Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençleri kabul etti

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Birileri 150 yıldır ısrarla bizi kökümüzden koparmaya çalışıyor. Biliyorsunuz, köksüz ağaçlar, bugün olmazsa yarın ama mutlaka devrilmeye mahkumdur. Şayet kendimize aydınlık bir gelecek...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençleri kabul etti

banner390

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Birileri 150 yıldır ısrarla bizi kökümüzden koparmaya çalışıyor. Biliyorsunuz, köksüz ağaçlar, bugün olmazsa yarın ama mutlaka devrilmeye mahkumdur. Şayet kendimize aydınlık bir gelecek inşa etmek istiyorsak, köklerimizle ilişkimizi yeniden kurmalı, sağlamlaştırmalıyız" dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla gençlerle bir araya geldi.

Bir Rus generalinin "Demek ki yalnız Türkleri değil, onların tarihini de yenmek lazım" sözünü anımsatan Erdoğan, "Bunu derken kastettiği şey işte tam da budur. Yani sadece kendilerini, şu anda muhatabımız olanları değil, onların tarihini de yenmek lazım ki onları o zaman ne yapalım, kökünü kazımış olalım" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de yıllarca bunun yapılmaya çalışıldığını belirterek, "Koskoca bir milletin kendi geçmişinden, kendi değerlerinden, kadim tarihi mirasından kopartılmak ve bunlara yabancılaştırılmak" istendiğini kaydetti.

Erdoğan gençlere şöyle seslendi:

"Gençler şunu unutmayın, dilimizden kopartıldık, bin yıllık bir birikimi kenara attık. İşte az önce söylediğim 'şah damarının kesilmesi' budur. Bir şah damarı kesilirse o canlı yaşayabilir mi? Yaşayamaz, işte dil bu kadar önemlidir. Biz şu anda bin yıllık tarihimizi bilmiyoruz, okuyamıyoruz, onunla ilişkiyi, ilgiyi, irtibatı kuramıyoruz." 

Erdoğan, Osmanlıca konusunda yeni bir adım atıldığını, bununla yeniden ülkenin tarihinin keşfedilmesi, öğrenilmesi ve bununla geleceğinin temellerinin çok daha farklı ve güçlü bir şekilde inşa edilmesini istediklerini ifade etti.

- "Hamasetten ve husumetten uzak..."

Cumhurbaşkanı Erdoğan,  ''Sevgili gençler, inancımızdan kopartılmaya çalışıldık, dün Türkçe ibadet bunu yaptılar. Bugün Kürtçe ibadet diye aynı emelin peşinde koşuyorlar'' dedi.

Erdoğan, müderrislerin, alimlerin, ozanların, aşıkların hor görüldüğünü; ithal olan dışarıdan alınan ne varsa makbul görüldüğünü, baş üstünde tutulduğunu ancak medeniyetler beşiği olan Anadolu'nun mahsun bırakıldığı eleştirisinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yahya Kemal'in "Kökü mazide olan ati" ifadesini anımsatarak, "Eğer geçmişe dayalı bir gelecek inşa edemezseniz, bitersiniz. Bizler ulu bir çınar gibi kökü derinlerde tarihi bir mirasın büyüttüğü, beslediği, bugünlere bizi getirdiği, geleceğe de bu bilinçle yürüyen bir milletiz, öyle de olmak zorundayız. Ama birileri 150 yıldır ısrarla bizi kökümüzden koparmaya çalışıyor. Biliyorsunuz, köksüz ağaçlar, bugün olmazsa yarın ama mutlaka devrilmeye mahkumdur. Şayet kendimize aydınlık bir gelecek inşa etmek istiyorsak köklerimizle ilişkimizi yeniden kurmalı, sağlamlaştırmalıyız" diye konuştu.

Son 12 yıldır bunun mücadelesini verdiklerini anlatan Erdoğan, "Bizim 12 yıllık mücadelemiz köklerimizle kadim değerlerimizle irtibatımızı yeniden kurma mücadelesidir. Değersizleştirilen, yok sayılan, tahkir edilen tarihimizi doğru bir şekilde anlama ve anlatma mücadelesidir. Hamasetten ve husumetten uzak bir şekilde adil, hakikate ve hakkaniyete uygun bir şekilde onu idrak etme ve kavrama mücadelesidir. Bizim çabamız aradaki yanlışları düzelterek, eksikleri gidererek milletimizle tarihini yeniden buluşturma mücadelesidir" değerlendirmesinde bulundu.

