Yürek Duyguların Bellek İse Düşüncelerin Ülkesidir

Karaman’da “Çocuk Edebiyatı ve Okuma Kültürü” konusunda bir konferans gerçekleştiren Prof. Dr. Sedat Sever; yüreğin duygu belleğin ise düşüncelerin ülkesi olduğunu söyledi. Sever, Türkiye’de meydana gelen olayları anlayıp kavrayabilmek için, insan zihnindeki kavramların yeterli bir örgütlenme düzeyine ulaşmış olması gerektiğini ifade etti.

Yürek Duyguların Bellek İse Düşüncelerin Ülkesidir

banner390
Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) Karaman Şubesinin daveti üzerine Karaman’a gelen Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Sedat Sever, “Çocuk Edebiyatı ve Okuma Kültürü” adlı konferansı gerçekleştirdi.

Yunus Emre Konferans Salonunda öğretmenlere ve ailelere seslenen Sever, “İnsanı insan yapan 2 temel değişken var. Biri yürek diğeri bellektir. Yürek insanın duygularının ülkesidir. Yüreğin sevgiyle beslenmesi gerekiyor. Yürek duyguların ülkesiyse, bellekte düşüncelerin ülkesidir. Biz 2 ülkeyi içinde barındıran canlılarız. Bu 2 ülkenin topraklarının ekilip biçilmesi gerekiyor. Yüreğin sevgisiz kalması halinde yaşamımız boyuncu duygu boyutlu sorunlar oluşur. Düşünme yetimizin yani belleğimizin ise, temel gıdası kavramdır. Çünkü biz kavramlarla ve kavramların yerini tutan sözcüklerle düşünürüz. Herkes belleğindeki kavram sayısı kadar özgün ve özgür düşünebilir. Demek ki bugün ülkemizde meydana gelen olayları anlayıp kavrayabilmek için, buradaki kavramların yeterli bir örgütlenme düzeyine ulaşmış olması gerekir. 100 sözcükle, 200 sözcükle, 500 sözcükle bu bellek bizim yaşamımızı yönetebilecek bir kılavuz haline gelmez” dedi.


“YAŞAMI VE İNSANI ANLAMAYA ÇAĞIRIR”

Çocuğun edebiyat metinleriyle kurduğu iletişim, okul türü öğrenmenin, doğrudan öğretmeye dayalı anlayıştan farklı olduğunu söyleyen Sever, “Bu iletişim, çocuklara kendi duygu ve düşünce birikimlerini kullanma olanağı sağlar. Çocuklarınızı yazınsal ipuçlarıyla anlam oluşturamaya, yaşamı ve insanı anlamaya çağırır ve sezinletici öğrenme sürecinin öznesi kılar. Bu özneleşme; çocuğun öğrenme, bilme, anlama özgürlüğünü yaşaması ve insanlaşması demektir.

“ÇOCUKLARINIZLA KİTAP OKUYUN”

Çocuğun çevresindeki yetişkinlerin, her gün düzenli olarak 20-30 dakika çocuklarla birlikte, kitapların tanıklığında yaratıcı serüvene çıkması gerektiğini dile getiren Sever, “Çocukların okul öncesi dönemden başlayarak sağlıklı bir duygu ve düşünce eğitiminden geçirilmesi; resmin ve dilimizin estetik anlatım olanaklarıyla buluşturulması anne, baba ve tüm eğitimcilerin öncelikli sorumluluğu olmalıdır. Çocuklarınızla kitap okuyun” şeklinde konuştu.

“ÇOCUKLARINIZA YAŞAMI VE İNSANI ÖĞRETİN”

“Çocuklarınızı edebiyat metinleriyle, bilmecelerle, tekerlemelerle buluşturun” diyen Sever şunları kaydetti: “Çocuklarınıza yaşamı ve insanı öğretin. Edebiyat, insanın yaşamı ve insan gerçekliğini öğrenmesine dayalı sezinletici dönütler sunar. Edebiyat ötekileştirmez, edebiyat bize ders vermez. Edebiyat bize, insana özgü duygu durumlarını yaşamamıza olanak sağlayan, dille çizgiyi, renkle kurgulanmış bir evren sunar.”


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.