Büro Memur -sen 2.türkiye Büyük Buluşması

Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, Diyarbakır’da devlet yok anlayışını Diyarbakır’da devlet vara döndürmenin, devletin asli görevi olduğunu söyledi.Büro Memur-Sen’in 2.Türkiye Buluşması’na...

Büro Memur -sen 2.türkiye Büyük Buluşması

banner390
Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, Diyarbakır’da devlet yok anlayışını Diyarbakır’da devlet vara döndürmenin, devletin asli görevi olduğunu söyledi.

Büro Memur-Sen’in 2.Türkiye Buluşması’na katılan Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, "Diyarbakır’da devlet yok anlayışını, Trabzon’da devlet var, Diyarbakır’da da devlet vara döndürmek devletin asli görevidir. Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Alevi, Sunni olsun bütün vatandaşların can güvenliğin sağlamak devletin görevidir. 6-7-8 Ekim’de seyreden devlet vardı. Dün derin devlete karşıydık, bugün seyreden devlet istemiyoruz. vatandaşın güvenliğini sağlayan devlet istiyoruz. Doğu’da Güneydoğu’da çözüm isteyen dindar Kürtlerin aşağılanmasına asla müsaade etmeyiz" dedi.

Büro Memur-Sen’in 2. Türkiye Buluşması, Antalya’nın Aksu ilçesine bağlı Kundu bölgesindeki Kervansaray Otel’de başladı. Toplantıya Memur- Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, sendika genel başkanları, yönetim kurulu üyelerine, şube başkanları, yönetim kurulu üyeleri, kadın komisyonları, işyeri temsilciler ve Büro Memur-Sen üyeleri katıldı.

İSRAİL’İ KINADI

Büro Memur- Sen Genel Başkanı Uğur Ünalan,Mescid-i Aksa külliyesine ait kubbenin altına kadar girerek mihrabı askerlerine çiğneterek çirkin bir saldırının altına imza atan İsrail’i şiddetle kınayarak ve lanetleyerek sözlerine başlayacağını söyledi. İsrail’in Mescid-i Aksa’ya yaptığı çirkin saldırıya sessiz kalmanın, zulmü onaylamak, saldırıya ortak olmak anlamına geldiğini dile getiren Ünalan, "Uluslararası kurumlar, insan hakları örgütleri, Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı ve UNESCO, Mescid-i Aksa’ya yönelik saldırıların son bulması, kuşatmanın kaldırılması için harekete geçmelidir. İsrail, faşist uygulamalarıyla, işgaliyle, saldırılarıyla uluslararası hukuku, bütün semavi dinlerin hukukunu ihlal etmeye devam ediyor. Kudüs bütün semavi dinlerin ortak coğrafyası, Mescid-i Aksa bütün Müslümanların ortak mabedi ve tüm insanlığın ortak mirasıdır, belleğidir. Bu belleği yok etme çabasına giren İsrail, tüm insanlığın şuurunu hedef aldığını, bu hain saldırıyla bir kez daha belgelemiştir. İsrail’in Filistin’deki soykırımına sessiz kalan dünya, artık zulme dur demeli, insan hakları ihlalleri ile işgali sona erdirmelidir. Büro Memur-Sen olarak, tüm Dünya’yı İsrail’in Mescid-i Aksa’yı hedef alan saldırılarını, uluslararası düzeyde açıkça kınamaya ve bu mukaddes mekanı korumaya çağırıyoruz" diye konuştu.

Konuşmasına "Biz farklı bir sendikal anlayışın temsilcileriyiz" şeklinde devam eden Ünalan,"Sendikacılığı bir rant ve ağalık sistemi olarak gören eski sendikal anlayışa karşı, bizler sendikacılığın üyesine hizmet eden ve üyesinin çıkarlarını her şeyin önünde tutan yeni sendikal anlayışın temsilcileriyiz. Sendikacılığı ideolojik bir aygıta dönüştüren eski sendikal anlayışa karşı, bizler üyesinin ekonomik ve sosyal hakları söz konusu olduğunda karşısında kim olursa olsun mücadeleden kaçmayan yeni sendikal anlayışın temsilcileriyiz" dedi. Yedi inanmış adam olarak makam ve mevki için koltuklara talip olmadıklarının altını çizen Ünalan, "Bizler yeni bir sendikal anlayışı tüm dünyaya göstermek için yola çıktık. Bizler kamu görevlilerinin, üyelerimizin problemlerini, sıkıntılarını, sorunlarını çözmek ve ilgili mercilere taşımak için bu makama talip olduk. Bizler koltuk sevdasında değiliz. Bizler bu davanın ve bu davanın sahibi olan tüm kardeşlerimizin sesi olma sevdasındayız. Bizleri destekleyen arkadaşlarımızın güvenini, yaptığımız ve yapacağımız çalışmalarla, projelerimizle, kazanımlarımızla boşa çıkartmayacağız inşallah.Kamu görevlileri ve teşkilatımız için her zaman dik durarak, her zaman istişare ederek, kimseyi ötekileştirmeden, kimsenin sözünü kulak arkası etmeden, tüm teşkilatımızla el ele, gönül gönüle hep birlikte Büro Memur-Sen’le zirveye doğru emin adımlarla ilerleyeceğiz" ifadelerini kullandı.

