"güvenli İskele, İskelede Güvenlik Projesi" Eğitim Semineri

Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) Genel Sekreteri Necati Ersoy, olması gerekenden düşük ücretle girilen ihalelerin ’zimmet’ ve ’Sayıştay’ korkusu nedeniyle onaylandığını öne sürdü. Bu durumun özellikle inşaat...


banner390
Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) Genel Sekreteri Necati Ersoy, olması gerekenden düşük ücretle girilen ihalelerin ’zimmet’ ve ’Sayıştay’ korkusu nedeniyle onaylandığını öne sürdü. Bu durumun özellikle inşaat sektöründe tedbirsizliğe yol açacağını vurgulayan Ersoy, "Canının derdine düşmüş; taşeronlar peşinde, malzeme satıcıları peşinde. Bir de baret mi alacak? Hem de Çin malı almayacak. Öyle baret alıyorlar ki bazılarımızın aldığı baret işçiyi kanser edip öldürüyor" dedi.

Ölümlü iş kazaları açısından ilk sırada yer alan yapı sektöründe yüksekte yapılan çalışmaların önemli bir kısmını oluşturan cephe iskelelerinin güvenlik şartlarına uygun olmamasından kaynaklı iş kazalarının önlenebilmesi amacıyla Alman Sosyal Kaza Sigortası Kurumu (DGUV) ile 14 Kasım 2013 tarihinde imzalanan protokol kapsamında müteahhitler, şantiye şefi ve iş güvenliği uzmanlarına yönelik Hiltonsa’da “Güvenli İskele, İskelede Güvenlik Projesi” konulu eğitim semineri düzenlendi. Seminerin açılış konuşmasını yapan İNTES Genel Sekreteri Necati Ersoy, Türkiye’de iş güvenliğine yönelik gerekli yasaların bulunduğunu ancak uygulamalarda yetersiz kalındığına dikkat çekti. "Önce kafaları değiştirmek gerekiyor" diyen Ersoy, "Genel müdürlük olsun, İş Teftiş Kurulu olsun, yasal düzenlemeleri yaparlar, geliştirirler, anlatırlar, taraflar eğitip uygulatıp denetlerler, uyarırlar ve en son cezalandırırlar ama biz bunun da kıymetini bilmeyiz, ilk fırsatta kapatılan iş yerimizle ilgili ilimizin milletvekillerine gideriz, torpil yaparız, o işyerini açmaya çalışırız. Kafamızdan ’Bu işle ilgili tedbirleri alıp adam gibi yapalım’ geçmez çoğu zaman ama hemen torpil yaparız. Biz de bunun içindeyiz sonuçta. Yasalar insanların refahı için çıkarılıyor ama insanlar bunu kötüye kullanıyor" ifadelerini kullandı.

“YETERLİLİK SINAVINDA EKSİKLER ÖLÇÜLMÜYOR”

Sendikaya bağlı bulunan 150 firmanın 121 ülkede iş yaptığını anlatan Necati Ersoy, iş kazalarına yönelik ciddi tedbirler alıp işçilere eğitimler verdiklerini anlattı. 50 civarında meslek standardını ilgili bakanlığa hibe ettiklerini söyleyen Ersoy, Çevre Bakanlığı’nın 250 bin kişiye verdiği geçici ustalık belgesinin yeterliliğini eleştirdi. Soma ve Ermenek’teki maden kazaları ve İstanbul’daki asansör kazasından ders çıkarılması gerektiğini ifade eden Ersoy, "Yeterlilik sınavına herkes giriyor, fiks bir eğitim alıyor ya da almış gibi gözüküyor. Sonra belge alıyor. Sistem eksiği var mı ölçmüyor. Aslına bakarsanız acemi bir şoförün trafiğe çıkması sadece ailesi ve kendisi için değil, çarptığı araçlardaki insanların can güvenliği için de öyle. Acemi işçi de çalıştığı zaman sadece kendisini değil, beraber çalıştığı arkadaşlarının da hayatlarını riske atıyor. Örnek verecek olursak, çalıştığımız iskelelerde 8’er işçi görev yapıyor” şeklinde konuştu.

