Kurşunlu Manastırı İçin Sevindirici Gelişme

Antik Dönem’in Mykale’si, günümüzün Samson Dağları’nın Kuşadası Körfezi’ne bakan yamacında kurulmuş bölgenin en önemli tarihi eserleri arasında yer alan Kurşunlu Manastırı için sevindirici gelişme yaşandı.Çökmeye başlayan...

Kurşunlu Manastırı İçin Sevindirici Gelişme

banner390
Antik Dönem’in Mykale’si, günümüzün Samson Dağları’nın Kuşadası Körfezi’ne bakan yamacında kurulmuş bölgenin en önemli tarihi eserleri arasında yer alan Kurşunlu Manastırı için sevindirici gelişme yaşandı.

Çökmeye başlayan manastırın kurtarılması ve restore edilmesi için Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu Bölge Müdürlüğü devreye girdi.

Her yıl yapılan incelemelerde sık sık gündeme getirilmesine rağmen manastırdaki sorunlara çözüm üretilmeyince, tarihi eserin önemli bir bölümünün yıkılmasına neden olmuştu. Kuşadası’na bağlı Davutlar sınırları içerisinde bulunan manastırın kubbesinin taşıyıcı payelerinden birinin tamamen yıkılarak tahrip olduğunu ortaya çıkmıştı. Aydın İlinin Beşparmak Dağları’nda bulunan Stylos (Arapavlusu) Manastırı’ndan sonra 2. Manastırı konumundaki Kuşadası’na bağlı Davutlar beldesindeki Kurşunlu Manastırı, Dilek Yarımadası’nın doğu kısmında ayazmaların arasında, zengin biyoçeşitlilik barındıran bir doğa alanının içinde yer alıyor.

Önceki yıl kubbeyi taşıyan payelerden biri tamamen çökerek büyük tahribat yaratmış ve bu gelişme üzerine çevre, doğa ve tarih alanında yaptığı çalışmalarla dikkat çeken Kuşadası Eko Sistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği(EKODOSD) Kurşunlu Manastırı’nda yaşanan tehlikeye karşı yetkilileri uyaran girişimlerde bulunmuştu. Ardından, Yaşanan gelişmelerle ilgili, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Bizans Sanatı Ana Bilim Dalı Başkanı ve EKODOSD onursal üyesi Prof. Dr. Zeynep Mercangöz, EKODOSD yönetim kurulu üyeleriyle birlikte manastırda incelemeler yaparak, ilgili kurumları bilgilendirmişti. Bu girişimlerin ardından Kurşunlu Manastırı’nda yaşanan tehlikeye büyük duyarlılık gösteren Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu Bölge Müdürlüğü acil bir eylem planı yaptı. Kurulla birlikte, İzmir Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü, Aydın Arkeoloji Müze Müdürlüğü, Kuşadası Belediye Başkanlığı ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı 4. Bölge Müdürlüğü’ne bağlı DYBMD Milli Parkı Müdürlüğü işbirliğiyle bir çalışma başlatıldı. Kurşunlu Manastırı’nın kurtarılması ve restore edilmesine yönelik çalışmaların hızlandırılarak, kısa süre içerisinde başlatılması hedefleniyor.

Bölgede inceleme yapan Kuşadası Eko Sistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, “Manastırın kurtarılmasına yönelik bugün başlatılan çalışmalar hızlandırılarak yapılacaktır. Kuşadası’nın önemli kültürel miraslarından biri olan Kurşunlu Manastırı, kurul müsaadesi ve ilgili diğer kurumlarla birlikte yapılan çalışmalar sonucunda, hem kurtarılması sağlanacak hem de alternatif turizm mekanlarından biri haline gelecektir. Gizemli bir coğrafyada olan manastır aynı zamanda Milli Parkın yanı başında olması nedeniyle zengin bitki örtüsüne de sahiptir. Biyoçeşitlilik açısından çok zengin olan bölgenin koruma statüsü yoktur. İnsan faaliyetlerinin kontrolsüz olması nedeniyle bazı tehditlerin oluştuğu görülmektedir. Bunun başında ormanlarımız için en büyük tehdit olan yangın gelmektedir. Bu bölgede ateş yakılması kesinlikle yasaklanmalıdır. Ortaçağ’ın münzevi keşişlerinden bizlere kadar ulaşan bu kültürel mirası ve bölgemizin akciğeri olan ormanlarımızı herkesin sahip çıkması gerekir. Başlatılan çalışmalar için İlgili tüm kurumlara teşekkür ediyoruz “ dedi. Yapılan girişimleri son derece olumlu bulduklarını kaydeden EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, “ Manastırın son yıllardaki en büyük sorunu, kubbesinin üzerinde çıkan ağaçlardır. İyice büyümeye başlayan ağaçların kökleri manastır duvarlarını çatlatarak, taşların yerlerinden sökülmelerini sağlamaktadır. Yüksek bir tepede olan manastır iklim koşulları nedeniyle sık sık rüzgar almakta, manastır kubbesinin üzerindeki ağaçlar rüzgarda sallanmakta ve bu durum da duvarların çatlamasına yol açmaktadır. Sonunda geliyorum diyen tehlike gelmiş ve kubbenin taşıyıcı payelerinden birinin ve taşıyıcı kemerin yarısının tamamen yıkıldığı görülmüştür. 800 yılı aşkın bir süredir ayakta kalmaya başaran Panagia Kurşuniatissa Manastırı, 1800’lü yılların sonlarında Priene’de kazı yapan Theodore Wiegand burayı ziyaret ettiğinde, bir kaç din adamı ile işlevini sürdürmekteydi. 200 yıl önce işlevini sürdüren manastırın bugünkü hali çok kötü durumdadır “ diye konuştu.

- KURŞUNLU MANASTIRI

Kuşadası’nda Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nın doğusunda, eşsiz bitki zenginlikleri arasında yer alan Kurşunlu Manastırı, Bizans yapısı bir Ortodoks Manastırı olup, 11. yüzyılda kurulduğu tahmin ediliyor. Rumların Panagia Kurşuniatissa dedikleri manastır, Panagia sözcüğünden de anlaşılacağı üzere Hazreti Meryem’e ithaf edilmiştir. Kurşuniatissa adı Türkçe kurşun kelimesinin Rumca bir ek almasıyla oluşmuş, T. Wiegand’ın belirttiği gibi muhtemelen yapıların üstünü örten kurşundan geldiği tahmin edilmektedir. Davutlar beldesine 12 kilometrelik bir tırmanışla ulaşılabilen manastır, ikonaperestlerin ve dinsizlerin saldırılarına karşı savunma ve eğitim amacıyla, gizlenebilmeleri ve tapınabilmelerine uygun bir coğrafyada olması nedeniyle, baskıdan kaçan din adamları tarafından kurulduğu bilinmektedir. Etrafı duvarlarla çevrili Kurşunlu Manastırı’nın merkezinde bir kilise bulunmaktadır. Manastır duvarlarının dışında 100 metre doğusunda bir mezar şapeli vardır. Kilisenin batısında, Bizans manastırlarındaki ofis binalarını akla getiren kule görünümlü üç katlı bir yapı bulunmaktadır.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.