Antalya Ticaret Ve Sanayi Odası Geleneksel Ödül Töreni

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın başarılı gerçek ve tüzel kişi üyelerini teşvik amacıyla her yıl düzenlediği Geleneksel Ödül Töreni yapıldı.Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Geleneksel Ödül Töreni ATSO Konferans Salonu’nda ödül...

Antalya Ticaret Ve Sanayi Odası Geleneksel Ödül Töreni

banner390
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın başarılı gerçek ve tüzel kişi üyelerini teşvik amacıyla her yıl düzenlediği Geleneksel Ödül Töreni yapıldı.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Geleneksel Ödül Töreni ATSO Konferans Salonu’nda ödül törenine AK Parti Antalya Milletvekili Gökçen Özdoğan Enç, CHP Antalya Milletvekili Osman Kaptan,Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Antalya Valisi Muammer Türker, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek,Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü ve çok sayıda işadamı katıldı.

Törende konuşan Hisarcıklıoğlu, Antalya’nın Türkiye’nim gururu olduğunun altını çizerek, Antalya’ya bir verip üç alındığını söyledi. Türkiye diyince akla önce İstanbul sonra Antalya geldiğini aktaran Hisarcıklıoğlu, “Türkiye ekonomisini siz ayakta tutuyorsunuz. Tarımla Türkiye’yi doyuruyorsunuz, ihracatla, turizmle kalkındırıyorsunuz. Sebzenin meyvenin önemli bölümünü üretiyorsunuz. Antalya Ankara’dan 1lira alıyorsa Ankara’ya 7 lira veriyor. Aslında Antalyalı tüccar ve esnaf kardeşlerimiz şanslı. Antalya’nın oda ve borsaları bile 5 yıldızlı. Bu yıldızı sakın şu aklınıza gelmesin. Bunu TOBB vermiyor, bakanlık vermiyor, uluslar arası akredite olan bir kuruluş yaptığı inceleme sonucunda veriyor. Londra, Berlin Paris ticaret ve sanayi odaları üyelerine hangi standartlarda hizmet veriyorsa Antalya’daki oda ve boralar da aynı standartlarda hizmet veriyor. Bu açıdan kutluyorum” şeklinde konuştu.

MARKADA KÜFLÜ PEYNİR ÖRNEĞİ

TOBB’un istisnai bir kuruluş olduğunu ifade eden Hisarclıklıoğlu, “Biz vermiş olduğumuz hizmetlerden bir kuruş hizmet almayız. Çoğumuz harcırah bile almayız. Tam tersine cepten giden başkan olduğun dediğinde başkan olsun cepten gider, işinden gider, eşinden, çocuklarından gider. Dostlarından gider. Bunların hepsinden fedakarlık ederiz. Bir tek bu alkış bir sene götürür. TOBB Antalya için çalışmıyor, tüm Türkiye’deki ticaret ve sanayi hayatının gelişmesi için emek veriyor. Antalya bir şeyi daha markalaştırıyor. Markanın ne anlama geldiğini çok iyi bildiği için tüm Türkiye’deki oda ve borsaların Yörex fuarını Antalya’da düzenlemeye başladık. Bu Türkiye’nin müthiş yöresel ürünleri var. Bizdeki peynir çeşidi dünyanın hiçbir yerinde yok. Adamlar bir peynirlerinin içine küf koyup dünyanın her yerinde satıyor, biz kendi ürünlerimizi markalaştıramadığımız için dünyaya pazarlayamıyoruz. Yöresel ürünlerimiz ulusal fuar ve Yörex ile uluslar arası bir fuar kapsamına dönüşüyor” şeklinde konuştu.

“KISKANÇLIK YAPMAYIN”

Hisarcıklıoğlu şöyle konuştu:

“Başarı hikayelerinin devamını diliyorum. Siz kazanacaksınız ki yatırım yapabilin, işsizliği azaltalım, istihdam yaratabilelim. Siz zengin olasınız ki Türkiye zengin olsun. Hiç kimsenin onların yatırım yapmasına kazanmasına gözümüz düşmesin, kıskançlık etmeyelim. Nazar etmeyip tam tersine hepimizin teşvik etmesi lazım. Bu töreler de onları teşvik etmeleri anlamında önemli. Daha fazla kazanmaları, ihracat yapmaları vergi ödemeleri için yapıyoruz.”

