Kmü’de Hayata Dair Söyleşiler

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) İslami İlimler Fakültesi tarafından düzenlenen Hayata Dair Söyleşiler dizisinin dördüncüsü gerçekleştirildi.

Kmü’de Hayata Dair Söyleşiler

banner390
Kmü’de Hayata Dair Söyleşiler
İlgili Galeriye Git
Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhittin Uysal’ın konuk olduğu söyleşiye KMÜ Rektörü Prof. Dr. Sabri Gökmen, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Yıldırım ve Prof. Dr. Osman Çevik, İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halit Çalış, akademik ve idari personel, davetliler ile öğrenciler katıldı.

KMÜ Mühendislik Fakültesi Konferans Salonunda düzenlenen ve “İlahiyat Neslinin İlmî Donanımı” konulu söyleşide Prof. Dr. Muhittin Uysal, öğrencilerle tecrübelerini paylaştı. Prof. Dr. Uysal, imam hatip ve ilahiyat kelimelerinin kendisini her zaman heyecanlandırdığını belirterek genç ilim yolcuları ile buluşup onlarla sohbet etmenin kendisine iyi geleceğini söyledi.

“İlim ilerlemenin lokomotifidir”

İlahiyat neslinin İslam’ın ve Müslümanların zinde gücü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Uysal, bu zinde güce sahip olmanın yeterli derecede ilmi donanıma ve kapasiteye sahip olmaktan geçtiğini ifade ederek “İlim yolu, döner dolaşır ve sonunda din yoluna çıkar. Çünkü ilim yolu adaletle amel etmeyi, ahlaklı ve adil olmayı gerektirir ve kişiyi bu yola götürür. İlim maddi ve manevi her anlamda ilerlemenin lokomotifi durumundadır.” şeklinde konuştu. 

Prof. Dr. Uysal, mensubu olduğumuz İslam dininin dünyayı ve ahireti kucaklayan her iş ve oluş için hükümler ve ölçüler belirlediğini ve bu ölçüler içinde ahlaki olanların ayrı bir önem arz ettiğini belirterek, “İslam ilmi, ahlak ve adalet kavramlarıyla birebir örtüşmektedir. Devlet ve bürokrasi ne kadar güçlü örgütlenirse örgütlensin bu örgütlenmede görev alan kişi İslam ahlakından yoksun ise ve o toplumda ahlak yerlerde sürünüyorsa geminin su alma ihtimali yüksektir. Kamu görevi gibi toplumun tamamını ilgilendiren görevler o işi en iyi yapacak kişiye teslim edilirse toplumun bütün katmanlarında ilerleme olur. Müslümanlar kamu ile ilgili görevlerde o işi en iyi yapacak kişileri arayıp bulmakla sorumludurlar.” dedi.

İlim kelimesinin Kuran-ı Kerim’de 105 yerde geçtiğini, benzer kökten gelen kelimelerle ise bu sayının 859 olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Uysal, sadece bu sayıların bile İslam’ın kâmil manada ilim dini olduğunu ispatlamaya yettiğini söyleyerek ayetlerden örnekler sundu.

İlim ve amel konularına da değinen Prof. Dr. Uysal, “Müslümanlar için sağlıklı bir yoruma kavuşturulamayan meselelerden birisi de ilmin mi amelin mi daha önemli olduğu konusudur. Her ikisi de kaçınılmaz bir öneme sahiptir ve etle tırnak gibi birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Fakat İslam âlimleri teorik olarak bu konuyu tartışmışlardır. Bu anlamda baktığımızda İslam’ın ilimden yana olduğunu ve dinimizde ilme öncelik verildiğini görmekteyiz. Hatta çeşitli İslam kaynaklarında bile ‘ilim amelin kılavuzudur’ ibaresi geçmektedir. Bu çok doğru bir ifadedir. Biz günlük ibadetlerimizi bile ilmin ortaya koyduğu ölçülere göre yapmaktayız.” şeklinde konuştu. 

“Duruşumuz büyük İslam dünyamızın menfaatlerine uygun olmalı”

Prof. Dr. Uysal konuşmasının son bölümünde İslam alanının çok büyük bir kapasite ve yeteneğe ihtiyaç duyulan zor bir alan olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Bu zorluğun farkında olarak ne yapıp edip en zeki, en kapasiteli öğrencilerimizden bazılarını ilahiyat alanına yönlendirmek zorundayız. Çünkü diğer alanlara öğrencilerimiz zaten gidiyor. Bu okullarımızdaki hocalarımızın Arapçayı en kötü ihtimalle makul seviyede bilmesi gerekiyor ki dini ilimler metodolojisini okuyabilsin ve Kuran-ı Kerim’i anlayabilsin. Bunların ışığında çağın getirdiği modern problemleri İslami kalıplara dökerek İslami çözümler üretilmeli. Bütün bunlar çok büyük bir kapasiteyi gerektiriyor. Dünyanın en donanımlı okulunda bile okusanız okulun kadrosu ve resmi programlar sizi hoca yapmaz. Kendinizi yetiştirin, her fırsatı değerlendirerek bu çileli ama olmazsa olmaz çalışmaları sürdürün. Cemaatlerimiz ve mensubiyetlerimiz olabilir fakat duruş şeklimiz büyük İslam dünyamızın menfaatine yönelik olmalıdır ve bu anlamda mevziimizi kaybetmemeliyiz.”

Program, KMÜ Rektörü Prof. Dr. Sabri Gökmen’in, Prof. Dr. Muhittin Uysal’a plaket takdim etmesiyle sona erdi. 


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.