Bursa’daki Suriyeli Misafirler 50 Bine Ulaştı

Bursa’da misafir edilen Suriyelilerin sayısı 50 bine ulaştı. Uludağ Stratejik Araştırmalar Platformu’nun bu ayki gündemi Suriyeli misafirlerin durumu oldu. Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ferhat Pirinçci, Türkiye’deki 1 milyon...

Bursa’daki Suriyeli Misafirler 50 Bine Ulaştı

banner390
Bursa’da misafir edilen Suriyelilerin sayısı 50 bine ulaştı. Uludağ Stratejik Araştırmalar Platformu’nun bu ayki gündemi Suriyeli misafirlerin durumu oldu. Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ferhat Pirinçci, Türkiye’deki 1 milyon 657 bin misafire ilave olarak, Halep şehrinde dengelerin bozulması halinde 2 milyon kişinin daha göç edeceği tek adresin Türkiye olduğunu söyledi.

Müstakil Sanayici İşadamları Derneği Bursa Şubesindeki toplantıda konuşan Bursa Valisi Münir Karaloğlu, Suriyeli misafirler konusunda en huzurlu ilin Bursa olduğuna dikkat çekerek, "Şehrimizde şu an 48 bin kayıtlı misafir var. Bunlardan 3 bin 600 tanesine resmi çalışma tezkeresi verildi. Bir yıl önceki sivil toplum kuruluşları ile yaptığımız toplantımızda bu rakam 4 bin 600 idi. Biz bu toplantıda gelenlerin kayıt altına alınması, kendilerine mesleki ve çocuklarına temel eğitim verilmesi konusunda kararlar almıştık. Kayıt konusunda başarılı olduk. Bu yöndeki genelgemiz Göç İdaresi tarafından bütün Türkiye’de uygulamaya alındı. Şimdi çocukların okullarımızda özel sınıflar açılarak eğitilmesi konusundaki teklifimize Suriyeli misafirler de sıcak bakmaya başladı. Eğitim döneminin başı veya arası demeden bütün çocukları her zaman kabul ediyoruz. Kadınların halk eğitim merkezlerinde eğitimden geçirilip meslek sahibi edilmesi ve konfeksiyon sektörü başta olmak üzere uygun alanlarda çalıştırılmaları hususundaki teklifimiz de Suriyeliler tarafından yavaş yavaş kabul görmeye başlıyor. Özellikle Suriyeli kadınların konfeksiyon gibi uygun yerlerde çalışabilmeleri için halk eğitimin el sanatları kurslarına iştirakleri başarılı olursa bu da Türkiye’ye örnek olacaktır. Misafirleri kayıt altına alınca sosyal yardımlaşma vakıfları, belediyelerimiz, AFAD vasıtası ile yardımlarımız da düzenli hale geldi. Şu anda hangi klinikte tedavi olacakları, hangi eczaneden ilaçlarını alacaklarını biliyorlar. Kömür yardımları da büyükşehir belediyemiz tarafından yapılıyor. Sivil toplum kuruluşlarımızın kardeş aile uygulaması ile de birçok haneye sahip çıkıldı" dedi.

"İŞ VERENLER SURİYELİLERİ SÖMÜRMEMELİ"

"Şu anda Bursalılardan tek ricamız, bu misafirlerimizi Türkiye’de vatandaşlarımızı çalıştırdıkları gibi gerçek haklarını, ücretlerini vermeleridir" diyen Karaloğlu, "Ben yardım ediyorum diyerek günlük 15-20 liraya eleman çalıştıranların yardım etmediklerini, emeği sömürdüklerini belirtmek isterim. Kul hakkına girmemeliyiz. Bu konuda iş verenlerin vicdanlı davranmalarını hatırlatıyorum. Hassas olduğumuz bir husus da, Suriyelilerden dilencilik yapmak isteyenlere Bursa Valiliği tarafından müsamaha gösterilmeyeceğidir. Bu kişileri toplayıp Güneydoğu’daki mülteci kamplarına gönderiyoruz. Halkımız da bu konuda dilenenlere müsamaha göstermesin" diye konuştu.

"HALEP’TE DENGELER BOZULURSA YENİ GÖÇ DALGASI GELEBİLİR"

Uludağ Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ferhat Pirinçci’de, Türkiye’nin beklemediği bir göç dalgasına maruz kaldığına işaret ederek, "Dünyanın hiçbir ülkesi böyle bir göç akımının karşısında böyle başarı gösteremezdi. Birleşmiş Milletler’in insani yardım kamplarında kişi başına günlük 7 litre su verilebilirken, Türkiye’nin sağladığı imkanlar

dünya standartlarının çok üzerindedir. Bugüne kadar Suriyeli misafirlere Türkiye bütçesinden yapılan yardım 4.5 milyar doları aştı. Bunun ancak 246 milyon dolarlık kısmı uluslararası örgütler tarafından Türkiye’ye ödenmiştir. Birçok ülke, Suriyeli mülteciler adına proje yapıp uluslararası kurumlardan çok yüksek kaynaklar alırken, Türkiye’ye yardım gelenlere oranla komik seviyededir. Türkiye açık kapı politikası ile, gelenlerin hiçbir etnik kökenine bakmadan dünyaya insanlık dersi vermektedir. Bugün 2 yıllık sürede bir ülkeye sığınan 1 milyon 700 bin insana böyle imkanlar sağlayabilen başka bir ülke yoktur. Bu misafirlik döneminde 55 bin kadın Türkiye’de doğum yaptı. Ancak en büyük endişem, çok parçalı hakimiyet altında olan Halep şehrindeki bir hareketlenmede, bu şehirde yaşayan 2 milyon kişinin akıbetidir. Halep’teki bir sıkıntıda 2 milyon kişinin gideceği tek adres Türkiye olacaktır. Suriye’deki iç savaştan hiçbir ülke Türkiye kadar etkilenmedi. Uluslararası arenada Amerika’nın ve Batı ülkelerinin de verdikleri sözlere uymamaları, dünya siyaset tarihine bir leke olarak geçecektir. Türkiye önümüzdeki dönemde bu misafirlere vatandaşlık ve çalışma izni gibi konularda geniş çaplı düzenlemeye gidecektir. AB ülkelerinden de kalifeye olanları kabul etme beyanları vardır. Ancak Türkiye, hiç kimsenin mesleğine, mezhebine bakmadan hizmet vermektedir. Bu misafirliğin en az 3 yıl daha devam edeceğini düşünüyorum" diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.