Ziraat Mühendisleri Manisa’da Toplandı

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası 44. Dönem 1. Danışma Kurulu toplantısı, Manisa Saruhan Otel’de yapıldı. Toplantıda hükümetin tarım politikasını eleştiren CHP Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın, Türkiye’nin artık ithal eden bir ülke...

Ziraat Mühendisleri Manisa’da Toplandı

banner390
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası 44. Dönem 1. Danışma Kurulu toplantısı, Manisa Saruhan Otel’de yapıldı. Toplantıda hükümetin tarım politikasını eleştiren CHP Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın, Türkiye’nin artık ithal eden bir ülke konumuna geldiğini söyledi.

Toplantıya CHP Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın, Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Dr. Turhan Tuncer, Manisa Tarım Gıda ve Hayvancılık İl Müdürü Hasan Çebi, Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Destekleme Dairesi Başkanı Nedim Zurnacı, Akademik Odalar Birliği’ne bağlı odaların temsilcileri ve ziraat mühendisleri katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Manisa Ziraat Odası Başkanı İbrahim Demran, konuşmasında Manisa hakkında bilgiler verdi. Derman, “Manisa hangi ürünleri ile öne çıkıyor. Aslında bakarsanız sadece fındık ve çay Manisa’da yok. Çok zorlanırsak narenciyeyi de üretiriz. Onun dışında Manisa’da yetişmeyen ürün yok. Antalya’ya da rakip oluruz. Manisa sofralık üzüm, kurutmalık üzüm ve tütün üretiminde Türkiye birincisi. Toprak her yerde değerli ama Batı Anadolu’da özellikle Manisa’da değerli. Çünkü üzerinde dünyanın dört bir yanına gönderilmek üzere tarla ve bahçelerde sebze ve meyvemiz var” dedi.

CHP Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın ise, hükümetin tarım politikasını eleştirdi. Günaydın, Türkiye’nin ithal eden bir ülke konumunda olduğunu savunarak, “Türkiye’nin tarım politikasından beklediği bazı hedefleri var. Bunları da 4 ana başlık altında toplayabileceğimizi düşünüyorum. Birincisi üretici. Üreten, ürettiğinin, alın terinin karşılığını alacak. Dolayısı ile üretim sürekli olacak ve doğal olacak. İkincisi tüketen. Tarım politikalarının odağında tüketici olmak zorundadır. Yani tüketici iyi beslenmeli. Üçüncüsü üretici, bu beslenme süreci içerisinde aynı zamanda olumsuz bir durumla karşılaşmamalı, yani tarım politikaları ile sağlık politikaları birbirleri ile eş güdümlü olarak organize edilmeli. En az bunlar kadar önemlisi tarımın çevre ile etkileşimine dikkat edilmeli. Yani doğayı katleden çevreyi bir unsur haline getiren politikalardan vazgeçmek gerekiyor. Bu 4 ana hedefi koyduk. Galiba kim olursa Türkiye’de bu hedeflerin konusunda sağlam düşünmez. Türkiye bu hedeflerin neresinde? Bugün Türkiye Yunanistan’dan pamuk, Arjantin’den soya, Amerika Birleşik Devletleri’nden mısır, Kanada’dan mercimek, Ukrayna’dan buğday, Şili’den angus, Bulgaristan’dan kurbanlık koyun ve Gürcistan’dan saman ithal eden bir ülke haline gelmiştir. Şimdi bana bunları sorabilirsiniz? Türkiye bunları ithal ediyor da, Türkiye ihracat yapmıyor mu? Türkiye gıda sektöründe net dış satımcı, ancak tarımsal ham madde sektöründe net dış alımcıdır. Ve gıdanın ve tarımın dış alım toplamı yılda 25 milyar dolar. Doğru politikalar izlersek bu ithalat faturasını aşağıya çekebilirsek, geriye kalanları bir tarafa bırakıp ne kadar önemli bir mali tasarruf yapabileceğimizi önümüzde görebiliyoruz” şeklinde konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.