(özel Haber) Türkiye’nin En Değerli Laboratuvarı Diyarbakır’da

Dicle Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜBTAM), bilim ve teknolojiye Diyarbakır’dan ışık tutuyor. Dünyada sadece sayılı ülkelerde olan son teknoloji cihazların bulunduğu DÜBTAM, bölgenin de en büyük yatırımı...

(özel Haber) Türkiye’nin En Değerli Laboratuvarı Diyarbakır’da

banner390
Dicle Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜBTAM), bilim ve teknolojiye Diyarbakır’dan ışık tutuyor. Dünyada sadece sayılı ülkelerde olan son teknoloji cihazların bulunduğu DÜBTAM, bölgenin de en büyük yatırımı olmasıyla da dikkat çekiyor. DÜBTAM Müdürü Prof. Dr. Hamdi Temel, Türkiye’nin en değerli ve pahalı laboratuvarının Diyarbakır’da olduğunu belirterek, DÜBTAM sayesinde bölgenin birçok eksikliğini giderdiklerine ve gidereceklerine işaret etti.

Dicle Üniversitesi (DÜ) tarafından 2008 yılında temeli atılan ve yaklaşık bir yıl önce faaliyete geçen DÜBTAM, bilim ve teknolojiye Diyarbakır’dan ışık tutuyor. 15 milyon TL bütçeli laboratuvar merkezinde, sadece dünyada sayılı ülkelerde bulunan son teknoloji cihazlar bulunuyor. Kimyasal, gen, çevre ölçüm, yakıt, metal, tarım, kanser analizlerinin yapıldığı DÜBTAM, bünyesinde bulundurduğu çok sayıda laboratuvarla, yenilenebilir enerji, malzeme birimi, nanoteknoloji, biyoteknoloji, mühendislik, moleküler biyoloji, eczacılık, tarım, veterinerlik, tıp, diş biyoloji, kimya, fizik, mekanik test, X ışınları gibi birçok alanda araştırma yapılıyor. Bilimsel ve teknolojik araştırmaların yanı sıra birçok farklı alana ışık tutan ve yeniliklere öncülük eden DÜBTAM, kısa sürede hem bölgenin en büyük yatırımı hem de Türkiye’de bulunan en donanımlı teknolojik ve entegre araştırma merkezlerinden biri haline dönüşmesiyle de dikkat çekiyor.

“DÜBTAM BÖLGENİN EKSİKLİĞİNİ GİDERİYOR”

İHA’ya açıklamalarda bulunan DÜBTAM Müdürü Prof. Dr. Hamdi Temel, sadece Türkiye standartları değil, uluslararası düzeyde de akademik çalışmalar konusunda belli bir seviyeye geldiklerini belirtti. Mayıs ayında Japonya’da yapılan bir konferansta DÜBTAM’a çok önemli iki ödül verildiğine dikkat çeken Temel, “Şu anda Güneydoğu’nun en büyük yatırımlarından biri burasıdır. DÜBTAM, üniversite görevlilerine akademik yönden katkı sağladığı gibi analizler konusunda da bölgenin eksikliğinin gideriyor” dedi.

“CİHAZLAR SAYILI ÜLKELERDE VAR”

Bunun yanı sıra üniversite-sanayi işbirliğine yönelik ciddi çalışmaların yapıldığını ifade eden Temel, DÜBTAM sayesinde bu işbirliğini sağlayabileceklerinin temelinin atıldığını da anlattı. Merkezde çok önemli cihazların mevcut olduğunu ve bu cihazların Türkiye’de olmadığı gibi dünyada sadece sayılı ülkelerde bulunduğunu vurgulayan Temel, “Bunlar bizim için çok memnuniyet verici. Ayrıca yaklaşık 4-5 yıldır da bu aletlerimizle ilgili uzman ekiplerimiz yetişmektedir. Bunlar 4-5 yıl sonra dünya standartları ölçüsünde uzmanlarımız olacaklar. Gerçekten hem pahalı hem de çok hassas cihazlar. Yine burada akademik yönden de boşluğumuzu doldurmuş olduk. Bunların hepsi çok güzel şeyler” diye konuştu.

Uygulama alanları konusunda da çalışmaların olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Temel, özellikle bölgenin kozmetik konusunda çok büyük bir eksikliğinin olduğunu ve yeni projeleriyle bu sektöre de gireceklerini dile getirdi. İki doktora öğrencisinin tamamen bu alana yöneldiğine işaret eden Temel, bölgeye has bitkiler üzerinden özel kozmetik ürünleri ortaya çıkarabileceklerini anlattı.

