED’in de iptali için 15 köylü Greenpeace aracılığıyla Deniz Bayram dava açtı. Ondan da umutluyuz. Bize soruyorlar bundan sonra ne olacak diye. Bu arazilere hazine şuan el koymuş durumda. İptal kararından sonra sanırım eski sahiplerine arazi verilecek. Oraları biz yine eskisi gibi 6 bin yerine 16 bin zeytinle donatacağız. Orayı tam anlamıyla bir zeytin bahçesi haline getireceğiz.”

Danıştay’ın çok önemli bir karar verdiğine dikkat çeken Avukat Arif Ali Cangı ise, sözlerini şöyle tamamladı: “Danıştay önemli bir karar verdi. Bu karar itiraz edilemeyen bir karar. Yeni hukuk usulüne göre. Büyük olasılıklı esas hakkındaki karar da iptal yönünde olacak. Acele kamulaştırma hukuka aykırı bulunduğuna göre, acele kamulaştırma kararına dayanılarak Soma Asliye Hukuk Mahkemesinin vermiş olduğu el koyma kararlarını hemen geri alması gerekiyor. Çünkü artık hukuksal bir dayanağı kalmış değil. Mahkeme kararına göre, Maliye Bakanlığı nasıl ki köylülerin elinden zeytinlikleri alıp şirkete teslim ettiyse, şimdi de şirketten alınıp köylülere teslim edilmesi gerekiyor. Bunun takipçisi olmamız gerekiyor. Hukuken şuanda teslim edilmiş değil bu zeytinlikler. Hukuken bu yanlışlığın düzeltilmesi gerekiyor. Bir başka şey daha yapılması gerekiyor. Orada ciddi anlamda bir şirket terörü estirirdi. O teröre izin verenlerin soruşturulması bundan sonraki benzer olayların da engellenmesi için son derece önemli.”


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.