Çorum Belediyesi’nden “müslüman Kimliği Ve Dünyevileşme” Adlı Sempozyum Başladı

Çorum Belediyesi tarafından düzenlenen “Müslüman Kimliği ve Dünyevileşme” adlı sempozyum başladı.Devlet Tiyatro Salonu’ndaki sempozyum açılışına Belediye Başkan Yardımcıları Turhan Candan ve Alper Zahir, İl Müftüsü Mehmet Aşık,...

Çorum Belediyesi’nden “müslüman Kimliği Ve Dünyevileşme” Adlı Sempozyum Başladı

banner390
Çorum Belediyesi tarafından düzenlenen “Müslüman Kimliği ve Dünyevileşme” adlı sempozyum başladı.

Devlet Tiyatro Salonu’ndaki sempozyum açılışına Belediye Başkan Yardımcıları Turhan Candan ve Alper Zahir, İl Müftüsü Mehmet Aşık, İl Kültür ve Turizm Müdürü Ali Özüdoğru, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Sempozyumda bir konuşma yapan Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan, İslam’ın gayesi insanları dünya ve ahrette mutlu kılmak olduğunu söyledi.

İnsanın, akledebilme özelliği ile "eşref-i mahlûkat" olarak yaratılan bir varlık olduğunu dile getiren Candan, yaratılanlar içerisinde mükellefiyetinin ağırlığına denk düşen paye ile onurlandırılmış bir varlık olduğunu, bu onurun gereği olarak, insanın kendisine bahşedilen akıl, düşünme, tercih etme gibi nimetleri en iyi şekilde kullanmakla mükellef olduğuna dikkat çekti.

Bu özellikleri de İslam’ın sınırları dâhilinde imar ve inşa etmek zorunda olduğumuzu dile getiren Candan, Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle; "annemize, babamıza ve kendimize dünyada ve ahrette iyilik ve güzellik istemekle" yükümlü olan Müslümanların, yine İslam’ın çizdiği sınırlar dâhilinde bu güzellikleri talep etme ve inşa etme sorumluluğunun varolduğunu belirtti.

Bunun yanında İslam’ın insanın bu dünyaya geçici olarak bakmasını, ahreti ebedi bir hayat olarak görmemizi istediğini dile getiren Candan, “Şüphesiz İslam’ın gayesi insanları dünya ve ahrette mutlu kılmaktır. Çünkü İslam, insana yaratılışındaki gayeyi, yaratana ve diğer yaratılanlara karşı yükümlü bulunduğu görevleri bildirir. İşte bu görevleri icra ederken, düşünürken, kısaca dünyamızı ve ahiretimizi güzel kılmaya çalışırken nasıl yaşamamız gerektiğini sürekli hesaba katmak zorundayız” dedi.

Hesapsız bir yaşamın insanı bırakacağı kıyının, tamamen dünyevi kaidelerin egemen olduğu bir kıyı olacağını anlatan Candan, “Hayatımızda egemen olan bu dünyevileşme ise, bizim kendi adimize, çevremiz adına, milletimiz adına ve dinimiz adına yapacağımız güzelliklerden alıkoyacaktır. İnsan çağından ve bulunduğu coğrafyasından bağımsız yaşamadığı gibi bağımsız olarak da düşünmüyor. Türkiye olarak, mensup olduğumuz din ve geleneğimiz; dünyamızı şekillendirirken tamamen dünyevi bir anlayışı değil, hem dünyayı hem ahreti gözeten bir tercihi emrediyor. Yaşamımızın çerçevesini, modern dünyanın seküler dili ile mi götüreceğiz yoksa bin yıldır mensup olduğun dinin, geleneğin ve irfanın mirası saydığımız dil ve yaşantıyla mı? Müslüman kimliğimizle, bu topraklarda olduğu gibi kadim coğrafyamızda da daha binlerce yıl hep birlikte yaşayacağız” diye konuştu.

Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu’nun oturum başkanlığını yaptığı ilk oturumda Prof. Dr. Burhanettin Can ‘Müslüman zihninde bir kırılma hali: Dünyevileşme, Sekülerleşme ve Laikleşme’, Prof. Dr. Burhanettin Tatar, ‘Dünyasızlaşmanın bir tezahürü olarak dünyevileşme sorunu’, Prof. Dr. Mustafa Tekin ‘Tanrı-insan ilişkisinde varoluşsal kırılma: dünyevileşme’, Doç. Dr. Hakan Olgun ‘Sekülerleşmenin batılı kökenleri’ ile ilgili sunum yaptı.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.