Avukat İbrahim Avşar:

İş ve trafik kazalarındaki artışla birlikte vatandaşın cezai yaptırım ve tazminat talep etme konusunda bilinçli olmadığını belirten Ankara Barosu Avukatlarından İbrahim Avşar, konunun artan iş ve trafik kazalarıyla gündemde kaldığını...

Avukat İbrahim Avşar:

banner390
İş ve trafik kazalarındaki artışla birlikte vatandaşın cezai yaptırım ve tazminat talep etme konusunda bilinçli olmadığını belirten Ankara Barosu Avukatlarından İbrahim Avşar, konunun artan iş ve trafik kazalarıyla gündemde kaldığını vatandaşın bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğini bildirdi.

İş kazaları,maden kazaları ve trafik kazaları hukuk sistemi içinde iki şekilde sonuç doğurduğunu belirten Avşar, ölüm ve yaralanmayla sonuçlanan kazalarda cezai yaptırımlar ve tazminat talebi söz konusu olduğunu bildirdi. İş, maden yada trafik kazası sonucunda yaralanma ve ölüm var ise Cumhuriyet savcılığı doğrudan soruşturma açarak suçlular hakkında iddianame hazırlayarak kamu davası açtığını bildiren Avukat İbrahim Avşar, “Suçtan zarar görenlerin yada kazada ölüm varsa mirasçıları, açılan kamu davasına müdahil olarak katılma imkanları vardır. Davanın her aşamasında yargılamaya katkıda bulunabilirler. Suçtan zarar görenlerle, ölümlü kazalarda mirasçılar Cumhuriyet Savcılarının doğrudan harekete geçmesini beklemeden, bizzat kazanın olduğu yer Savcılığına müracaat ederek kovuşturma açılması talebi ile suç duyurusunda bulunabilirler.İkinci olarak da kazalarda zarara uğrayan kişiler ile ölüm varsa mirasçılarının uğramış oldukları maddi ve manevi zararlarla, ölüm neticesinde desteğini kaybedenlerin, destekten yoksun kalma davası açma hakları vardır” dedi.

Bu aşamada dikkat edilmesi gereken ve çok önemli bir husus bulunduğunu bildiren Avşar, iş kazaları ile trafik kazalarında maddi ve manevi tazminatla destekten yoksun kalma tazminatlarında davalı kişi yada kuruluşun mal varlığının bulunması çok önemli olduğunu belitti. İbrahim Avşar,”Dava sonuçlandıktan sonra, mahkeme kararında hükmedilen tazminat ve alacakların tahsil edilebilmesi için davalı tarafın mal varlığının buna imkan tanıması, mal varlığının bulunması gerekmektedir. Trafik kazalarında bu konu bir ölçüde teminat altına alınmıştır. Kazada kusurlu olan aracın zorunlu trafik sigortası, maddi tazminatları poliçe limitleri ile karşılamaktadır. Yolcu taşımacılığı yapan araçların yaptırmak zorunda oldukları yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası da maddi tazminatları yine poliçe limitinde karşılamaktadır. Hukuk sistemimizde bu iki sigortanın da kaza yapan araç tarafından yaptırılmamış yada kaza yapan aracın tespit edilememesi halinde güvence hesabı kapsamında tazminatları karşılanmaktadır. Bu husus mağduriyetleri bir oranda gidermektedir.Trafik kazalarında birden fazla ölüm ve yaralı bulunması halinde, tazminatlar poliçe limiti sınırları içerisinde zarar görenlere pay edilmektedir.. Poliçe limitinin karşılamadığı kısımlarda davalının mal varlığına yönelmek gerekmektedir. Maden ve iş kazalarında ise dava sonunda, tazminatların tahsili, davalının malvarlığının buna imkan tanıması halinde mümkün olabilmektedir. Tüm temennimiz ülkemizde iş kazası ve trafik kazasının hiç olmamasıdır. Ancak kazalar sonunda, kazaya uğrayanların, mirasçıların, geride kalanların haklarının bir an önce ödenmesi acılarının daha da artmasına engel olacaktır. Davaların sonuçlanması kimi zaman seneleri bulmaktadır.”

İş, maden,trafik gibi tüm kazalarda zarar görenlerin, maddi tüm haklarının karşılanması için geniş kapsamlı fon, sigorta gibi garanti sistemlerinin oluşturulmasında çok büyük hukuki ve sosyal fayda olduğuna dikkati çeken İbrahim Avşar, bu fonların, işin mahiyetine göre trafik sigorta poliçelerine eklenecek cüzi bir meblağ ile oluşturulabileceğini belirtti. Avşar,” Diğer iş dallarında da benzer fonlar oluşturulması mümkündür. Kazalar sonrasında hesap uzmanları vasıtası ile uğranılan zararın tespiti ile bu fondan, tedbir amaçlı olarak ödemelerin yapılması mağduriyetleri önleyecektir” dedi.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.