İstanbul ‘un Çiçekleri Karadenizin Yeşili İle Yarışacak

Ne asfalt eriten sıcaklar ne de dondurucu soğuklar İstanbul’un 12 ay çiçekle bezenmesine engel oldu. Kalbinden fethedilen Bizans’ın bereketli toprakları şimdilerde dört mevsim trafiğin yoğun olduğu en işlek caddelerinde, kavşaklarında,...

İstanbul ‘un Çiçekleri Karadenizin Yeşili İle Yarışacak

banner390
Ne asfalt eriten sıcaklar ne de dondurucu soğuklar İstanbul’un 12 ay çiçekle bezenmesine engel oldu. Kalbinden fethedilen Bizans’ın bereketli toprakları şimdilerde dört mevsim trafiğin yoğun olduğu en işlek caddelerinde, kavşaklarında, üst geçitlerinde ve hatta duvarlarında rengârenk süslenen çiçeklerin imparatorluğunu kurdu. Çalışmalardan sokaktaki vatandaşlar, trafikteki sürücüler ile üretimle aile bütçesine katkıda bulunan köylüler memnun olduklarını dile getirdi. İstanbul Ağaç ve Peyzaj Genel Müdürü Murat Ermeydan da hedeflerinin sınırları aşmak olduğunu belirterek, “ İstanbul olarak Karadeniz’in yeşili ile yarışacağız” dedi.

“İstanbul’u bir villa bahçesine dönüştüreceğiz” sloganı ile yola çıkan İstanbul Ağaç ve Peyzaj A.Ş., şehri nakış misali karış karış çiçeklerle işleyerek büyüleyici manzaralar oluşturuyor. Bir ressamın fırçasından çıkan tabloları aratmayan gerçek ve doğal manzaraları çeyiz sandığının hazırlanışındaki titizlikle sürdüren ekipler, yılın 12’i ayı fideleri toprakla buluşturup can suyunu vererek hem göze hem ruha hitap ediyor.

Genel müdüründen üretici köylüsünden, nakliyecisinden fidan dikimlerini gerçekleştiren ekiplerle binlerce kişiye istihdam sağlandığını açıklayan İstanbul Ağaç ve Peyzaj Genel Müdürü Murat Ermeydan çalışmaların en önemli boyutunun İstanbullu’yu bunaltan trafik çilesinden uzak tutmak olduğunu söyledi. Türkiye’ye ait patentli çalışmalar hakkında bilgi veren Ermeydan; “ İstanbul’un 12 ay çiçekli kalması için çalışıyoruz. 12 ay boyunca insanlar trafiğin stresinden uzak şekilde çiçeklerin içinde araçlarını kullansınlar diye çalışmalar yapıyoruz. Ağaç dikemediğiz noktalarda da duvarlarda duvar bahçe uygulamalarına geçtik. Dedik ki ‘bu trafik olayı yoğunlaştığı zaman nasıl farklılıklar olur?’ Betonun o soğuk görüntüsünü kırmak için duvar bahçe çalışmaları yaptık ve Türkiye’ye ait bir patentle bunu gerçekleştirdik. İstanbul’da bu kavşak noktalarında trafiğin yoğun olduğu güzergahlarda duvar bahçe uygulamaları yaptık. İstanbul’un bakımında 2 bin civarında işçi ile bu çalışmaları yapıyoruz. Yaklaşık 300 teknik eleman ile de bu işlerin kontrolünü gerçekleştiren. Ama özellikle baharda, mevsim geçişlerinde bu sayı 4 bin 4 bin 500’e çıkabiliyor. Bunda nakliyecisi, üreten köylüsü, arazide dikimini ve bakımın yapan ekipler de var. Olayı şöyle düşünün asgari ücretle çalışan insanlar olarak baktığımızda istihdam anlamındaki rakama bir 5 bin işçi için böyle değerlendirebilir üretici anlamında ise ürettiği çiçek sayısına göre geliri değişebiliyor. İstanbul’un çiçeğini İstanbul’un köylülerine ürettiriyoruz. İstanbul’un köylülerine yaptığımız üretimde biz bizim iki sezon çiçeğimizi üretirler. Geri kalan sezonda ise turfanda sebzesini üretiyorlar.Yani bizim üretimimiz ek bir gelir sağlıyor” diye konuştu.

“PROFESÖR BAHÇEVAN DA VAR MÜHENDİS BAHÇEVAN DA”

Ermeydan, ‘bahçesi olmayan insanlar kalmasın’ diyerek çalışmaları kapsamında kurum olarak yeni konseptler belirlediklerini bunların bir kısmının masaüstlerinde yer alan özel yapım saksılarda mini bahçeler oluşturdukları söyledi. Hangi çiçek olursa olsun nazlı ve bir o kadar da özel bir bakım gerektirdiğini anlatan Ermeydan bünyelerinde ayrıca bahçıvanlık kursu düzenlediklerini ve her meslek dalından kurslara rağbet olduğunu söyledi. Ermeydan şunları söyledi: “ Düzenlediğimiz bahçıvanlık kursları düzenlemeye başladık. Bunların içinde profesörler, emekliler, diş doktorları meslekten insanlar ziraat ve orman mühendisleri var. Biz hayatın her alanında insanı yeşil ile buluşturmaya çalışıyoruz. Bunun için de evet Karadeniz’in yeşili ile yarışacağız. Yani İstanbul’u bir villa bahçesi gibi yapmaya çalışacağız.Ve güzel olsun istiyoruz çünkü İstanbullular bunu hak ediyor.”

İŞİN MUTFAĞINDA KADINLAR VAR

Fideleri toprakla buluşturma sürecinin hummalı bir çalışmayı kapsadığını ancak bir o kadar da keyifli olduğunu dile getiren üretici kadınlar, aile bütçesine katkıda bulunmanın verdiği memnuniyeti yaşadıklarını söylediler. Başlarda özellikle eşlerinin çalışmalarına pek sıcak bakmadığını ancak şimdilerde kendilerinin de yardıma kalkıştıklarını anlatan kadınlar; “Bayanlar olarak kalkıştığımızda eşlerimiz, ‘siz mi yapacaksınız? Yapamazssınız. Yapın da görelim’ diye konuşuyorlardı. Ama şimdilerde kendileri de bizden hevesli” diye ifade ettiler. Üretici kadınlar çiçekleri insana benzeterek, yetiştirme sürecini emek ve özverinin içerdiğini söylediler.

Hünerli ellerin arasındaki en genç isim 27 yaşındaki Şükran Koca. O da yaptığı işten müthiş zevk duyduğunu anlatarak şunları söyledi: “Toprakla çiçekle uğraşmak ayrı bir keyif. İstanbul zaten güzeldi. Çiçeklerle rüya gibi bir şehir oldu.”


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.