Aşırı Flor Kullanımı Çocuklarda Zeka Geriliğine Sebep Olabilir!

Diş Hekimi ve Protez Uzmanı Sevgen Eralp, aşırı flor kullanımının çocuklarda zeka geriliğine sebep olabildiğini söyledi.Clinic Plus Uzman Diş Hekimi ve Protez Uzmanı Sevgen Eralp, vücudumuz için gerekli temel maddelerden biri olan florun,...

Aşırı Flor Kullanımı Çocuklarda Zeka Geriliğine Sebep Olabilir!

banner390
Diş Hekimi ve Protez Uzmanı Sevgen Eralp, aşırı flor kullanımının çocuklarda zeka geriliğine sebep olabildiğini söyledi.

Clinic Plus Uzman Diş Hekimi ve Protez Uzmanı Sevgen Eralp, vücudumuz için gerekli temel maddelerden biri olan florun, toprakta, havada ve suda çeşitli miktarlarda ve kompozisyonlarda bulunan bir element olduğunu belirterek, “Dolayısıyla içtiğimiz suda, toprakta yetişen sebze ve meyvede hatta hayvansal besinlerde bile flor bulunmaktadır. Flor eksikliğinde ciddi hastalıklar görülmese de, sağlık açısından faydasını gördüğümüz durumlar vardır. Bunlardan biri de ağız ve diş sağlığıdır. Hepimizin bildiği üzere, flor kullanımının diş çürükleri açısından koruyucu etkisi vardır. Fakat bunun aksine, flor alımı yetersiz olsa bile, ağız hijyeni ve sağlıklı beslenmeye özen gösterildiği takdirde dişlerde çürük oluşmayabilir. Dolayısıyla flor eksikliği çürük oluşumuna sebep oluyor demek yanlış olur. Fakat kontrollü flor alımıyla çürük riskini minimuma düşürebilir hatta ortadan kaldırabiliriz. Kontrollü flor alımı diyorum çünkü florun fazla kullanılmasının, dişler ve insan vücudu için zararları olabilir.” Dedi.

“Deniz suyunda flor bulunması nedeniyle balık ve diğer deniz ürünleri flor açısından zengin besinlerdir. Çay, bitkiler içinde en fazla flor bulundurandır. Bir fincan çay 0,10-0.12mg flor alımı sağlar. Et, sakatat, elma, ıspanak, yumurta, tavuk, pirinç ve yulafta da flor vardır” diyen Diş Hekimi ve Protez Uzmanı Sevgen Eralp, daha sonra şunları kaydetti; “Koruyucu amaçla sistemik olarak flor kullanımının vücutta birikime sebep olduğu görüldüğü için, ABD’de FDA (Food and Drug Administration) kurumu sistemik flor uygulamasına onay vermemektedir. Bunun sebebi flor, vücut için olmazsa olmaz bir element değildir. Eksikliğinde bir hastalık oluşmamaktadır. Fakat fazla alındığında vücutta birikime sebep olmaktadır. Hatta florozis dediğimiz rahatsızlık başlamaktadır. Aşırı flor alımına bağlı, akut ve süregelen flor zehirlenmeleri sonucu kusma, mide ve bağırsak sisteminde problemler ve hatta çocuklarda zeka geriliğine bile sebep olabilir. Önceleri, içme sularına belli miktarlarda flor eklenmesi uygun görülmüş ise de sonradan tüketilen sebze, meyve, et ve balık ürünlerinde kontrolsüz bir şekilde flor alımı olduğu için, içme sularına flor ilavesi durdurulmuş. Günümüzde piyasada satılmakta olan içme sularının, flor içeriği 0.025-1.08 mg arasında değişmektedir. Günlük 2 mg ve daha fazla flor alımı florozis oluşumu için yeterlidir.

Sonuçta Avrupa ülkelerinde de kabul görmüş olan düşünce, florun ağız yoluyla sistemik olarak kullanımı yerine, direk olarak kontrollü bir şekilde lokal uygulanmasıdır. Lokal olarak uygulandığı takdirde dişlerde florozis gelişmeyeceği gibi, ağız yoluyla alınan aşırı flor sebebiyle dental florozis gelişebilir.

Dental florozis, dişin gelişimi sırasında florun sindirim yoluyla aşırı alımı ile oluşan, geri dönüşü olmayan bir durumdur. Bu durum bir çocuğun yüksek düzeyde flor aldığının ilk ve net belirtisidir. Dental florozis hastalarında, mine tabakasında ince beyaz çizgilerle başlayan tebeşirimsi opak bir görünüm vardır. Bu görünüm zamanla sarı kahverengi şeritler haline dönebilir.

Florun, çürük önleyici etkisi görmezden gelinemeyeceği için, bir diş hekimi kontrolünde uygulanmasının hiçbir şekilde zararı olmayacağını belirtmek gerekir. Lokal flor uygulamalarının yanı sıra fluorid içeren diş macunu ve gargaralardan da faydalanmak mümkündür. Diş macunu ve gargaralardaki flor içeriği zehirlenmeye sebep olmayacak kadar azdır. Sadece ağız içinde kullanıldığı ve yutulmadığı için sistemik dolaşıma karışma ihtimali çok çok düşüktür ve yediğiniz içtiğiniz gıdalara ek olarak kullanılmasında hiçbir zarar yoktur. Hatta fluoridli ağız gargaralarının okul döneminde kullanıldığı takdirde diş çürüklerinde %20-40 oranlarında azalma olduğu görülmüştür. Sadece 6 yaşından küçük çocuklarda yutma tehlikesi bulunduğundan kullanımı önerilmemektedir.”


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.