Prematüre Bebeklere Hassas Yaklaşılmalı

Dünyada her yıl 13 milyon bebek prematüre olarak doğuyor. Türkiye’de son yıllarda erken doğan bebeklerde) sağ kalma oranları, yenilenen bakım üniteleriyle hızla artıyor.Anne karnını hiç aratmayan donanıma sahip yenidoğan ünitelerindeki...

Prematüre Bebeklere Hassas Yaklaşılmalı

banner390
Dünyada her yıl 13 milyon bebek prematüre olarak doğuyor. Türkiye’de son yıllarda erken doğan bebeklerde) sağ kalma oranları, yenilenen bakım üniteleriyle hızla artıyor.

Anne karnını hiç aratmayan donanıma sahip yenidoğan ünitelerindeki özel bakım yöntemleriyle bebekler artık daha sağlıklı oluyor. Ancak erken doğan bebeğin taburcu olduktan sonra evdeki bakımı da son derece önem taşıyor. “Prematüre Farkındalık Ayı” olarak kutlanan Kasım ayında Yenidoğan-Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nermin Tansuğ, prematüre bakımı konusunda önemli bilgiler verirken, prematüre bebeklere hassas yaklaşılması gerektiğini anlattı.

Erkendoğan bebeklerde sağ kalma oranlarının artmasıyla birlikte, daha kapsamlı bir yaklaşımın var olduğu üniteler sayesinde, bugün artık ileri yaşlarda olası rahatsızlıkların da önüne geçmenin mümkün olduğunu ifade eden Yenidoğan-Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nermin Tansuğ, “Erken doğan bebeklerde, okula başladıktan sonra öğrenme bozukluğu çıkabiliyor. Maalesef bunların bir kısmı da yenidoğan ünitesindeki süreçle ilgili” dedi.

Yenidoğan ünitelerinde ortamın düzenlenmesiyle birlikte bebeğe yapılan her müdahalenin de son derece titiz bir şekilde ele alınması gerektiğini anlatan Tansuğ, “Bebek yenidoğan ünitesinde stres içindeyse, ağrısı varsa, üşüyorsa, vücut ısısı yüksekse, bebeğe sert girişimlerde bulunuluyorsa tüm bunlar bebeğin hafızasına kaydoluyor ve uzun vadede çeşitli travmalara neden olabiliyor” diyerek yaklaşımın ve hastanenin fiziki koşullarının son derece önemli olduğunun altını çizdi. Bağışıklık sisteminin düşük olması nedeniyle bu bebeklerde enfeksiyon riskinin yüksek olduğunu ifade eden Doç. Dr. Tansuğ, “Bebeğe her dokunuş enfeksiyon olasılığını artırır. Mümkün olduğunca bebeği ellemeyip rahat bırakmak gerekir. Bu sebeple de genelde tüm bakımlar belirli bir saate toplanır” diye konuştu.

BEBEĞE DOKUNDUĞU AN BAĞ OLUŞUYOR

Erken doğan bebek uzun bir süre yenidoğan ünitesinde kalabildiğine ve dolayısıyla bu süre boyunca anneden ayrı olduğunu belirten Tansuğ, “Bebek stabilize olduğu an, anne ile ilgili de çok büyük bir problem yoksa biz anneyi üniteye alırız. Bebek de annesi dokununca bunu hissediyor” ifadelerini kullandı.

BEBEĞİN BAKIMI İLKOKULA BAŞLAYANA DEK KONTROL EDİLİYOR

Bebeğin zamanında başını dik tutmasından, oturmasından ve emeklemesinden okul çağına kadar ciddi bir izleme programına tabi tutulduğunu ifade eden Doç. Dr. Tansuğ, “Çocuğun ilkokuldaki başarısını görene kadar kontrollere devam ediyoruz. Çünkü bebekken hiçbir şey fark edilmez ama ilkokula geldiğinde öğrenme problemleri veya hiperaktivite ortaya çıkabilir” şeklinde konuştu.

KRİTİK DÖNEM SÜRÜYOR

Erken doğan bebek her ne kadar gerekli tetkikler yapılıp, sağlığına kavuşarak hastaneden taburcu edilse de bakım sürecinin devam ettiğini anlatan Tansuğ, şunları söyledi: “Özellikle evde bebeğe yapılan ziyaretler enfeksiyon riskini artırdığından bu konuda ailenin ve yakın çevresinin anlayışlı, bilinçli bir tutum sergilemesi gerekiyor. Odanın sık sık havalandırılması, ışıklandırmanın sağlanması, bebeğe dokunmadan önce ellerin yıkanması özellikle damlacık enfeksiyonu ve respiratuar sinsityal virüs riskini azaltmak açısından son derece önemli. Birinci aydan itibaren rutin aşıları ile respiratuar sinsityal virüsünden koruyan, ilk 5 ay boyunca aylık aşıların yapılması, anne-babanın da boğmacaya karşı muhakkak aşılanması, bebeğin her gün temiz hava alması için dışarı çıkarılması, yine taburcu olduktan sonra yapılması gereken bakım kriterleridir. Sizkendinizi nasıl rahat hissediyorsanız çocuğunuza bir kat fazlasını giydirin”


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.