KMÜ’DE DÜNDEN BUGÜNE EKONOMİ KONUŞULDU

KMÜ Genç Ekonomistler Öğrenci Topluluğunun organize ettiği “Dünden Bugüne Ekonomi” konulu panelde konuşan Prof. Dr. Ay, Türkiye’nin Transatlantik Anlaşması’na dahil olmaması halinde ihracat oranlarının olumsuz yönde etkileneceğini kaydetti.

KMÜ’DE DÜNDEN BUGÜNE EKONOMİ KONUŞULDU

banner390
Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) Genç Ekonomistler Öğrenci Topluluğu tarafından ‘Dünden Bugüne Ekonomi’ konulu panel düzenlendi. Etkinlik öncesinde panelistler KMÜ Rektörü Prof. Dr. Sabri Gökmen’i makamında ziyaret etti. Moderatörlüğünü Doç. Dr. Mehmet Alagöz’ün yaptığı ve akademisyenler ile öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği panele Prof. Dr. Ahmet Ay ve Yrd. Doç. Dr. Sinem Yapar Saçık konuşmacı olarak katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan panelin açılış konuşmasını yapan Doç. Dr. Mehmet Alagöz, panel ve konuşmacıların değinecekleri konular hakkında bilgi verdi.

Prof. Dr. Ahmet Ay, gelişmiş ülkelerin güçlerini devam ettirebilmek amacıyla ihracatlarını artırmaya ihtiyaç duydukları belirterek,  ABD ve AB ülkelerinin bu kapsamda Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) Anlaşmasını yaptıklarını söyledi.

Dünya ticaretinde serbest dolaşım anlaşmalarının başarısız olması sonucunda ülkelerin kendi aralarında bu tip ikili anlaşmalara yöneldiğini ifade eden Prof. Dr. Ay, “Transatlantik anlaşması yalnızca ABD ve AB ülkelerini kapsayan bir anlaşma değil aslında. ABD ve Avrupa Birliği küresel nüfusun onda biri ile dünyadaki GSYİH’nin (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla) yarısını, uluslararası ticaretin üçte birini gerçekleştirmektedir. Bu bakımdan ele alındığında bu anlaşma sonucunda dünyanın en büyük serbest ticaret alanının oluşması beklenmektedir” dedi. TTIP’nin Türkiye açısından önemine de değinen Prof. Dr. Ahmet Ay, Transatlantik Anlaşması ile ABD ürünlerine AB üzerinden Türk pazarına serbest bir giriş imkanı sağlanırken Türkiye'nin ABD’ye ihracatının ise gümrük vergisi gibi uygulamalara tabi olmaya devam edeceğini belirtti. Prof. Dr. Ay, Türkiye'nin anlaşmaya dahil olmaması durumunda GSMH (Gayri Safi Millî Hâsıla) ve ihracat oranlarının bundan olumsuz şekilde etkileneceğini belirtti.

G-20 EVSAHİPLİĞİ ÖNEMLİ BİR GELİŞME

Türkiye’nin gelecek yıl G-20’ye ev sahipliği yapacak olmasına da değinen Prof. Dr. Ahmet Ay, dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer alan 19 ülkeden ve Avrupa Birliği Komisyonundan oluşan bu zirveye ev sahipliği yapmanın Türkiye açısından önemli bir gelişme olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Ay, “G-20 ülkeleri dünya ekonomisinin yüzde 85'ini oluştururken, dünya ticaretinin yüzde 80'ini gerçekleştiriyor. Bu ülkelerin toplam nüfusu ise dünya nüfusunun yüzde 75’ine denk geliyor. Böyle bir zirvede konuşulacak konu başlıklarının belirlenmesinde ülkemizin de söz sahibi olması şüphesiz önemli bir gelişmedir” şeklinde konuştu.

Yrd. Doç. Dr. Sinem Yapar Saçık ise Türkiye’deki ekonomik veriler üzerine slaytlar eşliğinde bir sunum yaptı. Yrd. Doç. Dr. Yapar Saçık, “Ekonomik büyüme elbette önemli fakat ekonomik kalkınma bizim için daha önemli olmalı.  Ekonomik büyümeyi hedeflerken insanı göz ardı etmemek gerekiyor. 1923 yılından itibaren her yıl düzenli olarak yüzde 5 büyüme sağlayan ülkemizde, 2003-2007 yıllarını kapsayan dönemde yıllık yüzde 7 gibi bir büyüme yaşandı. Türkiye’nin bu dönemde böyle bir büyüme sağlaması yabancı sermayenin ülkemize olan ilgisi ve yapılan özelleştirmelerdir” ifadelerini kullandı. 

İSTİHDAM YARATMAYAN BÜYÜME

Yrd. Doç. Dr. Sinem Yapar Saçık, normal şartlarda ekonomisi büyüyen ülkelerde işsizlik oranlarının azalması gerektiğine dikkat çekerek, ülkemizde bu olayın tam tersinin yaşandığını söyledi. Yrd. Doç. Dr. Yapar Saçık, “Türkiye’de büyüme sağladığımız yıllarda dahi işsizlik oranları artış gösteriyor. Buna istihdam yaratmayan büyüme diyoruz” diye kaydetti. Türkiye ekonomisinde göze çarpan özelliklere bakıldığında enflasyonun normal değerlerde seyrettiğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Sinem Yapar Saçık, “İşsizlik ve hane halkının borçlanma oranlarının yüksek çıkması olumsuz bir gelişme. Bunun yanı sıra dört kişilik ailenin yoksulluk sınırı 4 bin TL civarında ve ülkemizde bu şekilde yaşayan ailelerin oranı yüzde 15 olarak göze çarpıyor. Eğitim harcamalarının ekonomideki payı giderek artıyor, bu güzel bir gelişme fakat önemli olan bu gelişmenin eğitim kalitesine yansımasıdır” açıklamasında bulundu

EKONOMİ İÇİN BİREY OLARAK ÜRETİM ŞART

Yrd. Doç. Dr. Yapar Saçık, 2003 yılında yüzde 25 olan ortalama tüfe oranının 2004 yılında bir anda yüzde 8,6’ya düşmesinde Merkez Bankası’nın enflasyon oranlarını hesaplamadaki yöntemini değiştirmesinin etkili olduğunu ifade etti. Yrd. Doç. Dr. Yapar Saçık, Türkiye nüfusunun yüzde 45’inin İnternet kullanıcısı ve 67.7 milyon kişinin cep telefonu kullanıcısı olduğuna vurgu yaptı. Yrd. Doç. Dr. Yapar Saçık, buna karşın okuma yazma oranının yüzde 90’da kalmasını ve bunun da 67.5 milyon kişiye denk gelmesini ise ilginç bulduğunu dile getirdi.  

Son olarak söz alan Doç. Dr. Mehmet Alagöz ise toplumumuzun tüketmeyi seven bireylerden oluştuğunu belirterek, “Tüketmeyi sevdiğimiz gibi üretmeyi de sevmemiz gerekiyor. Birey olarak üretim amaçlı düşünemediğimiz sürece ekonomimizi düzeltemeyiz” diye açıkladı.

Panelin sonunda Prof. Dr. Ahmet Ay ve Yrd. Doç. Dr. Sinem Yapar Saçık’a plaket takdim edildi. Ayrıca Türk Kızılay’ı Konya Kan Bağışı Müdürlüğü tarafından da Doç. Dr. Mehmet Alagöz’e, KMÜ’de gerçekleştirilen kan bağışı kampanyasına verdiği destekten ötürü plaket takdim edildi.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.