2. Uluslararası İslam Ticaret Hukuku Kongresi

- Konya'da yapılan kongrenin sonuç bildirgesinden: - "Herhangi bir çaba sarf etmeden pazarlamacı üyeye menfaat getirme esasına dayanan ve ürün satmaktan çok, getirilen üyelerden elde edilecek primlere dayalı bir sistem olan 'ağ pazarlaması', barındırdığı sakıncalar sebebiyle caiz değildir" - "Bankalar, faiz içermeyen ve karz esasına dayanan kredi kartı çıkarabilir. Bu durumda kredi kartı hamiline dönem borcunu vadesinde ödememesi durumunda faiz tahakkuk ettirilemez"

2. Uluslararası İslam Ticaret Hukuku Kongresi

banner390

KONYA (AA) - Konya'da 15-18 Ekim'de gerçekleştirilen 2. Uluslararası İslam Ticaret Hukuku Kongresi'nin sonuç bildirgesi açıklandı.

Kongre Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Bayyiğit, Konya Ticaret Odası'nda düzenlenen toplantıda, İslam hukuku açısından faiz, borsa, sigorta ve bankacılık uygulamalarının ele alındığı kongreye özellikle iş dünyasının büyük ilgi gösterdiğini söyledi.

Kongrenin önceden belirlenen amaçlar doğrultusunda başarıyla tamamlandığını belirten Bayyiğit, "Kongremizin en önemli amacı; iş dünyamızın sorunlarına İslam hukuku çerçevesinde çözümler üretmekti. Bu konuda bazı kararlar alındı. Kongre, İslam ülkeleri arasında ümmetin problemlerine ortak çözümler üretme anlayışının yaygınlaşması açısından da kazanım sağladı" diye konuştu.

- "Ağ pazarlaması caiz değildir"

Daha sonra Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Yaman, 4 oturumda gerçekleşen kongrede alınan kararların sonuç bildirgesini açıkladı.

Sonuç bildirgesinde; herhangi bir çaba sarf etmeden pazarlamacı üyeye menfaat getirme esasına dayanan ve ürün satmaktan çok getirilen üyelerden elde edilecek primlere dayalı sistem olan "ağ pazarlaması"nın, barındırdığı sakıncalar sebebiyle caiz olmadığı bildirildi. Fakat mal veya hizmetlerin tüketicilere satışının esas alınması, bunların fıkhın genel prensiplerine uygun olması ve üyenin istediği zaman sistemden ücret ödemeden ayrılabilmesi durumda ağ pazarlamasının caiz olduğu konusunda ittifaka varıldığı belirtildi.

Haram faaliyetlerde bulunan iş yerlerine dışarıdan ürün ve hizmet satımı konusunda; "İştigal alanı dinen helal olan bir işletmenin, iştigal sahası haram olan bir işletmeye, dış kaynak kullanımı çerçevesinde mal ve hizmet satışının hükmü, 'haram bir faaliyete destek olmanın dini hükmü' kapsamında ele alınmalıdır. İşletmeye satılan helal mal, o işletmenin haram olan ürününün ortaya çıkış zincirini teşkil etmiyorsa, bu durumda herhangi bir sıkıntı yoktur" denildi. 

Devlete verilen vergilerin zekat yerine geçmeyeceği, eğer devlet bir mevzuat geliştirerek zekatı ayrı bir kalemde toplayıp dinin esasları çerçevesinde dağıtmayı taahhüt ederse, o zaman devlete zekat verileceğine işaret edildi.

Faiz ve kredi kartı konusuna dikkatin çekildiği bildirgede şunlar kaydedildi:

"Alacaklının ödeme sıkıntısı çeken borçluya yeni bir ödeme planı üzerinden anlaştığı 'borç yapılandırması' sistemi, taraflara olduğu kadar makro ekonomiye de fayda sağlar. İslami açıdan bu sistemde alacaklının borç miktarına dokunmadan, vadesini uzatıp kısaltarak borcu taksitlendirmesinde herhangi bir sakınca yoktur. Bankalar, faiz içermeyen ve karz (bir günlük olarak verilen faizsiz kredi) esasına dayanan kredi kartı çıkarabilir. Bu durumda kredi kartı hamiline dönem borcunu vadesinde ödememesi durumunda faiz tahakkuk ettirilemez. Banka ve kredi kartlarının ticari işlemleri kolaylaştırma amaçlı kullanılması ve bunların bir borç aracı haline getirilmemesi gerekir. Kredi kartıyla vadeli/taksitle yapılacak altın alışverişinin, caiz olmadığı konusunda görüş birliği oluşmuştur." 

- "Borsada kumarı engelleyecek hukuki düzenlemeler yapılmalı"

Hisse alım satımı konusunda borsada kumar ve diğer manipülatif işlemleri engelleyecek hukuki düzenlemelerin yapılması gerektiği vurgulanan bildirgede, "Borsalarda 'açığa satış' ve 'marjlı satış' olarak adlandırılan işlemler, 'faiz yasağının ihlali' sebebiyle caiz değildir. Faaliyet alanları içerisinde haramla iştigal söz konusu olan şirketlerin hisse senedine yatırım yapmak caiz değildir" ifadelerine yer verildi.

Ticari isim ve şirket isminin kiralanması ile banka kasası kiralanmasının caiz olduğu, ancak diploma, taşıyıcı annelik, tez yazımı ve İslam'ın haram kıldığı fiillerin icra edilmesi hususunda yapılan kiralamaların, "insan kaçakçılığını kolaylaştırmak için yapılan kiralamalar" kapsamına alındığı için caiz olmadığına işaret edildi.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.