ASO nisan ayı meclis toplantısı

ANKARA (AA) - Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, Türkiye'nin 2003-2008 yılları arasındaki hızlı büyümesinin arkasında yapısal reformlar ve AB ile sürdürülen üyelik müzakerelerine dayanan bir hikaye olduğunu belirterek,...

ASO nisan ayı meclis toplantısı

banner390

ANKARA (AA) - Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, Türkiye'nin 2003-2008 yılları arasındaki hızlı büyümesinin arkasında yapısal reformlar ve AB ile sürdürülen üyelik müzakerelerine dayanan bir hikaye olduğunu belirterek, "Ancak son yıllarda yapısal reformlar ihmal edildi. AB ile üyelik müzakereleri ise ilerlemiyor. Bu nedenle de hikayesiz kaldık" dedi.

Özdebir, ASO'nun nisan ayı meclis toplantısında yaptığı konuşmada, ekonomide zor bir dönemden geçildiğini ve son yıllarda özel sektör yatırımlarının yerinde saydığını söyledi.

Geçen yıl özel sektör yatırımlarında sadece yüzde 2'lik artış yaşandığını ifade eden Özdebir, kapasite kullanım oranının ise yaklaşık bir yıldır düşüş gösterdiğini dile getirdi. 

İç talep cansız ve kapasite kullanımı düşükken yatırım yapılamayacağına işaret eden Özdebir, ihracatın, Rusya ve Ukrayna'da ekonominin küçülmesi, Irak'a ihracatın azalması, avronun dolar karşısında değer kaybetmesinin AB'ye ihracatı törpülemesi gibi nedenlerle bu yılın ilk iki ayında geçen yılın aynı dönemine göre düştüğünü belirtti.

Buna karşın sanayide toplam ciro ve üretimin şubat ayında bir miktar artış gösterdiğini kaydeden Özdebir, "Umarız bu artış devam eder. Ancak bütün bu gelişmeler, bu yılın ilk çeyreğinde de büyümenin zayıf kaldığını gösteriyor" diye konuştu. 

Türkiye'de kişi başına gelirin 2003-2008 yılları arasında 4 bin 538 dolardan 10 bin 283 dolara yükseldiğine dikkati çeken Özdebir, şöyle devam etti:

"Bu hızlı büyümenin arkasında bir hikaye vardı. Bu hikaye, kriz sonrasında yapılan yapısal reformlar ve AB ile sürdürülen üyelik müzakerelerine dayanıyordu. Ancak son yıllarda yapısal reformlar ihmal edildi. AB ile üyelik müzakereleri ise ilerlemiyor. Bu nedenle de hikayesiz kaldık. Bunun etkisini kişi başına gelirde görüyoruz. Kişi başına gelir son altı yıldır 10 bin dolarda yerinde sayıyor. Buna orta gelir tuzağı deniyor. Bana göre ise vasat büyüme dönemi. Bu tuzaktan çıkabilmek için ise yapılması gerekenler belli. Öncelikle, iş yapmayı zorlaştıran mevzuat ve uygulamaların hızla düzeltilmesi gerekiyor. Bunun için de iş yapmayı her şeyin merkezine koyan yeni bir zihniyete ihtiyaç var. Yatırımcıyı hayatın merkezine koyacak bir hareketi başlatabilmemiz lazım."

Orta gelir tuzağından çıkabilmek için verimliliği artırıp rekabet gücünün geliştirilmesinin önemini de vurgulayan Özdebir, bunun Ar-Ge ve inovasyonla gerçekleştirebileceğini belirtti.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.