ANTALYA’DA ARTAN İŞ YERİ SAYISI

Antalya için iki istatistiki rakam olduğunu işaret eden Hisarcıklıoğlu, “Antalya iki tane istatistiki rakam var. Antalya geleceğe nasıl bakıyor. Bir tanesi geleceğe duyulan umut. Biz TOBB olarak şirket istatistikleri tutuyoruz. Yani yeni açılan şirketlerin sayısını istiyoruz. Bir önceki yılla mukayese ettiğimiz zaman açılan şirket sayısı bir önceki yıla göre yüzde 18 artmış. Antalya’da bu oran yüzde 34 oldu. Antalya iş yapabilmenin, para kazanabilmenin umudu. Antalyalı da daha fazla. Türkiye’de şirket açma oranı yüzde 18 artmışsa yüzde 34 Antalya’da gerçekleşmiş. Türkiye’de protesto olan senet oranı bir önceki yıla göre yüzde 9 artmış. Yani enflasyonun altında, Türkiye için iyi bir rakam. Antalya’da bu rakam yüzde 7. Antalya’nın borcuna ne kadar sadık olduğunu gösteriyor. Sigortalı çalışan sayısı itibariyle baktığımız zaman Türkiye’de sigortalı çalışan sayısı bir önceki yılın ilk 8 ayı itibariyle yüzde 5 artış olmuş. Ama Antalya’da yüzde 8 artmış. Bu Antalya’nın güzel olan rakamları” ifadelerini kullandı. Antalya’nın ihracatta Türkiye ortalaması üstüne çıkamadığını kaydeden Hisarcıklıoğlu, “Türkiye ihracatını yüzde 6 artırırken Antalya bir önceki yılla aynı kalmış. Burada ben sıkıntılı olan her şeyi söylemek durumundayım. Burada sıkıntı var. İhracatı destek için yeni bir hamleye ihtiyaç var. Tüm Türkiye’nin var” dedi.

G20’NİN ÖNEMİ

Hisarcıklıoğlu konuşmasına şöyle devam etti:

“2015 yani önümüzdeki haftadan sonra Türkiye son bir aydır G 20’ye Türkiye ev sahipliği yapacak. G 20 nedir. Dünyanın gelişmiş 20 ekonomisini kapsayan ülkelerin liderleri. Yani dünya ekonomisinin 3’te 2’si. Dünya ekonomisinin 3’te 2’sine Türkiye bir yıl boyunca başkanlık yapacak. Türkiye tarihi boyunca böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmadı. İlk defa böyle bir fırsat ayağımıza gelecek. Sadece 2 gün süren bir NATO zirvesi yapmıştık. Bu tam bir yıl boyunca dünyanın ekonomisinin gündemini ortaya koyan ülke Türkiye olacak. Ve sadece o ülkelerin liderleri değil o ülkelerin iş dünyasının liderleri, bütün o ülkelerin en önde gelen işadamları, yurtdışında yatırım yapan ihracat ithalat yapan şirketler. Akademik dünyayı kapsayan düşünce kuruluşları, sendikalar. 20 ülkelerin sendikacıları gelecekler. Uluslararası alandaki sıkıntıları tartışacaklar. Ama bunun nihai zirvesi nerede gerçekleşecek. Antalya’da. İş dünyasıyla yaklaşık bine yakın katılımcıyla beraber burada liderleri bir araya getireceğiz. Antalya zaten uluslar arası bir marka. Uluslar arası markaya daha büyük katma değer sağlayacak bir etkinliği inşallah Antalya ev sahipliği yapacak.”

