Obezite, Türkiye İçin Tütün Ve Alkol Kadar Tehlikeli Hal Aldı!

2. Ulusal Çocuk ve Ergen Obezitesi Sempozyumu Antalya Kemer’de, Limak Limra Otelde geçtiğimiz hafta sonu yapıldı. Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Öncülüğünde Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Başkent Üniversitesi,...

Obezite, Türkiye İçin Tütün Ve Alkol Kadar Tehlikeli Hal Aldı!

banner390
2. Ulusal Çocuk ve Ergen Obezitesi Sempozyumu Antalya Kemer’de, Limak Limra Otelde geçtiğimiz hafta sonu yapıldı. Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Öncülüğünde Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Başkent Üniversitesi, Düzce Üniversitesi, Toprak Mahsulleri Ofisi, Herkes İçin Spor Federasyonu ve AYSADER işbirliğiyle yapılan sempozyum 13-16 Kasım 2015 tarihleri arasında başarılı ve verimli bir şekilde tamamlandı.

Sempozyumla ilgili konuşan DES Genel Başkanı Gürkan Avcı, Türkiye’de obez oranının yüzde 30’ları, hareketsizlik oranının ise yüzde 70’leri geçtiğini kaydederek, “Spor yapmayan ama günde 5 saat Tv izleyen, sabaha kadar bilgisayarların başından kalkmayan, elinden akıllı telefonlarını biran olsun bırakmayan hareketsiz bir toplum olduk. Ülkemiz için tehlike çanları çalıyor. Ülkemizin, çocuk ve gençlerimizin geleceğini karartacak en mühim ulusal sorunlarımızdan birisi de obezite. Halkımız tehlikeli şekilde obez oldu. Yeterince farkında değiliz ama obezite gençliğimizi alkol ve sigara kadar tehdit ediyor ve tehlikeli bir hal almış durumda. Halkımız obezite hastalığı ve obezite kaynaklı diğer birçok kitlesel hastalıklarla yüz yüze kaldıkça, ruhen ve bedenen erken yaşlarda çöküp hastalanmaya başladıkça vehametin farkına varacak. Biz DES olarak çocuk ve gençlerimiz başta olmak üzere ülkemizin önünde duran tehlikelere dikkat çekmek ve çözüm önerilerinde bulmak için ulusal bilimsel ve pedagojik toplantılar, sempozyumlar, kongre ve çalıştaylar düzenleyerek katkıda bulunuyor ve vizyon belgeleri hazırlıyoruz. Toplantı sonrasında ortaya çıkan sonuç ve tavsiye bilgesini Cumhurbaşkanlığı makamından başlayarak tüm ilgili, yetkili ve sorumlu kurum ve kuruluşların yetkililerine, siyasi partilerimize gönderiyoruz. Umarım bu minvaldeki çalışmalarımız diğer faaliyetlerimizde olduğu gibi obezite tehlikesinin çözümünde de tetikleyici bir unsur olur” dedi.

Avcı, 2. Ulusal Çocuk ve Ergen Obezitesi Sempozyumu sonuç bildirgesinde şu maddeleri sıraladı;

1.Beden eğitimi yüksekokullarında obezite ile mücadele etmek için donanımlı eğitmenler yetiştirilmeli gerekli düzenlemeler ivedilikle müfredata dâhil edilmelidir.

2.Toplumun anneler başta olmak üzere obezite hakkında bilinçlendirilmesi.

3.Okul öncesi eğitimde yeterli ve kalifiye eğitim verebilmesi için Beden Eğitimi Spor Meslek Yüksek Okullarında ‘Okul öncesi hareket eğitimi’ bölümü açılmalı hareket eğitimine öncelik verilmelidir.

4.Obeziteye neden olan yiyeceklerin reklamları konusunda gerekli tedbirler alınmalı, özellikle çocuk ve gençleri hedef alan yiyeceklerin reklamlarında daha dikkatli olunmalı.

5.Toplum hayat boyu kolay yapılabilir sporlara yönlendirilmelidir.

6.Sabah sporu yapma alışkanlığı tüm toplumumuza özellikle de öğretmen ve öğrencilerimize mutlak surette kazandırılmalıdır.

