Şehit Öğretmenin Yakınları: "devletin Şefkatini Hissediyoruz"

Türkiye’de PKK’nın adı sanı yeni duyulmaya başlarken Şırnak’ın Yoğurtçular köyünde PKK baskınında şehit edilen ilk öğretmen Aydınlı Şenol Akar’ın ailesi devletin şefkatini hissettiklerini belirtti.12 Kasım’da, 10 Kasım töreni...

Şehit Öğretmenin Yakınları:

banner390
Türkiye’de PKK’nın adı sanı yeni duyulmaya başlarken Şırnak’ın Yoğurtçular köyünde PKK baskınında şehit edilen ilk öğretmen Aydınlı Şenol Akar’ın ailesi devletin şefkatini hissettiklerini belirtti.

12 Kasım’da, 10 Kasım töreni yaptığı gerekçesiyle PKK tarafından köye yapılan baskında şehit edilen Şenol Akar’ın ismini şimdi yeğeni taşıyor. Şehit eğitimcinin yaşlı annesi Meliha Akar, göz yaşlarını tutamazken, Baba Hilmi Akar devletin kendilerine sahip çıktığını söylüyor. Şenol Akar’ın kardeşleri Yüksel,Şeref Akar ve Nuray Doğan ise, devletin kudreti ve şefkatini her özel günde üzerlerinde hissettiklerini dile getiriyor. Amcasını hiç görmemesine rağmen adını taşıyan Şenol Akar’da, amcasının ismini taşımaktan gururlu olduğunu belirtirken, “Keşke bu olay hiç yaşanmasaydı. Amcamı görebilseydim, ismini hiç taşımasaydım”ifadelerini kullanıyor.

3 GÜN CENAZESİNİ BEKLEDİK

PKK’nın yeni yeni eylemlerine başladığı yıllarda oğulları Şenol Akar’ın öğretmen olarak Şırnak’ın Yoğurtçular köyüne atandığını belirten Baba Hilmi Akar, “Sık sık oğlumuza orada olay var mı diye soruyorduk. Bir kere bile olumsuz bir şey söylemedi. Hatta gör yaptığı okuldaki köylülerin son derece iyi olduğunu, yiyeceği içeceğini dahi getirdiklerini söylüyordu. Vefat ettiği 12 Kasım 1987 günü bize bir haber geldi. Milli Eğitim’e gitmem gerektiği söylendi. O zamanlar Milli Eğitim Müdürlüğü Valilikteydi. Ben de gittim. Önce,’ bölgede bir öğretmen kaçırıldı. İnşallah senin oğlun değildir’ dediler. Daha sonra ise ‘başın sağolsun amca’ dediler. Orada bayılmışım. Memleketimiz Karpuzlu’ya gittik. O zamanlar şimdi ki gibi uçaklar yoktu. Şırnak’tan Milli Eğitim Müdürlüğü’nün nezaretinde oğlumun cenazesi geldi. Tam üç gün bekledik defnetmek için” diye konuştu.

AÇILIM SÜRECİNİ ANLAYAMADIM

Anne Meliha Akar ise baba Hilmi Akar’a göre soğuk kanlı konuşmazken, Hilmi Akar’ın anlattıklarını dinlerken gözleri yaşardı. Açılım sürecinin içeriğinin ne olduğunu bilmediklerini anlatan Meliha Akar, “Açılım sürecinin ne olduğunu tam anlamıyla anlayamadım. Apo’nun hapisten çıkacağı söyleniyor. Ama ben inanmıyorum. Ev hapsi gibi bir durum olursa, şehit aileleri yerinde duramaz. Canı yanan , o duyguyu tadan bilir. Toprağa 22 yaşında dağ gibi bir evlat verdim. Artık bu terör bitsin, analar ağlamasın”şeklinde konuştu.

OTOBÜSTEYKEN ÖĞRENDİM

Şenol Akar’ın kardeşlerinden Yüksel Akar ise, ağabeyi öğretmenlik yaptığı sırada kendisinin askerde olduğunu söyledi. 12 Kasım Cumartesi günü içtima alınırken, komutanların kendisini çağırdığını kaydeden Yüksel Akar, olayı şöyle anlattı:

“Komutanlar içtima alanında herkes çöksün dedi. Sonra ‘Yüksel Akar’ ayağa kalksın dediler. Ayağa kalktım. Komutanlar, ‘Ankara’ya , İstanbul’a, İzmir’e Orduevleri’ne gideceksin. Ama ‘önce git memleketine dinlen’ dediler. İlk anda sevindim. Daha sonra Aydın’a gelmek için otobüse bindim. Hiçbir şeyden o ana kadar haberim yoktu”

DENİZLİ’YE KADAR AĞLAMIŞIM

Otobüse bindiği anda uyumak için gözlerini kapattığını belirten Yüksel Akar şunları söyledi:

“Arkama yaslandım. Bir anda rafta bulunan Türkiye Gazetesi dikkatimi çekti. Gazeteyi okuyayım dedim. Gazetenin bir köşesinde saldırıdan bahsediliyordu. Ağabeyimin soyadı Akar olarak değil, Çakar olarak yazılmıştı. Gözlerime inanamadım. Tabi o zaman telefon yok. Kimseye soramadım.Denizli’ye kadar hiç durmadan ağlamışım. Aydın’a geldiğimde cebimde asker olduğum için para yoktu. Taksiye bindim. Parasını evde vereceğimi söyledim. Eve gittiğimde kimse yoktu. Komşularımıza sordum. Ailemin Karpuzlu’ya gittiğini söylediler. Olayın gerçek olduğunu öğrenince bir şok daha yaşadım”

DEVLETİN ŞEFKATLİ YÜZÜNÜ HİSSEDİYORUZ

Ailenin bir diğer oğlu Şeref Akar ve Nuray Doğan’da ağabeyini rahmetle anarken devletin her zaman kendilerine sahip çıktığını anlattı. Şeref Akar ve Nuray Doğan, şehit yakını oldukları için aileye iki iş hakkı tanındığına dikkat çekti. Özel günlerde her zaman hatırlandıklarını ve devletin şefkatli yüzünü gördüklerini anlatırken şunları söylediler:

“Öğretmenler Günü’nde, Şehitler Haftası’nda, bayramlarda ne devletimiz, ne de askeriyemiz unutmuyor. Komutanlarımız ziyarete geliyor, halimizi-hatrımızı, isteğimiz olup olmadığını soruyor. Özellikle anne ve babamıza bu büyük moral oluyor. Devletimizin bir gün bile eksikliğini hissetmedik. İlgi gösteren herkesten Allah razı olsun”

ŞİMDİ 20 YAŞINDA

22 yaşında vefat eden amcasının ismini alan Şeref Akar’ın oğlu Şenol Akar ise amcasını hiç görememesinin mutsuzluğunu yaşadığını söyledi. Şenol Akar şöyle konuştu: “İsmini taşımaktan gurur duyuyorum ama amcamı keşke görseydim. Ben de onun gibi devletim, milletime hizmet etmek istiyorum”


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.