ÇEK ÖDEMESİNE KAREKOD

Türk iş dünyasının sıkıntılarının olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, “Türk iş dünyası olarak sıkıntılarımız oluyor. Bunlarla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Anket yapıyorum. En büyük sıkıntılarımızdan biri çeklerle ilgili sıkıntılarımız devam ediyor. Bununla ilgili Başbakan yardımcımızla beraber bir çalışma başlattık. Çek ödemesine sigorta getirecek karekod geçilmesine yönelik bir çalışma. Çek iki türlü olacak. Karekodluysa çekiniz ben size bir çek verdiysem benimle ilgili her türlü bilgiyi görebileceksiniz. Çekimle ilgili sorun yaşamış mıyım, kredi kartı, doğalgaz borcumuzu ödüyor muyum bankaların bizim her şeyimizi karekodla ilgili çalışmalar yakın zamanda bitecek. Bankalar birliği ile başbakan yardımcımız arasında. Risk alıyorsak ilelebet risk almış olacağız. Bilerek risk almış olacağız” dedi.

İSTİHDAM ÜZERİNDEKİ VERGİ YÜKÜ KALKSIN

Devletten Türk özel sektörü olarak, rakipleriyle eşit şartlarla rekabet ettirilme talebini dile getiren Hisarcıklıoğlu, “Eşit şartlarla rekabet etmediğimiz konulardan biri istihdam üzerindeki vergi yükü. Bu konuda dünya şampiyonuyuz. Bir işçimizin cebine 100 lira giriyorsa işveren olarak bana maliyeti 180 lira. Bu kapsamda dünya ile bir numarayız. İstihdam üzerindeki vergi yüklerinin bir an önce azaltılması lazım. Rakiplerimizle daha iyi yarış yapabilmek için bu gerekiyor” dedi.

“BABA OĞLUNA YAPMAZ”

Nitelikli eleman sorunu yaşandığını kaydeden Hisarcıklıoğlu, şunları söyledi:

“Ankara bu konuyla ilgili dertlerimizi söylüyoruz çalışmalar da yapılıyor. Bunu çözecek bir çalışma aradığım nitelikte eleman bulamıyorum. En büyük derdimiz bu. Dertlerini soruyoruz işverene istediği nitelikte eleman bulamıyor. Çalışma bakanlığı, milli eğitim, TOBBB hep birlikte bir iş birliğine gittik. İnsanlara meslek edindirme kurslarına başladık. Nitelikli işi bilen adam arıyorsun. Odaya müracaat ediyorsun. Mesleği olmayan kardeşlerimize diyoruz ki şu nitelikte eleman aranıyor bu işe girmek istiyor musun diyoruz. Evet derse 3 ay eğitime tabi tutuluyor. Bu eğitimi alırken günlük 25 lira ve sigorta. Baba oğluna yapmaz. 3 ay bitti ondan sonra soruyoruz sen resepsiyonist istiyordun değil mi 3 ay eğitim aldı, 3 ay da sende çalışsın. Bana maliyeti var mı diyor yok. Yine 25 lira almaya devam ediyor sigortası da devam ediyor. Sertifikayı aldığı zaman diyoruz ki alma mecburiyetin yok ama yanında bir de çikolata veriyoruz. İstihdam üzerindeki vergi yükünün yüzde 18’ini ödemiyorsunuz. Burada direk cebinize girecek para hem nitelikli eleman hem de istihdam üzerinde teşvik yok, istihdam üzerindeki vergileri indirtemiyoruz, ama yüzde 18’lik vergi yükünü indirtiyoruz. Zaman zaman soruyorlar ya odalar ne iş yapıyor. Bu işi yapıyor. Devletimizle işbirliği içerisinde size nitelikli eleman yetiştiriyoruz. 4,5 yıla kadar istihdam üzerindeki vergi yükünü ödemiyorsunuz.”

