“Gencim, Sağlıklı Gelecek Benim” Projesi

Rehberlik ve Araştırma Merkezinin Engelliler Destek Programı (EDES) çerçevesinde hazırladığı, “Gencim, Sağlıklı Gelecek Benim” Projesi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından kabul edildi.

“Gencim, Sağlıklı Gelecek Benim” Projesi

banner390
“Gencim, Sağlıklı Gelecek Benim” Projesi
İlgili Galeriye Git

Proje, Karaman Valiliği koordinasyonunda İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülmekte, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından EDES programı kapsamında finanse edilmekte olup İl Mili Eğitim Müdürlüğüne bağlı Okul türü açısından kaza riski yüksek olan Nefise Sultan Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Karaman Mesleki ve Teknik Anadolu lisesi ve Temizel-Ünlü Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde uygulanmaya başlandı.
Devlet İstatistik Enstitüsünün 2003 yılında yapmış olduğu araştırmaya göre nüfusumuzun %12 engelli bireylerden oluştuğu görülmekte. Bu veriler engelli nüfusun genel nüfus içinde ne kadar önemli bir yer tuttuğunu göstermekte. Doğum öncesi ve doğum anı nedenlerini bir tarafa bırakırsak özellikle kazaların sonradan oluşan özürlülüklerin en önemli nedenlerinden biri olduğu görülmektedir.

                Sonradan Oluşan engelliliğin Nedenine Göre Engelli Nüfus Oranı

NEDENİ Ortopedik Görme İşitme Zihinsel
Kaza 41,17 25,45 11,03 9,33
Hastalık 41,20 47,38 58,44 54,98
İlaç Kullanımı 2,70 1,01 1,12 1,49
Zehirlenme 0,19 0,24 0,84
Beslenme Bozukluğu 0,76 0,45 0,25 0,66
Madde Bağımlılığı 0,09 0,28
Diğer 6,05 7,58 14,42 10,83
Bilinmiyor 5,72 15,55 2,6 18,27
Bilinmeyen 2,12 2,06 12,15 3,61
 
Yaralanmaya bağlı küresel yükün %22’si trafik kazaları, % 11 kendine yönelik şiddet, % 11 düşme % 9 kişiler arası şiddet, % 7 boğulma, % 6 savaş, % 6 yangın, %23 diğer sebepler olarak karşımıza çıkmakta.
Yaralanmalar 5-14 yaş grubunda azalmakta, 15-24 yaş grubunda tekrar yükselmeye başlamaktadır.
Ergenlerin dönemsel özellikleri gereği risk alması, arkadaşlarından fazlaca etkilenmesi, düşünmeden bağımsızca hareket etmesi kazalarla karşı karşıya kalma oranını arttırmakta. Bu dönemde ayrıca bireyler arasında şiddet, öz yıkım girişimlerinin de yoğun olduğu görülmektedir.
Yine kentsel alanda trafik kazaları, kırsal bölgelerde ise zehirlenmeler daha sık olmaktadır. Motorlu taşıt kazalarında özellikle ergenlerin büyük risk taşıdıkları bilinmektedir. Trafik kazaları incelendiğinde kazalara karışan bireylerin %26’sının 25 yaşından küçük olduğu görülmektedir. Türkiye de taşıt sayısına göre trafik kazaları Almanya’dan 4 İngiltere ve ABD’den 8 kat daha fazladır.
Türkiye’de trafik kaza epidemiyolojisi incelendiğinde kayıtlara geçen kaza sayısı yılda 571.000, yaralanma sayısı 125.000 ölen kişi sayısı 3.500 kişi olarak görülmektedir. Yaralanan bireylerin engelli kalma oranlarının yüksekliği görülünce önlenebilir eğitim çalışmalarının daha değerli ve önemli olduğu görülmektedir.      
Kaza çeşitlerini incelemeye devam ettiğimizde dünyada her yıl yaklaşık 250 milyon iş kazasının olduğunu görmekteyiz. Ülkemizde ise ayda 10.000 iş kazası, her saat başı 88 iş kazası, her kazada ortalama 3 kişinin etkilendiğini görmekteyiz. Hedef grubumuzda yer alan meslek liselerinde eğitim gören öğrencilerin çalışma ortamları nedeniyle iş kazalarıyla sık sık karşılaşacakları gerçeğinden yola çıkarak mutlaka “iş güvenliği” eğitiminden geçirilmesi ayrıca temel ilk yardım eğitimi almaları gerektiği oranlardan ortaya çıkmaktadır.  
Ülkemizde ev kazaları ile yaralanma ve sonrasında ergenlik oranları ile ilgili ciddi araştırma yapılmasa da 112 acil hizmetlerine yapılan çağrıların %80,8’i ev kazalarına bağlı olduğu söylenebilir.
Çocuklar, yaşlılar ve özürlüler ev kazalarında en önemli risk grubudur. Yaşlılarda görülen kazaların %82’sini ev kazaları oluşturmaktadır. Ev kazaları sonucu ölen çocukların oranı lösemi ve menenjit gibi hastalıklardan ölenlerin daha fazla sayıdadır.
Ergenlerin geleceğin anne-babaları gerçekliğinden yola çıkarak ev kazalarına karşı bilinçlendirilmeleri önem kazanmaktadır.
Ülkemizde yapılan çalışmalar göstermiştir ki yöntemsel ve davranışsal olarak engellikleri önceden tahmin etme ve engelliliklere önceden hazırlanma becerisine sahip değiliz. Daha çok olay meydana geldikten sonra çözüm bulmaya çalışmaktayız. Oysa önceden tahmin etme yaklaşımıyla hareket ettiğimizde pek çok olumsuzluğun yaşanmadan ortaya çıkmasını önleyebiliriz.
Engelliliğin nedenleri dikkatle incelendiğinde bunların çok önemli bir bölümünün kaçınılabilir, önlenebilir nedenler olduğu görülecektir. “Kazalar” ölüm ve engelli yaşam nedenlerin başında yer almaktadır. Kazalar yaralanmalar risk etkenleri ayırt edildiğinde öngörülebilir ve önlenebilir.
Korunmayı sağlayan en önemli nokta bilinçlenmek ve farkındalık kazanmaktır. Gerekli önlemler alındığında, bilinçli bir toplum yaratıldığında engellilik büyük oranda önlenebilir. Bu nedenle engellilik soruna eğilirken ısrarla üzerinde durulması gereken konu engelliliğin oluşmasını önlemek olmalıdır.
Karaman’da örgün eğitim içerisinde yer alan aldıkları eğitim açısında staj dönemlerinde ve meslek hayatlarında iş ortamları nedeni ile çeşitli kazalara daha çok maruz kalacak liselerdeki gençlerimizi bilinçlendirmek engellilik ihtimallerini ortadan kaldırılması açısından fayda sağlayacağını düşünen RAM, projenin ilk ayağı olan “Engelli Olmak” faaliyet çalışmalarını okullarda gerçekleştirmiş olup öğrencilere;
1. Engellilik kavramının tanıtılması.
2. Engelliliğin nedenleri hakkında bilgi verilmesi.
3. Gençler arasında engellilik konusunda farkındalık yaratmak.
4. Önlenebilir engellilik becerilerinin kazandırılması ve desteklenmesi.
5. Toplumda engelli bireylerle ortak yaşam alanlarında birlikte yaşama becerisi kazandırılması.
6. Toplumda engellilik bilincinin artırılması amaçlanmıştır.

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.