Kmü’de “Subliminal İşgal” Konuşuldu

Danacı;’’Bilinçaltımız doğum ve ölüme öncelik verir’’

Kmü’de “Subliminal İşgal” Konuşuldu

banner390
 Kmü’de “Subliminal İşgal” Konuşuldu
Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesinde (KMÜ) Gençlik İnisiyatifi Öğrenci Topluluğu tarafından “Algı Yönetimi ve Subliminal Mesajlar” isimli konferans düzenlendi.

Araştırmacı Yazar Dr. Sefer Darıcı’nın verdiği konferans, KMÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Karamanoğlu Mehmetbey Salonunda yapıldı. Toplantıya KMÜ Rektörü Prof. Dr. Sabri Gökmen ile üniversite personeli ve öğrenciler katıldı.

Toplantı Gençlik İnisiyatifi Öğrenci Topluluğu Başkanı Ali Asan’ın konuşmasıyla başladı. Topluluğun amaçlarını ve projelerini anlatan Asan “Sıradan değil aranan üniversitenin, aranan öğrencileri olmak için konferansları, eğitimleri iyi değerlendirmek gerekir.” diye konuştu. 

Programda Dr. Sefer Darıcı’nın hayatı ve çalışmaları hakkında bilgi verildikten sonra Araştırmacı Yazar Darıcı, algı yönetiminin tarihçesi ve subliminal mesajın ne zamandır, nasıl kullanıldığı hakkında sunum yaptı. Reklam ve film sahnelerinden alıntılar yapan Darıcı, bilinç düzeyinde yapılan algı yönetiminin yanı sıra sub (alt) limen (eşik) yani subliminal (eşik altı) mesajlarla, bilincimizle kavrayamadığımız nesneler ve seslerle yapılan aldatmacaları anlattı.

Dr. Sefer Darıcı sözlerini şöyle sürdürdü: “Gözün arkasında fovea denilen bir nokta var. Bu nokta bilinçli olarak zihnimizi veremediğimiz birçok şeyi kaydeder, hafızaya alır. Tüm duyularımızın eşik sınırı var. Örneğin karanlık bir gecede 50 km’den mum ışığını, 8 litrelik bir suda 1 çay kaşığı şekeri, 6 odalı evde en dip odadan bir damla esansı beynimiz algılayabiliyor. Bu sebeple algının bilinçli olarak yönlendirilmesi kadar, bu eşik değerler kullanılarak yapılan bilinç düzeyinin altındaki veriler daha tehlikeli olarak kullanılabiliyor.” 

Dr. Darıcı, İngiltere’de 1964 yılında, Amerika’da ise 1970’li yıllarda bilinçaltı mesajların yasaklandığını fakat devlet yönetiminin sözlü yasaklarının çok etkili olamadığını ifade etti.  Ülkemizde de 3984 sayılı Radyo ve Televizyon Kanunu ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ticari yayınlarla ilgili yönetmeliğinin 7. maddesi gereği yanıltıcı, olumsuzluk ifade eden, farklı yorumlamalara açık mesajlar veren yayınların yasak olduğunu belirten Darıcı, “Bu yayınların sadece algı düzeyinde olanlarına yasak konulabiliyor. Bilinçaltı düzeyde olan yayınların hemen fark edilmesi zor oluyor. Örneğin insan kulağının işitemediği 20 hz’nin (hertz) altındaki sesleri algılamak için özel cihazların olması gerekiyor.” şeklinde konuştu. 

“Bilinçaltımız doğum ve ölüme öncelik verir”

Darıcı, bilinçaltımızın doğduğumuz andan ölümümüze kadar sürekli kayıt yaptığını söyleyerek, “Bilinçaltından hiçbir veri silinmez. Bilinçaltımız aslında hareketlerimizi yönlendiren Yaratıcı’nın müthiş tasarımı. Örneğin telefonda konuşurken ya da araba kullanırken bazen nerden geldiğimizi, neyin yanından geçtiğimizi bilmeden bilinçaltına yüklenen verilerle kendimizi evimizde buluruz.” dedi. 

Dr. Darıcı, “İnsan beyni ölümle ilgili ya da doğumla ilgili verileri unutmaz ve hep onlara öncelik verir. Görsel ve işitsel medya ölümü ve doğumu kodladıkları kelimelerle sürekli yayınlarında kullanıyor.” şeklinde konuştu.

“Bakıcısı televizyon olan çocuğun, hayatı film olur”

Çizgi filmlerden alıntılar yapan ve olumsuz etki yapabilecek görsel malzemeler üzerinde duran Darıcı sözlerini şöyle sürdürdü: “4-7 yaş arası, zihnin işlem öncesi dönemini oluşturuyor. İnsanlar, işlem öncesi dönemde yapmak istedikleri meslekler hakkında dahi kararlarını verirler. Bilinçaltı, sürekli verilen mesajları kaydeder ve daha sonra davranışları yönlendirmeye başlar.”

Darıcı’nın Almanya’daki bestseller (en çok satan) listesinde yer alan kitabı Subliminal İşgal’de yer alan, “Ne zaman kaçış arasam Anadolu’ya sığınırım” konulu yazısını okumasının ardından soru cevap kısmına geçildi.

“Kitap okuyarak ve doğayla ilgilenerek kendinize gelirsiniz”

Bir öğrencinin, ‘Medyadan uzak durarak olumsuz mesajları zihnimizden atabilir miyiz?’ sorusu üzerine Dr. Sefer Darıcı, “Kitap okuyarak, doğayla ilgilenerek yavaş yavaş düşüncelerinizin değiştiğini ve kendinize geldiğinizi göreceksiniz.” dedi.

KMÜ Rektörü Prof. Dr. Sabri Gökmen ise etkinlik sonunda kısa bir konuşma yaparak, “Bir kitap bazen bir cümle için veya bir kelime için okunur. Konferans da öyle; bugün çok şey dinledim ve öğrendim. Siz de bir cümle için de olsa konferanslara katılın.” şeklinde konuştu. 

KMÜ Rektörü Prof. Dr. Sabri Gökmen’in Dr. Sefer Darıcı’ya plaket vermesinin ardından konferans son buldu.

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.