“RUSYA’NIN TARIM ÜRÜNLERİ İTHALATINDAKİ VERGİ DÜŞÜRÜLMELİ”

“Petrolün fiyatının düşmesinden bir yandan seviniyoruz” diyen Hisarcıklıoğlu, “Cari açığımızı azaltıcı en önemli unsur. Kaynaklarımız enerjiye gidiyor. Doğalgazın fiyatının düşmesinden memnunuz. Ama Antalya gibi bölgelerde de risk unsuru. İhracatımızın en önemli pazarı Rusya. Öteki taraftan turizm getirisi itibarıyla birinci Ruslar. Paraları devalüve olduğu zaman gelirleri yaklaşık yüzde 50 düştü. Bu bizim için bir risk, aynı zamanda bir fırsat. Rusya Devlet Başkanı Putin Türkiye’ye geldi. ‘Doğalgaza yüzde 6 indirim’ dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız ‘yetmez’ dedi. Tam da fırsatı. Müthiş bir ekonomik ambargo üzerindeyken. Rusya’nın Türkiye’den yaptığı tarım ürünleri ithalatındaki gümrük vergileri düşürülmelidir. Muhakkak buna yönelik olarak hükümetimize, siyasetçilerimize Antalyalıların bu derdini anlatması lazım. Antalya özellikle Türkiye’den gıda ürünü temin edilmesi noktasında Putin’in talimatı var” dedi.

“İSTİHDAMIN ÜZERİNDEKİ VERGİ YÜKÜNÜ ÖLÜ SEZONDA ALIN”

Hisarcıklıoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kış dönemindeki istihdamın üzerideki çıplak ücret verelim bu kardeşlerimize. Bu kardeşlerimiz 3-5 ay işsiz kalmasın. Ama istihdamın üzerindeki şu yükü almayın bizden. Turizm sektöründe. Yetiştirdiğimiz bildiğimiz elemanı 5 ay çıkarttığınız zaman bu eleman 5 ay sonra gelir mi gelmez mi. Ben 5 ay bunun maaşını vereceğim. Ama isteğimiz şu istihdamın üzerindeki vergi yükünü ölü sezonda almayın. Bunda iki taraf da kazanacak. Çünkü devletin işsizlik fonundan para ödemesine gerek kalmayacak. Çalışma Bakanlığını ile Turizm Bakanlığını bu konuda buluşturamadık.”

“TÜRKİYE YAPISAL REFORMALARI ISKALAMAMASI LAZIM”

“Türkiye yapısal reformları son 6 yılda unuttu doğru bir söylem” diyen Hisarcıklıoğlu, “Yapısal reform demek cari açıktır. İnsanların alışkanlıklarının değişmesi lazım. Hiçbir siyasetçi kim olursa olsun. En iddialısını getirsen seçim dönemi yapısal reform olmaz. Ben bunu 2010’da bu kürsüden söyledim. Türkiye bir seçim sarmalı yıllarına giriyor 2015 yılına kadar. Seçim sarmalındayız. Yapısal reformları kendisini sevmem ama Lenin’in güzel bir sözü var. Sürekli devrim diyor. Sürekli devrim gibi sürekli reform. Kurumlar vergisi bizim göremeyeceğim bir noktaya indi. Yüzde 20’ye indi. Gelen her yabancıya anlatıyorum. Rusya bugün diz çöküyorsa ekonomisinden dolayı çöküyor. Türkiye’nin yapısal reformlarını kesinlikle ıskalamaması lazım. Bu 77 milyon için şart. Sayın Başbakan bir ve ikiyi açıkladı. 2015 seçimlerden sonraki Türkiye’nin yol haritasını koyuyor ortaya ve biz bunu destekliyoruz. Türkiye yapamadığından dolayı Türkiye seçimler müsaade etmediği için son 6 yıldır 10 bin dolara çıkıldı. İnşallah 2015 seçilerinden sonra biz bunu yapacağımıza inanıyorum. 2008 krizinin katkısı var ama yapamadıklarımız da var. 2015’seçimlerinden sonra Türkiye’de 4 yıl seçim yok müthiş bir de avantajımız var yani” açıklamasını yaptı

“AYNI ŞARTLARDA 10 EKONOMİ ARASINA GİRERİZ”

Türkiye’nin her yerinde başarı hikayelerinin olduğunu kaydeden Hisarcıklıoğlu, “Peki devletten hiçbir şey istemiyorum. Benim önümde 17 tane ülke var. 17 ülke benim rakibim. Arkamdakiler değil. Onlar hangi şartlarda üretiyorlarsa, alıyorlarsa, satıyorlarsa, anlaşmazlığa düştükleri zaman mahkemelerde hangi muameleyi görüyorsa bana aynı şartları sağlansın. Bu şartlar sağlandığı zaman Türkiye 10 büyük ekonomi arasına giriyor mu girmiyor mu görün” dedi.

