Eskişehir Birlik Vakfı’nın Pazartesi Konuşmaları

Eskişehir Birlik Vakfı’nın Düzenlediği Pazartesi Konuşmaları’nın konuğu olan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. Fatih Tok, “Ebû Hanîfe’nin Hayatı ve İlmî Kişiliği” konulu bir...

Eskişehir Birlik Vakfı’nın Pazartesi Konuşmaları

banner390
Eskişehir Birlik Vakfı’nın Düzenlediği Pazartesi Konuşmaları’nın konuğu olan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. Fatih Tok, “Ebû Hanîfe’nin Hayatı ve İlmî Kişiliği” konulu bir konferans verdi.

Dr.Fatih Tok, Tâbiînden olan Ebû Hanife’nin İslâm âleminde Eshâb-ı Kirâmdan sonra yetişen evliyânın ve âlimlerin en büyüklerinden olduğunu belirtti. Ehl-i sünnetin reisi ve Hanefî mezhebinin kurucusu olan Ebû Hanife’nin isminin Nûmân bin Sâbit bin Zûtâ olduğunu söyleyen Dr. Tok, "Ebû Hanîfe künyesiyle ve İmâm-ı A’zam lakabıyla meşhûr olmuştur. Kûfe’de doğduğu için Kûfî nisbesiyle bilinir. 699 (H.80) senesinde Kûfe’de doğdu, 767 (H.150) senesinde Bağdât’ta vefât etti. Kabri Bağdât’tadır. Ebû Hanîfe çok zeki ve pratik cevaplar verme kabiliyetine sahip bir kişiydi. Hayatını peygamber efendimizin Hadis-i Şeriflerinden ve Kuran-ı Kerim’den referans alarak fıkıh inşaa etmeye adamıştır ve bu alanda da başarılı olmuştur Hanefi mezhebinin kurucusudur. Bir defasında büyük hadîs âlimi A’meş, İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe’den birçok mesele sordu. İmâm-ı A’zam, suâllerinin herbiri için Hadîs-i Şerîfler okuyarak cevap verdi. A’meş, İmâm-ı A’zam’ın hadîs ilmindeki derin bilgisini görünce, "Ey fıkıh âlimleri! Sizler mütehassıs tabîb, biz hadîs âlimleri ise, eczâcı gibiyiz! Hadîsleri ve bunları rivâyet edenleri biz söyleriz. Bizim söylediklerimizin mânâlarını siz anlarsınız!" dedi. "Ubeydullah bin Amr, büyük hadîs âlimi A’meş’in yanındaydı. Birisi gelip, birşey sordu. A’meş bunun cevâbını düşünmeye başladı. O esnâda, İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe geldi. A’meş, bu suâli İmâm’a sorup cevâbını istedi. İmâm-ı A’zam hemen geniş cevap verdi. A’meş, bu cevâba hayran olup, ’yâ İmâm! Bunu hangi hadîsden çıkardın’ dedi. İmâm-ı A’zam, bir Hadîs-i Şerîf okuyup, ’bundan çıkardım, bunu senden işitmiştim’ dedi. İmâm-ı Buhârî, üç yüz bin hadîs ezberlemişti. Bunlardan yalnız on iki bin kadarını kitaplarına yazdı. Çünkü; "Benim söylemediğimi hadîs olarak bildiren, Cehennem’de çok acı azap görecektir." Hadîs-i Şerîfinin dehşetinden çok korkardı. Dedi.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.