Saç Kaybı Ve Mucize Tedaviler!

Estetik,Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op.Dr.İlhan Serdaroğlu, saç kaybı ve tedavileri konusunda internette, basılı medya ve televizyonlarda pompalanan ve empoze edilmeye çalışılan mucize çözümlerin test edilmesi ve onları kullanmadan...

Saç Kaybı Ve Mucize Tedaviler!

banner390
Estetik,Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op.Dr.İlhan Serdaroğlu, saç kaybı ve tedavileri konusunda internette, basılı medya ve televizyonlarda pompalanan ve empoze edilmeye çalışılan mucize çözümlerin test edilmesi ve onları kullanmadan değerlerini ölçebilmenin ve işe yarayanlarla yaramayanları ayırt etmenin mümkün olabildiğini söyledi.

Op.Dr.İlhan Serdaroğlu, konuya ilişkin olarak yaptığı değerlendirmede, ’’’Aklın iffeti şüpheciliktir’ demiş filozof George Santayana; şovmen P.T. Barnum ise ”her dakika dünyaya bir kan emici şarlatan gelir” demiş. Aslında her ikisi de aynı şeyi söylüyor: Sağlıklı bir şüphecilik, insanları “ıspatlanamayan bir iddia“ ile aptal yerine konulup bir sülük gibi emilmesini engeller… Biokimya ve fizyoloji alanındaki bilimsel ilerlemeler, tarih boyunca ilk defa bize saç dökülmesinin nedenlerini açıklıyor ve nedenlerine ışık tutuyor. FDA (American Food and Drug Administration yani Amerikan ilaç ve yiyecek dairesi) onaylı ilaçlar ve mikro cerrahinin de kullanıldığı başarılı saç ekimi teknikleriyle, saç kayıplarına bilimsel ve kanıtlanabilen çözümler bulunmaya başlandı. 19. yüzyılda Avrupa’da hastalara şifa satmaya çalışan şarlatanlardan bu yana, etkinlikleri doğrulanamayan “mucize tedavi”ler bizimle beraber ve her daim günlük yaşamımızda, büyük vaadlerle karşımıza çıkıyor. Burada size açıklayacağımız bazı noktalarla, internette, basılı medya ve televizyonlarda bize pompalanan ve empoze edilmeye çalışılan bu mucize çözümleri test etmemiz; onları kullanmadan değerlerini ölçebilmemiz ve işe yarayanlarla yaramayanları ayırt etmemiz mümkün.’’dedi.

’’Bu ürünlerin işe yarayıp yaramadığını şu şekillerde kontrol edebilirsiniz;Bir yolu onları almak, kullanmak ve gerçekten işe yarayıp yaramadıklarını test etmek. Diğer yol ise akılcı bir şüphecilikle yaklaşarak; “iddia doğrulama testleri” ile satıcı kişilerin sözlerindeki mantığı/saçmalığı tespit etmektir” diyen Serdaroğlu, “Eğer ürün etkinliği hakkında tek kanıt anektodal, yani bir takım hastaların ürün hakkında yaptıkları değerlendirmeler ise; mesela “ X ürünü kullandım, 1 ay içinde saçlarım tamamen değişti ve saçlarım geri geldi ..” vb gibi konuşmalar ve sübjektif görüşler sunulmaktaysa, şüpheci olmak gerekli .Ürün hakkında yapılmış klinik deneyler hakkında dökümanların sunulması ve bilimsel olarak etkinliğin ıspatlanması çok önemlidir.’’ Diye konuştu

Op.Dr.İlhan Serdaroğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü; ’’Ürün, sağlık bakanlığı tarafından onaylı mı , yurt dışı menşeili ürünlerde FDA onayı var mı? Saç büyümesini uyaran bir ürün, fizyolojik etkiye sahiptir. Şunları bilmek önemli:Gerçekten bu ürün, kullanıcılarda saç büyümesini uyarıyor mu? Eğer öyleyse yan etkileri nelerdir?Sağlık bakanlığı onayı ve özellikle FDA onayları, ürün etkinliği ve güvenilirliği konusunda titiz bir soruşturma ve çalışma yapıldığını bize ıspatlar. Bu medikal çalışmalarda ürün etkinliği soruşturulurken test objeleri olarak insan kullanılır. Klinik çalışmalar öncesinde laboratuarlarda yapılan detaylı hayvan deneyleri ve testlerle, ilacın ya da ürünün etki mekanizmaları, etkinliği ve güvenilirliği çözümlenir.

En güvenilir klinik testler, kontrollü, deneklerin rastgele seçildiği; deney uygulayıcılarının ve uygulanan kişilerin, ürün içeriği hakkında bilgileri olmayan, ne kullanıldığını ve test edildiğini bilmeyen; yani “çift kör” klinik testlerdir. Bu klinik testler, ürünleri piyasaya sunacak olan firmalardan bağımsız ve bu şirketlerden hiçbir yardım almayan doktorların muayenehanelerinde , hastanelerde ve tıp merkezlerinde yapılabilir. Potansiyel bir fizyolojik etkiye sahip olan ve saç kökünü uyararak büyümesini sağlayan bir ürünün, hiçbir yan etkisinin olmaması, nereyse görülmedik bir durumdur. Yan etkiler minimal olabilir, ve sayıca azınlıkta kalan kullanıcılar tarafından görülmüş olabilir.Yine de kullanıcıların bu yan etkilerden haberi olmalıdır. Ürün üzerinde, ilanlarında ve reklamlarında yan etkilerinden bahsedilmiyorsa, şüpheci olmak gerekli. Saç kayıplarının en önemli sebebi her ne kadar genetik nedenli saç dökülmeleri olsa da saç kaybına neden olabilen diğer sebepler ve cilt hastalıkları, bir ürünü kullanmadan önce, bu konuda uzman bir doktor tarafından gözden geçirilmeli. Ürün, “tıbbi gözlem altında kullanılmalı” ibaresini atlamışsa; ya da ürünü “medikal denetim altında olmadan da kullanabilirsiniz” iddiası varsa, yine dikkatli olmak ve ürün hakkında şüphelenilmelidir. Ürün, saçları rehabilite edip iyileştiriyor mu; yoksa sadece kalınlaştırıyor mu ? Ürün satış bilgileri dikkatlice okunarak iddiaların iyi anlaşılması gerekli. Bazı ürünler, saçlarda kimyasal değişikliklere neden olarak geçici bir süre kalınlaşmalarını sağlayabilir. Bu şekilde ürün, “kafanız saçla dolacak “ türü mottolarla karşımıza çıkabilir. Saç kalınlaştırıcı ürünler aslında saç büyümesi ve kalınlaşmasını sağlamazlar sadece saçlarda kozmetik bir kalınlaşma “makyajı” yaparlar .Bu ürünler kullanılırken konu hakkında güvenilir bir saç ekimi ya da ISHRS üyesi saç restorasyon cerrahına (ISHRS:international society of hair restoration surgery) baş vurmak ve fikirlerini almak son derece önemlidir.”


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.