“TÜRKİYE’NİN EN PAHALI LABORATUVARI”

Temel, daha sonra laboratuvarı da gezerek, bunlarla ilgili bilgi verdi. Geçen yıl DÜBTAM’ın pet şişelerde 5 kimyasal madde bulduğu laboratuvara ilişkin bilgi veren Temel, “Burasının Türkiye’nin en değerli ve pahalı laboratuvarından biri diyebiliriz. SMS laboratuvarları burada. Herhangi bir maddenin ya da bitkilerin içindeki molekül ağırlıklarını bulabiliyoruz. Buradaki SMS cihazımız Türkiye’de bulunan tek cihaz” dedi.

“İLACIN FOTOĞRAFINI ORTAYA KOYUYORUZ”

Merkezde bulunan X-Ray Laboratuvarı sorumlusu Yrd. Doç. Dr. Ömer Çelik ise, burada iki ayrı sistemlerini bulunduğunu belirterek, eczacıların ve kimyacıların kristal şeklinde olan örneklerinin yapılarını burada çözdüklerini söyledi. Bu laboratuvar sayesinde moleküllerin yapısını tamamen ortaya koyduklarını anlatan Çelik, oluşan ilacın fotoğrafını çektiklerini kaydetti. Burada toz kronometresi adlı başka bir sistemlerinin de olduğunu ve bunu Türkiye’de faal olarak sadece kendilerinin kullandığını vurgulayan Çelik, “Örneklerin 1.500 santigrat ile eksi 186 santigrat arasındaki geometrik değişimlerini X ışınları yardımıyla belirleyebiliyoruz. Bu nedenle de bu sistem bölgede ve Türkiye’de çok önemli sayılabilecek bir aygıt. Sadece Türkiye’ye hizmet etmiyoruz. Ortadoğu ve Avrupa’ya da hizmet ediyoruz” dedi.

“NESNELERİ 1 MİLYON DEFA BÜYÜTÜYORUZ”

Taramalı elektro mikroskopu sorumlusu Yrd. Doç. Dr. Medeni Aykut ise, bu cihaz ile nesneleri yüzeyden tarayarak, bir milyon defaya kadar büyüttüklerini anlattı. Bunun nesneleri daha ayrıntılı bir şekilde inceleme fırsatı verdiğine dikkat çeken Aykut, cihaz sayesinde nesneleri üç boyutlu inceleyebildiklerini de aktardı. Bu mikroskobun başka bir özelliğinin daha olduğunu ve canlı numuneyi inceleme fırsatını da kendilerini sunduğunu dile getiren Aykut, “Bu özelliklerden dolayı bize Ankara ve Gazi üniversitelerinden de numuneler geliyor” diye konuştu.

“HÜCRE İÇİ ÇALIŞMALARA ÖN AYAK OLUYORUZ”

Geçirmeli elektron mikroskopu sorumlusu Araştırma Görevlisi Pelin Uğurlu ise, bu mikroskobun ışık mikroskobunun çok çok üstünde bir teknoloji olduğuna dikkat çekerek, “Burada bazı dokularımızı hücresel boyuta kadar inceleyebiliyoruz. Kanser ve kromozan analizlerinde kullanılabiliyor. Aynı zamanda bu mikroskop bir buçuk milyon kere bir görüntüyü büyütebiliyor. Bunun sayesinde hücre içi çalışmalara da ön ayak olabiliyoruz” dedi.

Veteriner teşhis analiz laboratuvarı sorumlusu Yrd. Doç. Dr. Duygu Neval Sayın İpek de, laboratuvarın hayvancılık sektöründe bulunan hastalıkların teşhisini koymak üzere yapıldığını kaydetti. Üç ayrı laboratuvardan oluştuğuna işaret erden İpek, “Şu anda biz burada mikrotoksin analizleri yapıyoruz. Dışarıdan özel kliniklerden hayvan çiftliklerinden gelen numunelere teşhislerini koyuyoruz. Hem Ar-Ge’lere hizmet ediyoruz hem de teşhisleri konulmaya zorlanan durumlarda hizmet veriyoruz. Bunun dışında birçok Ar-Ge projesi yürütülüyor burada. Örneğin, Behçet hastalığı ile ilgili çok ciddi bir projemiz var. Ayrıca, tıp fakültelerine de ar-Ge anlamında hizmet veriyoruz” diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.