Çağımızın Çığ Gibi Artan İki Püsküllü Belası: Obezite Ve Diyabet

Gaziantep Medical Park Hastanesi’nde görev yapan İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Selim Aslan, asrın vebası haline dönüşen obezite ve diyabetin çağın püsküllü vebası olduğunu söyledi.Aslan, modern hayatın insana kazandırdığı...

Çağımızın Çığ Gibi Artan İki Püsküllü Belası: Obezite Ve Diyabet

banner390
Gaziantep Medical Park Hastanesi’nde görev yapan İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Selim Aslan, asrın vebası haline dönüşen obezite ve diyabetin çağın püsküllü vebası olduğunu söyledi.

Aslan, modern hayatın insana kazandırdığı yaşam kolaylığının hareket azlığına, artan gıdalara ulaşım kolaylığı ve fast food kültürünün de kilo alımına neden olduğunu, bu iki durumun asrın vebasına dönüşen obezite ve şeker hastalığına kapı araladığını ifade etti.

Aslan şunları kaydetti:

“Yüzyıl öncesinin siyah beyaz fotoğrafları ile kıyaslandığında o dönem aile fotoğraflarında 10 kişiden biri belki kiloluydu. Ancak günümüzde bu oran neredeyse yarı yarıya ( yani 10 kişiden 5’i kilolu) artmış müşahede edilecektir. Daha kötüsü bir 50 - 100 yıl sonrasını düşünmek dahi istemiyor insan. Bu iki püsküllü bela (Obezite-Diyabet), adeta emme basma tulumba gibi birbirini beslemektedir. Yani her 10 obeziteden 9’u diyabetik ise tersi de geçerli durumda. Bu yüzden bu iki konunun birlikte ele alınıp, ciddi şekilde erken tanı, tedavi ve yaşam değişikliği ile kontrol altına alınması büyük önem arz etmektedir. Bu da multidisipliner bir yaklaşımla beraber düzenli tıbbi takip ile mümkün olmaktadır. Yaşadığımız güneydoğu bölgesi ve özellikle Gaziantep, şeker hastalığının en sık görüldüğü il konumundadır. ‘‘can boğazdan gelir’’ deyişine paralel maalesef boğazdan da gider sözünü doğrulayan bu istatistiklere paralel ayrıca Diyabet-Obezite gibi mide bağırsak hastalıklarında Türkiye’de zirveyi kimseye kaptırmıyoruz.”

Özellikle azalan hareketin artan kalori alımı ile beraber gelişen bu hastalıkların zamanında fark edilmeyip erken tedbir ve tedavi başlanmamasının, özellikle diyabetin komplikasyonları açısından hem hastalara hem de ülke ekonomisine muazzam külfetler getirdiğini vurgulayan Aslan, “Bu gidişle şeker hastalığından gelişen komplikasyonlara bağlı ölümler ilk sırayı alacak gibi. Bu manada erken teşhis tedavi amaçlı özellikle ailesinde genetik yatkınlığı olan insanların 3 ila 6 ayda bir kan şekeri ölçümü yaptırmaları, şeker hastası olanların 3 ayda bir kan şekeri ölçümü, böbrek, karaciğer, göz ve kalp yönünden izlenip dosyalanması önem arz etmektedir. Bu şekilde ‘‘ çağın vebası’’ olarak nitekim bu iki belaya daha ciddi ve önleyici mücadele imkanı doğar ve umarım Obezite ve Diyabetin önünü almayı başarırız” diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.