- "Parlamento'daki süreci askerliğe sayarsın olur biter"

Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti'nin 1923 yılında kurulduğunu ama köklerinin çok daha derinlerde olduğuna vurgu yaparak, "Herhalde '23' deyip, orayı sıfır noktası kabul etmiyoruz değil mi, kökümüz bizim çok daha derinlerde" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere şöyle seslendi:

"Türkiye Cumhuriyeti bizim ilk değil son devletimizdir. Cumhurbaşkanlığı forsunda sembolik olarak yer alan 16 devletimizin tarihi 2 bin 200 yıldan fazladır. Biz bir kabile devleti değiliz, biz bir göçebe devleti değiliz, biz devletler inşa etmiş, tarihi, medeniyeti güçlü olan bir devletiz. Bizim böyle bir yapımız var. Bugün bize hizmet veren birçok kurum, kuruluş, vakfımızın tarihine şöyle bir bakın. Geçmişi 300 yılı, 500 yılı, bin yılı bulan kurumlarımızın olduğunu görürsünüz. Açın Selçuklu tarihini, Osmanlı tarihini, Cumhuriyet tarihini okuyun, 15 yaşında kumandanlar, 17 yaşında fatihler, 20 yaşında mimarlar, dünyaya mal olmuş şairler, sanata, bilime yön vermiş delikanlılar olduğunu göreceksiniz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'de seçme yaşı 18, seçilme yaşı 30'du. Burada mantık var mı? Burada sadece mantıksızlık var. Zor olan seçmektir, seçilmek kolaydır. Koyarlar sizi meydana, seçerler veya seçmezler. Ama seçmek iyiyle kötüyü ayırt etmektir, o bilince ulaşmaktır. Başbakanlığım dönemimde ilk attığım adım bu oldu. Dünyayı, Avrupa'yı, her yeri incelettim. Bunun neticesinde gördüm ki biz gerçekten çok çok gerilerdeyiz. Niye? Oralarda var. Seçme seçilme yaşının 18 olduğu ülkeler var, Avrupa'nın birçok ülkesinde bu var, peki bizde niye bu olmuyor? Biz niye gençlerimize değer vermiyoruz."

Erdoğan, ilk etapta 30'u 25'e indirdiklerini vurgulayarak, "Bir gün televizyon izlerken baktım ki üstelikte hoca milletvekili yanına iki genci almış, o gençlerin yüzüne baka baka orada hakaret ediyor, 'Biz bu parlamentoyu çoluk çocukla mı dolduracağız?' diyor. Böyle bir mantık, anlayış olabilir mi? Hatta Sayın Başbakanımıza, 'Ahmet bey, ne yapalım edelim, seçme, seçilme yaşını 18'e indirelim, çekelim' dedim. Seçme seçilmeyi 18'e indirdiğiniz zaman Parlamento 18 yaşındaki gençlerle dolacak diye bir şey yok ki. Maksat, yarışa 18 yaşındaki gençlerimizi de koyalım. Hemen bahane hazır, 'askerlik ne olacak.' Askerlik olacak, hiçbir şey yok, ona mani bir hal yok ki. Parlamento'daki süreci askerliğe sayarsın olur biter" diye konuştu.

Çözüm üretilmek istendiği zaman pratik zekanın bunları ürettiğini, kendilerinin bunları yaptığını, polisler için de aynı şeyi yaptıklarını anımsatan Erdoğan, bedelli askerliğin parayla yapıldığını, milletvekilliğinin de aynı şekilde olabileceğini kaydetti.

Bu konuda çok alternatif bulunduğunu anımsatan Erdoğan, "Ben gençlerimize inanıyorum. Onun için 18'in seçme ve seçilme yaşı olması mukadderdir ve olacaktır. Ben buna inanıyorum" dedi.

- "Büyük devletin evlatları büyük düşünecek"

Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethettiğinde çok genç olduğunu savunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, babasının Fatih'e 13 yaşındayken Devlet-i Aliye'yi Osmaniye'yi vermek istediğini, Fatih'in ise "Ben daha çocuğum" dediğini anlattı. 

Babası emrettiği için Fatih'in "Madem ki ben Devlet-i Aliye'yi Osmaniye'nin padişahıyım. O zaman size emrediyorum, gelin devletin başına geçin" sözleriyle görevi babasına geri verdiğini, bu olaydan sonra bir çağın kapanarak, yeni bir çağın açıldığını belirten Erdoğan, "İşte bütün o topların, dökümle ilgili matematik hesaplarının içinde Fatih'in zekası var" diye konuştu.

Erdoğan, gençlere, "Tıpkı atalarımız, mirasını devraldığımız dedelerimiz gibi sizler de tarih yazacak, sizler de tarihin akışını değiştirecek yaştasınız. Çünkü siz o kumaştasınız" diye seslendi.

Fatih'in karadan gemileri yürüttüğü gibi kendilerinin de Marmaray'ı denizin altından götürdüklerini kaydeden Erdoğan, "Büyük devletin evlatları büyük düşünecek. Size, gençlere küçük düşünmek asla yakışmaz, hep büyük düşüneceksiniz. 'Ama ben daha gencim' yok, siz güçlüsünüz" dedi.

(Sürecek)


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.