28 Şubat mağduru öğretmen yaşadıklarını unutamıyor

- Karadeniz Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümünü üçüncülükle bitiren ancak 28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle mesleğinden ihraç edilen fizik öğretmeni, ayrı kaldığı öğrencilerine 14 yıl sonra kavuştu - Nezir: "Bir keresinde 100 kişilik bir öğretmen grubunun içerisinde Yahşihan ilçesinde müfettiş bana, 'Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir; tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir" demişti. Bu, çok rencide edici bir şey"

28 Şubat mağduru öğretmen yaşadıklarını unutamıyor

banner390

KIRIKKALE (AA) - FATİH GÖKMEN - 28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle mesleğinden ihraç edildikten 14 yıl sonra yeniden öğrencilerine kavuşan fizik öğretmeni Selma Nezir, yaşadığı sıkıntıları ve öğrencilerinden ayrı kaldığı yılları üzülerek hatırlıyor.

Nezir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Karadeniz Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümünü üçüncülükle bitirdiğini, 1993 yılında Erzincan Kazım Karabekir Lisesi'nde göreve başladığını ve bir yıl sonra da Trabzon Maçka İmam Hatip Lisesi'ne tayin istediğini söyledi.

Burada çok güzel çalışma dönemi geçirdiğini ve daha sonra 28 Şubat sürecinin başladığını aktaran Nezir, "O dönemde 3’üncü kızıma hamileydim ve ücretsiz izne ayrılmıştım. Daha sora eşimin tayini nedeniyle 1998 yılında Kırıkkale’ye geldik. Yahşihan Namık Kemal İlköğretim Okulu'nda göreve başladım ancak ben ilköğretim öğretmeni değil, lise öğretmeniyim. O dönemin valisi malum sebeplerden dolayı bizi liseye değil, ilköğretime atadı. Bunun sebebi de müfettişlerin ilköğretime daha sık gelmesi, bizim süreci hızlandıracaktı. O dönemdeki bütün arkadaşlar aynı süreçten geçtiler" diye konuştu.

Nezir, göreve başlar başlamaz 2 gün içerisinde uyarı cezası aldığını ve tekrar ücretsiz izne ayrıldığını belirterek, tekrar göreve başladığında ancak bir ay kadar kendine ders verildiğini, sonra hiç verilmediğini anlattı.

Bu dönemde bu şekilde 2 yıllık bir süreç geçirdiğini ve müfettişlerin sürekli okula gelip gittiklerini, okuldaki öğretmenlerin görüşlerini aldıklarını dile getiren Nezir, şöyle devam etti:

"Bu dönemde bana kesinlikle görev vermediler. Ben sürekli öğretmenler odasında oturuyordum. Arkadaşlarım bana, 'Her gün aynı heyecanla, gülerek, mutlu bir şekilde geldin ama akşamları bembeyaz yüzünle, mutsuz bir yüzle geri döndün' diyorlardı. Okula milli eğitim müdürü, müfettiş geldiğinde sanki vebalı gibi beni görmesinler, hala burada mıyım diye sinirlenebilir diye onlar başka sınıfları gezerken beni de onların gezmiş oldukları sınıflara sokarak benim ortada gözükmememi istediler. Bu şekilde bir süreç de yaşadık ve Ağustos 2000'de görevden uzaklaştırıldım. Bunun öncesinde de bir maaş kesme cezası da aldım. Çok üzücü bir süreçti."

O dönemde bir müfettişle arasında geçen diyaloğu aktaran Nezir, "Öğretmenlerin zümre ve sene başı toplantıları oluyordu. Müfettişler konuşmalar yapardı. Bir keresinde 100 kişilik bir öğretmen grubunun içerisinde Yahşihan ilçesinde müfettiş bana, 'Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir; tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir' demişti. Bu çok rencide edici bir şey. Açıkçası 'haddini bildireceğiz' dedi. 100 kişinin içerisinde" ifadesini kullandı.

Nezir, görevden alındığımda çok üzüldüğünü ancak bu sürece dayanabildiği için de şükrettiğini belirterek, desteklerinden dolayı eşine çok teşekkür ettiğini söyledi.

Bu süreçte eşinin kendisini çok desteklediğini, hep yanında olduğunu anlatan Nezir, en büyük kızının o dönemde ilkokula gittiğini ve bu olaylardan çok etkilendiğini, bütün sürece hakim olduğunu anlattı.

- "Bir nesil geçmişti"

Nezir, 2006 yılında kendilerine tekrar dönüş imkanı sağlandığını ve tekrar Keskin ilçesinde bir meslek lisesinde çalışmaya başladığını anlatarak, şöyle devam etti:

"4 ay çalıştıktan sonra müdür bey 'ben risk almak istemiyorum. Size gerekli cezaları vermeye başlarım' gibisinden bana uyarıda bulundu. Bu süreci taşıyamayacağını söyledi bana. O süreçte de hacca gitmiştik. Hacdan dönünce tekrar aynı süreci yaşamak istemedim ve istifa ettim. O zaman Abdullah Gül’ün de Cumhurbaşkanı olma süreciydi. Başörtülü eşi olan birisinin Cumhurbaşkanı olur mu, olmaz mı konusunun tartışıldığı bir dönemdi. Devletinizin başkanı seçilecek ve kendinizi onun önünde bir engel gibi görüyorsunuz. Devleti daha önde tutuyorsunuz ve 'Ben çekileyim, önünde köstek olmayayım' şeklinde bir düşünceye girdim ve istifa ettim. 2 yıl önce yine bize hak verildi ve Beşir Atalay Anadolu İmam Hatip Lisesinde tekrar göreve başladım, öğrencilerime kavuştum. Bir nesil geçmişti. 28 Şubat süreci başladığında küçük kızım 6 aylıktı. Döndüğümde ise kızım imam hatip lisesi 2. sınıf öğrencisiydi. En verimli çağımızı, dönemimizi dışarıda geçirmiş olduk. Biz tekrar geri döneceğiz umuduyla ayrılmamıştık zaten. Ayrıldığımızda bin yıllık bir süreç demişlerdi. Biz de bin yıl yaşamayacağımıza göre, tekrar böyle bir dönemi göreceğimizi düşünmemiştik. Allah bu ülkeye bir daha 28 Şubat dönemleri gibi süreçleri yaşatmasın."


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.