Kadem’den Panel

Kadın ve Demokrasi Derneği’nin (KADEM) düzenlediği "Savaşın Mağdur Ettiği Kadınlar Uluslararası Paneli" Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi.Şahin, bir otelde düzenlenen panelin açılışında, dünyanın...

Kadem’den Panel

banner390
Kadın ve Demokrasi Derneği’nin (KADEM) düzenlediği "Savaşın Mağdur Ettiği Kadınlar Uluslararası Paneli" Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

Şahin, bir otelde düzenlenen panelin açılışında, dünyanın savaştaki ittifaki barışta yapamadığına vurgu yaptı.

Dünyanın kırmak, dökmek, savaşmak için birleştirme gücünü savaş mağdurlarında yapamadığına dikkati çeken Şahin, “İki dünya savaşı oldu ve dünya yerle bir oldu. Buradan gerekli ders çıkarılamıyor. İşte kurulan Birleşik Milletler (BM) ve Avrupa Birliği (AB) bu istikrarsızlığa son veremiyor. Oralarında kendi içerisinde reformlara ihtiyacı olduğunu görüyoruz” dedi.

Gaziantep’in çevresindeki sorunlarına ve kentteki sayıları artan mültecilere rağmen Türkiye’nin 2 katı kadar büyüdüğünü ifade eden Şahin, "Biz inançlı insanlarız. Paylaştıkça çoğaldığına inanıyoruz. Bizim bu büyümemiz bir anlamda bereketin neticesidir" görüşünü paylaştı.

Türkiye’nin hak ve adalet ölçüsünde kaos bitsin diye kapılarını açtığını vurgulayan Şahin, şöyle konuştu:

“Benim Gazi şehrimde de bu kaos bitsin diye gelen bütün kardeşlerimize kapılarımızı açtık. Açık kapı politikası, Türk olsun, Kürt olsun, Alevi olsun, Sünni olsun hiçbirinin önemi yok dedik. Yuvamızı, ekmeğimizi, suyumuzu paylaştık. Biz sorunun parçası olamayız. Çözüm için dersimize çalıştık. Ne yapmamız gerekiyor dedik. Yol haritamızı, bu kapsamda hazırladık. Eğitimde, sağlıkta, güvenlikte çabamızı gösterdik.”

Tarihin savaş yapanları yazacağını belirten Şahin, “Ama halklar kendine zor zamanda elini uzatanı hiçbir zaman unutmayacaktır” diye konuştu.

"BİZ ADETA BİR MÜLTECİNİN AYAKKABILARINI GİYDİK"

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun eşi Sare Davutoğlu da bugün sadece Türkiye ’nin değil Ürdün ve Lübnan gibi kardeş ülkelerde de çok sayıda Suriyeli sığınmacının bulunduğunu söyledi.

2014 yılının başında Davos’ta Suriye içesinde bulunan sığınmacı kamplarının canlandırıldığı bir simülasyona katıldığını belirten Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Biz adeta bir mültecinin ayakkabılarını giydik ve kamplarda yaşadıklarını yaşıyormuşcasına tecrübe ettik. Sınırlı bir zamanda yaşadıklarımızdan çok etkilendik. Katılanların bir kısmı, ki aralarında tüm dünyadan üst düzey politikacılar, üst düzey şirket yöneticileri de vardı, bir kısmı gözyaşları arasında simülasyonu yarıda bıraktılar. Empati yapmak ve onların neler yaşadıklarını hissetmek için eşsiz bir tecrübeydi yaşadığımız. Ancak bu tecrübeyi yaşamak için bizim ve çevre ülkelerin vatandaşlarının Davos’a gitmesine gerekmiyor. Çok şükür bizim kamplarımız iyi durumda. Ancak yine de empati yapmaya hepimizin ihtiyacı var. Misafirlerimizin büyük kısmı sadece kamplarda değil Türkiye’nin her yerinde yaşıyor. Her mağduriyetin giderilmesi için yapılacak şey, yükün ve sorumluluğun paylaşılmasıdır. Savaşın mağdur ettiği kadınlar için yapılacak en önemli şey de insanları harekete geçirmektir."