ATSO BAŞKANI BUDAK

ATSO Başkanı Çetin Osman Budak, geçen dönemde Türkiye’de sert bir dönem geçirildiğini ve iş kazalarının yaşandığını söyledi. Dünyanın hızla teknolojik gelişme içine girdiğini ifade eden Budak, “Teknolojik gelişmeyle birlikte gelişen dünyanın hızla robotlaşmaya doğru gidiyor. Ve 10 yıl içinde robotlar cep telefonu fiyatına satılacak. Akıllı fabrika ve akıllı kentler dönemine giriyoruz” dedi.

Türkiye’nin ekonomi olarak dünyanın 17. Sırasında olduğunu hatırlatan Budak, “Bazı notalarda iyi noktada değiliz. Kişi başına düşen gelirde 67. sıradayız. Eğitim kalitesinde 45. sıradayız. Gelir dağılımında OECD ülkesi arasında son sıralardayız. Avrupa ülkelerinden esnaf sayısı fazla ama işveren sayımız az. Son 20 yılda 1 milyon seviyesinde kurumsal şirketimiz var. Bireyselde en azından Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında sayımız fazla. Yenilikçi bir ekonomiye geçemiyoruz. Artık şirketlerimizi ortaklıklarla büyütmek ticaretimizi geliştirmek, markalaşmak ve yenilenmek sorundayız” dedi.

Yatırım için iklimin elverişli olması gerektiği ifade eden Budak, “Türkiye iş yapma kolaylığı acısından 55. sırada. Girdi maliyetimiz oldukça yüksek. Ücret üzerindeki vergi yükü nedeniyle asgari ücretli geçinemiyor Asgari ücret üzerindeki verginin kaldırılması lazımdır. Reformlar yapılmadan arzuladığımız gelişmeyi yapamayız. Yapısal sorunları mutlaka çözmek zorundayız. Türkiye ciddi bir reform sürecine hiç beklemeden seçimler beklenmeden geçmek zorundadır. İnşaat büyümesinden teknolojik büyümeye geçilmelidir. Fırsatları olan bir ülkeyiz. Güçlü bir ilerleme dönemine gireriz bu reformlar yapılırsa” diye konuştu.

Türkiye’ye hava yoluyla gelen turistlerin yüzde 44’ünin Antalya’ya geldiğine dikkati çeken Budak, “Türkiye’deki geceleme sayısının üçte ikisi Antalya’dadır. 6 milyon 350 bin ton bitkisel üretim yapılıyor. Antalya’nın turistik yatak enflasyonundan tartışılması gerekiyor. Antalya bu yıl yine teşvik vergilerinde yine en fazla teşvik vergisi alan kenttir. Antalya’da 550 binin üzerinden yatak var. Ulaşım alt yapımız son derece kötü. Doğal çevreyi koruyamıyoruz. Birinci sınıf tarım arazileri yapılaşma altında inliyor” dedi.

“PAZARIMIZI ÇEŞİTLENDİRMELİYİZ”

Antalya’nın ihracatının yüzde 30’unu Rusya ile yaptığını kaydeden Başkan Budak, “Almanya yüzde 25’lerde. Pazarımızı çeşitlendirmek zorundayız. Bunu Antalya’nın gündemine almak zorundayız. Tek pazara bağımlık bazı sorunlar doğurabilir. Bu açıdan da Antalya Tanıtım AŞ’nin kurulması gerekir. Son 4 yıldır turizmde bir durgunluk var. Rusya ile büyüdük. Bu yıl Ekim ve Kasım aylarında Rusya ile yüzde 35 eksi yazdı. Bu aylarda çok az sayıda turist ağırlıyoruz. 130 -150 bin rakam. Artık hiç duramadan tanıtım ve yatırım yapmalıyız. Bu ülkemizin de kaybıdır. Bunu ülke olarak yapmalıyız. Rusya ile ofset anlaşma ile desteklenensi gibi çözümler üretilebilir. Sadece turizm açısından, tarım açısından bakıldığında yüzde 30 Rusya pazarına bağımlıyız. İhracat durduğu zaman bizim kalan malı iç piyasamız çekmiyor. Rusya pazarı önemli ama diğer pazarlarında çalışılması lazım. Şimdi Avrupa pazarında da sıkıntılarımız var” şeklinde konuştu.