"BİRBİRİNDEN AYRI OLAYLAR DEĞİL"

Memur- Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu yaptığı konuşmasında İsrail askerlerinin Mescid-i Aksa saldırıları Gazze saldırıları, Gezi olayları 17-25 Aralık olayları, 6-7-8 Ekim katliamlarının birbirinden ayrı olayların olmadığını söyledi. Memur-Sen olarak çözüm sürecinin yanında olduklarını kaydeden Gündoğdu, "Bu olaylar aynı paketin aynı üst aklın maşalarıyla birlikte farklı yerlerde ortaya koyduğu olaylardır. Çözüm sürecinde biz neden yer aldık. Memur Sen ailesi devletin ve hükümetin bu projeye başlamasından önce de çözüm sürecinin en önemli aktörüydü. Şimdi tuhaf değil mi 2007’li yıllarda Türklük adına, ulusalcılık adına, milliyetçilik adına Ergenekon ve yanaşmaları zinde güçleri göreve davet ediyor. Şimdi Kürtçülük adına PKK’nın yanaşmaları zinde güçleri göreve davet ediyor. Nusrettin Hoca fetvalarıyla meşhur bir İslam alimidir. ‘Hocam cenazeyi tabutta taşırken neresinde olalım’ diye sorduklarında içinde olmayın da neresinde olursanız olun diyor. Memur Sen ailesinin Jitem’e de KCK’ya da Ergenekon, IŞID’e de aynı uzaklıkta olmaktır" diye konuştu.

"GÖREVİMİZ DEVLET İLE MİLLET ARASINDA KÖPRÜ OLMAKTI"

Gündoğdu sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çözüm süreci için yeniden Türkiye’yi dolaşmaya başladığımızda 37 ile ben diğer illere genel başkan yardımcıları gittiler. Görevimiz devlet ile millet arasında köprü olmaktı. Milletin tekliflerini sitemlerini kaygılarını siyasi partilere taşımaktı. Bizim de kaygımız vardı. Şehitlik, bayrak, demokratikleşme, vatanının bölünmezliği olmazsa olmazımızdır. Dün derin devletin ötekileştirdiği kesimlerin beriki olmasını istiyordu. Aleviler, başörtülüler, muhafazakarlar Kürtler, muhafazakar Kürtler iki kere öteki bunun adı eşit yurttaşlıktı. Kamuda başörtü özgürlüğü gibi son demokratikleşme adımlarıyla bir hayli mesafe katedildi. Türklük adına Jitem’in derin devletin Kürt’lerin dışlanmasını lanet ederken, Kürtlerin haklarını koruduğunu iddia edenler muhafazakar Kürtlerin ölümüne çağrıda bulunarak 16 yaşında kurban eti götüren Yasin’i katlederek Türk ve Kürtün kardeşliğine dinamit koymuştur."

"BÜTÜN VATANDAŞLARIN CAN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAK DEVLETİN GÖREVİDİR"

"Diyarbakır’da devlet yok anlayışın Trabzon’da devlet var, Diyarbakır’da da devlet vara döndürmek devletin asli görevidir" diyen Gündoğdu, "Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Alevi, Sunni olsun bütün vatandaşların can güvenliğin sağlamak devletin görevidir. 6-7-8 Ekim’de seyreden devlet vardı. Dün derin devlete karşıydık, bugün seyreden devlet istemiyoruz. vatandaşın güvenliğini sağlayan devlet istiyoruz. Doğu’da Güneydoğu’da çözüm isteyen dindar Kürtlerin aşağılanmasına asla müsaade etmeyiz" dedi.

"İNSANLIĞIN AYIBI OLUR"

Milyonlarca mazlumun Türkiye’de bakıldığını kaydeden Gündoğdu, "Bir şeyin altın çizmek istiyoruz. Halep’ten gelenler ne kadar mazlum ve kardeşimiz ise Kobani’den gelenler o kadar mazlum ve kardeşimizdir. Ne bir fazla ne bir eksik. Telafer Türkmenleri sahip çıktığımız mazlum ve kardeşimiz ise Arakan, Filistin’deki mağdur da aynı oranda kardeşimizdir. Irkçılık hastalığına kapılıp Arap, Türk, Kürtlük kavramıyla mazlumları ya da terör örgütlerini kendimize yakın ve uzak gibi kavram oluşturursak bu ümmetin insanlığın kaybı olur. Orta Doğu’da bu bölgede savaşlar devam ettiği sürece ağıtlar Türkçe, Kürtler, Arapça olacak zılgıtlar kahkahalar İbranice, İngilizce olacaktır. Mescid-i Aksa ümmetin onurudur. Bütün şeytanlardan temizlenmek zorundadır. Havra’ya, kiliseye saygı bekleyen aynı saygıyı Mescid-i Aksa’ya göstermiyorsa inançtan anlamıyor değerlere saygısı yok demektir" şeklinde konuştu.

YETİM VURGUSU

400 milyonun üzerinde yetimin olduğunu biliyoruz diyen Gündoğdu, "Sen, ben sahip çıkmazsa bu yetimler, mafya, fuhuş ve organ mafyasının çetesine dahil olacaklardır. Gücü yeten her kardeşimizin bir yetim kardeşi olabilir. Ayda 90 liraya içerideki ve dışarıdaki yetimlere de sahip çıkmaktır. Bu projeyi önemsiyorum" dedi.

Gençlik konusu ve kadın örgütlenmesine değinen Gündoğdu, "Örgütlenme birlikte hareket etmektir. Terör örgütlerine yanaşmalık yapanlara, Ergenekon’a ev sahipliği yapanlara, PKK’ya yanaşma olanlara ihtiyacımız yok. Milletin dertleriyle dertlenenlerle yolumuza devam edeceğiz. Biz ne olursa olsun. Durduğumuzu yer belli olsun, yürüyüşümüz belli olsun, bu sevdaya ortak olanlarla yol almak istiyoruz" dedi.

Konuşmasının ardından Gündoğdu’ya, Büro Memur-Sen Genel Başkanı Uğur Ünalan tarafından plaket verildi.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.