“TEMİNAT MEKTUBU SİSTEMİNE GİDİLMESİ GEREK”

Aşırı düşük ihale sisteminin ve yaklaşık maliyet sisteminin değişmesi gerektiğini vurgulayan Ersoy, dünyada uygulandığı gibi yüzde 100 teminat mektubu sistemine gidilmesi gerektiğini anlattı. "Yüreği yeten varsa versin mektubu" diyen Ersoy, Kamu İhale Kurumu’nun aşırı düşük teklif verenlere 3 kat teminat mektubu verdiğine dikkat çekti. Durumu ’Aptallıkla cesaret arasında ince bir çizgi vardır’ diye nitelendiren Ersoy, tüketicilere de uyarıda bulundu. Tüketicilerin bina alırken kimin yaptığına, iş güvenliğine saygı duyulup duyulmadığına, raporlarına bakması gerektiğini söyleyen Ersoy, bakanlığın inşaatlara mavi bayrak takmasını, bankaların da bu mavi bayraklı inşaatlara ucuz kredi verip kamuoyunu çekmesini önerdi.

İNTES olarak Adana dahil 20 kentte "Mesleki Yeterlilik Merkezi" açacaklarını dile getiren Ersoy, üst düzey eğitimcilerle eksiksiz ölçümler yapacaklarını ve ücretsiz olarak eğitim verip sınavlar düzenleyeceklerini açıkladı.

“KIZ İSTEMEK İÇİN BİLE MÜTEAHHİTLİK KARTI ALAN VAR”

İş kazalarının önüne geçmek için inşaat sektörüne girişlerin engellenmesi gerektiğini söyleyen Ersoy, "Neredeyse silah ruhsatı almak için, kız istemek için bile müteahhitlik kartı bastıran var, çünkü hiçbir şartı yok, altyapısı yok" diye konuştu.

İşverenlerin her türlü tedbiri alıp işçilere malzeme imkanı vermesine rağmen işçilerin gerekli tedbirleri almaması nedeniyle kazalara davetiye çıkarıldığını savunan Ersoy, şöyle devam etti:

"Burada tek bir çözüm bulduk. İkinci uyarıda işine son veriyoruz. Artık 3-5 uyarı, gitsin mahkemeye sorun yok. Mahkemelerin de tedbirsiz işçileri dikkate alması gerekiyor, işveren iyi niyetli bir şekilde uyarıda bulunmuşsa işe dönme veya tazminat hakkı görmemesi gerekiyor. Bu ülkede 300 bin müteahhit var. Ankara’da 28 bin, İstanbul’da 68 bin, hatta Kahramanmaraş’ta 10 bin müteahhit var. Bu kadar enflasyonun içinde o firmaları belli bir seviyeye koymamışsınız, bunlarla ilgili kanun çıkıyor birine büyük gelir, diğeri ’O ne ki biz zaten bunu uyguluyoruz’ diyorlar. Rekabet eşitler arasında olur."

“30-40 LİRAYA İHALE ALAN ADAM TEDBİR ALIR MI?”

Sendikalarına bağlı firmaların sadece yurt dışı cirosunun 25 milyar dolar olduğunu ifade eden İNTES Genel Sekreteri Necati Ersoy, sektördeki zihinsel değişimi gerçekleştireceklerini ve lanse edildikleri gibi ’Üçkağıtçı, dolandırıcı, her şeyi yapan’ ünvandan kurtulacaklarını kaydetti. Ülke dışında sürekli madalya alırken Türkiye’de köprüleri, barajları, metroları, yolları yapan müteahhitlerin ilk fırsatta "en kötü" olarak tanınmasını haksızlık olarak nitelendiren Ersoy, iş güvenliği ve ihaleler konusunda eleştirilerde de bulundu. Dünyanın en köklü meslek dallarından olan müteahhitliğin kaldırıldığında hayatın sona ereceğini söyleyen Ersoy, "Adamın biri ihaleye giriyor, ’100 liralık işi, 30 liraya yaparım’ diyor. Onaylamazsa adam zimmetten soruşturma açılacak, Sayıştay başına bela olacak. Onaylıyor. 30-40 liraya ihale alan adam tedbir alabilir mi zannediyorsunuz. Canının derdine düşmüş. Taşeronlar peşinde, malzeme satıcıları peşinde. Bir de baret alacak. Hem de Çin malı almayacak. Baret de kesmiyor ki. Öyle baret alıyor ki bazılarımızın aldığı baret işçiyi kanser edip öldürüyor. Aldığımız kemer işçinin başına bela oluyor, kopup düşüyor. Ona güveniyor çünkü" dedi.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.