ATSO olarak turizmin çeşitlendirilmesi noktasında yaptıkları çalışmadan bahseden Budak, “Antalya’da 500 köy var, 500 otel var. Bunu otelleri köylerle buluşturmak istiyoruz. Proje çalışmaları tamamlandı. 2015 senesinde bir pilot örnek köyle örnek oteli buluşturacağız. Örnek bir çalışmamız var. Pilot bir köyde deneme yapacağız. Her domatesin üzerine sticker ve kasasına sticker yapıştırmak üzere logolar hazırlandı. Ayrıca kırsal turizmle de ilgili bir kanun gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

Başkan Budak, Antalya’da da iş yeri enflasyonun devam ettiğini hatırlatarak, “Zincir mağazalar, bakkaldan daha fazla yayılıyor. Bu bana göre sosyal yaşamı da etkiliyor. Esnaf sosyal yaşamın en değerli parçasıdır. Bu değerli halka maalesef kopmak üzeredir. Ticaretle ilgili kanunu hala piyasalar bekliyor” ifadelerini kullandı.

Budak, Antalya’nın bir bölümünde yılbaşı hazırlıklarını ATSO olarak yapacaklarını sözlerine ekledi. Konuşmaların ardından iştirakçileriyle TOBB Antalya Fen Lisesi’nin yapımı protokolü imzalandı. Gecede UMEM mesleki ve yeterlilik belge töreni de yapıldı.

ÖDÜLLER

2013 Yılı Gelir ve Kurumlar Vergisi

2013 Yılı Gelir Vergisi (Ticari Kazanç): Yılmaz Turgan, Mehmet Dikmen, Şakir Turgut

2013 Yılı Gelir Vergisi (MSİ-GMS): İzzet Münir Uzun, İbrahim Şencan, Güngör Ahmet Yitmen

2013 Yılı Kurumlar Vergisi: Fraport IC İçtaş Antalya Havalimanı, Güneş Ekspres Havacılık, Yüksel Tohumculuk

Temsilcilikler Gelir ve Kurumlar Vergisi Birincileri:

Gelir Vergisi: Akseki-Mehmet Çetintaş, Kemer-Zülfükar Ali Arslan, Elmalı-Zühtü Koloğlu, Gazipaşa-Ali Oğuz, Korkuteli-Yaşar Sancaktar, Serik-Havva Erdoğan

Kurumlar Vergisi: Akseki-Gökçe Nakliyat, Kemer-Antalya Yaşam Hastaneleri, Elmalı-Sarıoğlu Otomotiv, Gazipaşa-Aşur Yıldırım Nakliyat, Korkuteli-SMS Ersanlar, Serik-Nunhems Tohumculuk

2013 Yılı Döviz Kazandırıcı Hizmetler

Seyahat Acenteleri: Alkan Grup, Yaren Turizm, Tartur

Konaklama Tesisleri: Cömertoğlu Otelcilik, Fine Otel, FSP Turizm

İhracat Döviz Geliri: Adopen, Kırcılar-Mondial, AGT

Yaş Sebze-Meyve İhracatı: MGT Tarım, Renezoğlu Tarım, Meykon

Süs Bitkileri ve Mamülleri İhracatı: Çiçekçiler Birliği, Fleurantalya, Likya Fide

En Fazla İstihdam Sağlayan İlk 3 Firma: Fine Otel, Güneş Ekspres, Galeri Kristal

Türkiye’nin İlk 500 Sanayi Kuruluşu Arasında Yer Alan Firmalar: Adopen, AGT, Yörükoğlu

Türkiye’nin İkinci 500 Sanayi Kuruluşu Arasında Yer Alan Firmalar: Ekiciler, Antalya Enerji.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.