Güney Rum Basını, Türkiye- Rusya Yakınlaşmasından Kaygılı

Rum ve Yunan hükümetlerinin, petrol fiyatlarının düşmesi, Rus para birimi rublenin değer kaybetmesi ve enerji konusunda Ankara ile Moskova arasındaki işbirliğinin, enerji alanındaki projelerine yapacağı etkiden büyük kaygı duyduğu bildirildi.Güney...

Güney Rum Basını, Türkiye- Rusya Yakınlaşmasından Kaygılı

banner390
Rum ve Yunan hükümetlerinin, petrol fiyatlarının düşmesi, Rus para birimi rublenin değer kaybetmesi ve enerji konusunda Ankara ile Moskova arasındaki işbirliğinin, enerji alanındaki projelerine yapacağı etkiden büyük kaygı duyduğu bildirildi.

Güney Rum kesiminde haftalık olarak yayınlanan özel haber ve yorumları ile öne çıkan bir gazete olan Kathimerini “Rus Çığı Nedeniyle Alarm. Kıbrıs’ı Tehdit Ediyor. Petrol ve Rubledeki Gerilemenin Projelere Olası Olumsuz Etkileri, Lefkoşa ve Atina’nın Merceği Altında” başlıklı haberinde Rum ve Yunan Dışişleri ve Enerji Bakanlarının kısa süre önce Atina’da yaptıkları görüşmede uluslararası piyasada petrol fiyatlarının düşmesi, Rus Rublesinin değer kaybı ve Moskova’nın yeni enerji projelerinin masaya yatırdıklarını bildirdi. Habere göre dış politika, güvenlik politikası ve enerji alanlarında ortak çifte strateji belirlemek maksadıyla Atina’da gerçekleştirilen toplantıda petrol fiyatları ve rublenin mevcut durumunun hidrokarbon alanında faaliyet gösteren şirketlerin ekonomik ve yatırım programlarına direkt etkileri olacağı, böyle bir gelişmenin Rum yönetiminin enerji programını da dolaylı etkileyeceği değerlendirmesinde bulunuldu. Gazete Rum yönetiminin tek yanlı “münhasır ekonomik bölge” ilan ettiği Doğu Akdeniz’de 2, 3 ve 9 numaralı parsellerde faaliyet gösteren ENI-KoGas konsorsiyumunun parçası olan İtalyan şirketi ENI’nin petrol ve doğal gaz alanında uluslararası çaptaki faaliyetleri dışında enerji alanında Rusya’yla da işbirliğinin sürdüğünü, ENI’nin, SAIPEM yan kuruluşu aracılığıyla South Stream projesindeki yüzde 20 ortaklığının da bu stratejik işbirliğinin bir parçası olduğunu yazdı. Haberde, bu büyük resmin içerisine Rum yönetimi açısından hayal kırıklığına neden olan ENI-KoGas’ın 9 numaralı parseldeki “Onasagora” yatağında yaptığı ilk sondajda doğal gaz bulunmamasının da eklenmesi gerektiğine vurgu yapıldı. Habere göre, toplantıda Moskova’nın South Stream projesinden vazgeçme ve bunun yerine Avrupa’ya doğal gaz ihracını Türkiye ve Türk-Yunan sınırından geçecek yeni bir boru hattı ile gerçekleştirme kararının da ele alındığı bu aşamada, önerilen projenin şekillenmesi ve somutlaşmasına kadar uzak durulması gerektiği değerlendirildi.

Gazete, Rum-Yunan ortak çifte stratejinin en önemli yönünün, Güney Kıbrıs-Yunanistan-Mısır üçlü işbirliğine başka ülkelerin de çekilmesi perspektifi olduğuna dikkat çekerek bu amaçla halen Ürdün ve Lübnan’ın nabzının yoklandığını yazdı, özetle şöyle devam etti:

“Ancak gerek Lefkoşa gerek Atina, Ürdün ve Lübnan ile böyle bir işbirliğinin kesinleştirilmesi inisiyatifinde ağırlığın kardeş Arap ülkeler olarak Mısır’da olduğuna anlayış gösteriyor. Atina’da ayrıca Kıbrıs ve Yunanistan’ın Doğu Akdeniz bölgesindeki ‘enerji diplomasisi’ projeleri çerçevesinde İsrail ile üçlü işbirliğinin sonucuna yönelik çalışma süreci ile hem Mısır ile hem de İsrail’le üçlü işbirlikleri arasında karşılıklı birliktelik geliştirilmesi olasılığı da incelendi. Atina toplantısında Kıbrıs-Yunanistan-Mısır bölgesel işbirliğinin İtalya ve Arap Körfezi ülkelerinin de katılımıyla genişletilmesi konusu da masaya yatırıldı. Toplantıda Kıbrıslı bakanlara Atina’nın Türkiye, Mısır ve Libya ile münhasır ekonomik bölge sınırlarını belirleme, İtalya ile de mevcut kıta sahanlığının sınırlandırılması anlaşmasının münhasır ekonomik bölge anlaşmasına dönüştürülmesi için yürüttüğü görüşmeler hakkında bilgi verildi. Lefkoşa’yı direkt ilgilendiren, Atina’nın Kahire ile yapmakta olduğu, münhasır ekonomik bölge sınırlarını belirleme görüşmelerinin gidişatıdır. Atina, iki ülke arasındaki münhasır ekonomik bölge sınırlarının belirlenmesi için Mısır’la ele alması gereken çeşitli teknik konuları yineledi ancak Mısır ile gerekli prosedürlerin normal şekilde ileri götürülmesini engelleyen en büyük sorunun Meis adası ve münhasır ekonomik bölge haklarının Türkiye tarafından tanınmıyor” denildi.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.