7. Obezite okulların tüm basamaklarında ders konusu olarak okutulmalıdır.

8.Çocuk programlarında yoğun olarak obeziteyi engelleyici mesajlar verilmelidir.

9.Bisiklet kullanımı yaygınlaştırılmalı, özendirilmeli bunun için gerekli altyapı ve yasal mevzuatlar hazırlanmalıdır.

10.Zayıflama ürünlerinin kontrolü gereğine uygun şekilde yapılmalıdır, gerekli mevzuat düzenlemeri tamamlanmalıdır.

11.Obezite konusunda istatistikî bilgilerin depolandığı Ulusal Bilgi Yönetim Sistemi kurulmalıdır.

12.Öğretmenlere beslenme ve fiziksel aktiviteler konusunda hizmetiçi eğitim verilmelidir.

13.Her mahalleye günlük yapılabilecek bir spor merkezi\alanı yapılmalıdır.

14.Elektromanyetik dalgalar hakkında toplum bilinçlendirilmeli, obeziteye etkisi anlatılmalıdır.

15.Okullarda Beden Eğitimi derslerinin ders saatinin arttırılması derslere branş öğretmenlerinin girmesi sağlanmalıdır.

16.Okul kantinlerinin denetimi daha güvenli ve uzman kişilerce yapılmalıdır.

17.Okul kantinlerinde organik ürünler ve özellikle meyve tüketimi teşvik edilmelidir.

18.Obezitenin oluşumunda ve ilerlemesinde etkili olan genetik, fizyolojik ve psikolojik etkenlerin en aza indirilmesi için kurumlar arasında güçlü bir koordinasyon sağlanmalı, işbirliği arttırılmalı, kaynaklar verimli kullanılmalıdır. Bu kapsamda Kurum ve kuruluşlar arası koordinasyon birimi kurulmalı.

19.Bilinçsiz ilaç kullanımının obeziteye neden olması nedeniyle ilaç kullanım bilgisi ve obeziteye etkileri daha ayrıntılı verilmelidir.

20.İlkokullarda fiziksel hareketler ve obeziteye yönelik dersler sunulmalı, bu dersler uzman kişilerce verilmelidir.

21.Spor bakanlığı bünyesinde fiziksel hareketlilik ve sağlıklı beslenme egzersiz ile ilgili bir koordinasyon birimi kurulmalıdır.

22.Ulusal seferberlik başlatılmalı, bu konunun medyada sıkça yer bulması için özellikle RTÜK’ün desteği sağlanmalıdır. Bu bağlamda, gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

23.Diyet, hareket ve obezite ile ilgili bilgi kirliliği kaldırılmalı bilimsel veriler eşliğinde somut veriler de edinilmelidir.

24.Obezite konusunda gereksiz ameliyatların yapılmasını önlemek için gerekli mekanizmalar oluşturulmalı.

25.Obezite ile mücade için çalışmaların gebelikten itibaren başlanması gerekmektedir. Bu kapsamda sorumlu Kurumlar gerekli düzenlemeleri gerçekleştirmeliler.

26.Okullarda yemekhaneler ve sağlıklı beslenme menüleri yaygınlaştırılmalıdır.

27.Okullarda sabah sporu faaliyetleri için zaman ayrılmalıdır.

28.Rehber öğretmenlere diyet eğitimi müfredata dâhil edilmelidir.

29.Okullara spor merkezleri yaygınlaştırılmalıdır.

30.Obezite sonrası tedavi yerine, obezite öncesi engelleyici koruyucu tedbirler ivedilikle alınmalıdır.

31.Halk Eğitim Merkezlerinde obezite ile mücadele ve engelleme yöntemleri ile ilgili bilgilendirici eğitimler verilmelidir.

32.Spor merkezlerinde zorunlu olarak diyetisyenler bulundurulmalıdır.

33.Erken yaşta spor bilinci kazandırılmalıdır.

34.Bisiklet yolları belediyelerce imar planlarına dâhil edilmelidir.

35.Ekmek yoğun beslenen bir toplum olmamız hasebiyle beyaz ekmek yerine obezite, diyabet, kanser, kalp krizi gibi bir çok beslenmeye bağlı hastalık açısından daha sağlıklı olan tam buğday ekmeğinin yaygınlaştırılması konusunda toplumumuz bilinçlendirilmeli ve gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.!


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.