Davutoğlu, savaşların genellikle 2 tarafı olduğuna dikkati çekerek "Ancak iç savaşlarda herkes yara alıyor, sakat kalıyor ve acı çekiyor. İç savaşlar evleri, barkları, ocakları, yürekleri yakıyor, yıkıyor. Tüm savaşlarda en çok kadınlar ve çocuklar zarar görüyor. En zayıf, en güçsüz, en korunaksız olan en büyük zararı alıyor" şeklinde konuştu.

"ULUSLARARASI TOPLUM MERHAMET SINAVINDA BAŞARISIZ OLDU"

Sare Davutoğlu, savaşın mağdur ettiği kadınlar seslerin yükseltilebileceğini, dünyanın uyuyan vicdanının harekete geçirilebileceğine değinerek zalime zalim demeyen uluslararası toplumun, merhamet sınavında başarısız olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin 1 milyon 600 bin Suriyeli mağdura merhamet elini uzattığını bildiren Davutoğlu, "Allah’a şükürler olsun ki, yanı başımızdaki acıyı dindirmek için elinden geleni yapmaya çalışan bir milletimiz, devletimiz ve Birleşmiş Milletlerimiz var" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin savaştan, ölümden, kurşundan, bombadan kaçan çocukları, kadınları güvenliğe kavuşturduğuna dikkati çeken Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Biliyoruz ki bu yetmez, yetmiyor. Kamplardaki çocukların kadınların sorunları var. Kampların dışında yaşayan Suriyeli kardeşlerimizin ciddi sorunları ve ihtiyaçları mevcut. Onlar evlerine, yurtlarına dönünceye kadar yapmamız gereken görevlerimiz var. Sadece bizim ülkemizde olanların değil, farklı ülkelerdeki sığınmacıların da bizimkinden çok daha ciddi sorunları var. Suriye’den çıkamayan, mahsur kalan ama orada yerinden yurdundan olan kadınlar ve çocuklar, çok daha zor durumda. Uluslararası toplum, bu acıların daha ne kadar çoğalmasını bekliyor?"

"TÜRKİYE’YE TEŞEKKÜR"

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ve Operasyonlardan Sorumlu Yüksek Komiser Yardımcısı Janet Lim ise Türkiye’nin 4 milyar dolardan fazla kaynak aktararak Suriyeli mültecilere kucak açtığın belirterek, teşekkür etti.

Türkiye’nin Suriye’deki iç savaşın önüne geçebilmek ve mülteci sorununu dünya kamuoyunun gündemine getirebilmek için önemli çalışmalar yaptığını ifade eden Lim, Türk hükümetinin okul, enerji tedariki, kamu finansmanı gibi birçok konuda Suriyelilerin sıkıntılarını giderebilmek ve yaralarını sarabilmek için çalıştığına dikkati çekti.

BM Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü ve BM Kadın Türkiye Temsilcisi Ingibjorg Gisladottir de, savaş ve kadın konusunda özellikle Suriye’nin zaman kaybetmeden ele alınması ve gündeme getirilmesi gerektiğini kaydetti.

KADEM Başkanı Yrd. Doç. Dr. Sare Aydın Yılmaz ise, tarihi, milleti ve insanlarıyla komşu ülke Suriye’de yaşanan drama karşı herkesin sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiğini söyledi.

4 yıldır süren savaşın birçok ülkeyi de tehdit eder hale geldiğini ifade eden Yılmaz, "Arap Baharıyla başlayan olaylar, kelebek etkisiyle tüm Ortadoğu’yu sarmıştır. Suriye’de yaşanan dram da bunun devamıdır" diye konuştu.

Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz da, savaşın en ağır acısını kadın ve çocukların çektiğini, bunun da geleceği tehdit ettiğini vurguladı.

KADEM Yönetim Kurulu Üyesi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Türkiye iyi niyet elçisi, ses sanatçısı Muazzez Ersoy ile çok sayıda davetlinin izlediği panelde, Tülay Gökçimen’in "Haykırış" belgesinden bazı bölümler gösterildi.

Panel öncesi fuayede açılan fotoğraf sergisini gezen katılımcılar, Başbakan’nın eşi Sare Davutoğlu ve Başkan Fatma Şahin ile fotoğraf da çektirdiler.

Günboyu devam eden panele, Suriyeli mültecilerin kaldığı kamplardan gelen savaş mağduru kadınlar ile çok sayıda davetli katıldı.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.