KMÜ’de Bir Bilim Öyküsü Anlatıldı

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) Türk Dili ve Edebiyatı Öğrenci Topluluğu tarafından “Bir Bilim Öyküsü” temasıyla “Tulumbadan Atmosfer Basıncına” konulu söyleşi düzenlendi.

KMÜ’de Bir Bilim Öyküsü Anlatıldı

banner390
KMÜ’de Bir Bilim Öyküsü Anlatıldı
İlgili Galeriye Git

Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Konferans Salonunda düzenlenen ve Edebiyat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Münir Oktay’ın gerçekleştirdiği söyleşiye Rektör Prof. Dr. Sabri Gökmen, üniversite personeli ve öğrenciler katıldı.
 
Söyleşisine etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen ve söyleşiye katılan herkese teşekkür ederek başlayan Prof. Dr. Oktay, “Bilim tarihi farklı disiplinler tarafından okutulması gereken bir ders. Bilimin elden ele geçtiği, kesintiye uğramadan süreklilik gösterdiği kayıtlarla ortaya çıkmıştır. İlk insan Hz. Adem’in eşyaları öğrenmesiyle başlayan öğrenme süreci o günlerden bugüne farklı katkılarla oluşmaya devam etmiştir.” diye konuştu.
 
“Tulumbadan atmosfer basıncına”
Bilimin gelişimi hakkında bilgi veren ve bu süreçte abaküs’ün öneminin altını çizen Prof. Dr. Oktay, tulumbanın ise ilk olarak Antik Yunan’da M.Ö 2’nci asırda icat edildiğini dile getirdi. Prof. Dr. Oktay, “Tulumbanın marifetinin emme kuvvetinde olduğu bilinir. Esas olan kuyudaki su miktarının 10,3 metre derinliğin altına inmemesi ve hava ile temas etmesidir. Günlük hayatımızda mutfakta kullandığımız yağdanlık buna bir örnektir. Yağdanlığı tamamen baş aşağı çevirirseniz akmaz. Bir miktar hava içeriye girecek şekilde yağdanlık eğilirse çok kolay bir şekilde yağı dökebiliriz. Örnekte olduğu gibi aynı şekilde kuyudaki su dışarıdaki hava ile temas ediyor ve bu şekilde suyun yüzeye çıkması sağlanıyor.” dedi.
 
Toriçelli’nin cıva ile ilgili yaptığı deneylerin bu konunun anlaşılmasında önemli rol oynadığını belirten Prof. Dr. Oktay, “Toriçelli yaptığı deneyler sonunda havanın ya da atmosferin yeryüzüne baskı uyguladığını buldu. Tulumbadaki sistemin bir tarafında hava, diğer tarafındaysa atmosfer basıncı vardır ve her ikisi dengededir. Tulumbadan suyu yüzeye çıkarmak için baskı uygulandığında bu denge bozuluyor ve dışarıdaki hava sayesinde su yüzeye çıkıyor. Havanın itme gücü de belli bir değerdedir. Deniz seviyesinde daha derin, dağlık bölgelerde ise daha sığ yerden su çekilebilir.” diyerek tulumbanın atmosfer basıncıyla olan ilişkisini aktardı.
 
Söyleşinin devamında Prof. Dr. Münir Oktay, El Cezeri’nin 12’nci asırda ve Takiyüddin’in 15’inci asırda su pompasıyla ilgili çalışmalarını paylaştı ve “Kıymetini bilene bir damla büyük bir şeydir. Küçük bilgiler birleşerek bilimi oluşturuyor.” diyerek konuşmasını tamamladı.
 
Söyleşi Prof. Dr. Sabri Gökmen’in Prof. Dr. Münir Oktay’a onurluk takdim etmesiyle sona erdi.
 


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.