Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trabzon'da

TRABZON (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çocuklarıyla ilgili bazı gazetelerdeki haberleri değerlendirirken, "Benim evlatlarım bu ülkenin vatandaşı değil mi? Bu ülkenin vatandaşı. Sosyal faaliyetlerde de bulunacaklar, iş de...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trabzon'da

banner390

TRABZON (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çocuklarıyla ilgili bazı gazetelerdeki haberleri değerlendirirken, "Benim evlatlarım bu ülkenin vatandaşı değil mi? Bu ülkenin vatandaşı. Sosyal faaliyetlerde de bulunacaklar, iş de yapacaklar. Yeter ki devlette iş yapmasınlar" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trabzon Atatürk Alanı'nda gerçekleştirilen toplu açılış töreninde halka hitap etti.

Diyanet İşleri Başkanının makam aracıyla ilgili açıklamalara değinen Erdoğan, "Tutmuş ekonomi anlatıyor, ekonomiyi anlatırken de 'Kaynakları temin ettik.' Temin ettin de ne yaptın? Neymiş? Diyanet İşleri Başkanının altındaki Mercedes'i almış, oradan 1 milyon lira kaynak temin etmiş. Ya sen ne diyorsun? Bir defa o Mercedes 1 milyon lira değerinde değil. Böyle rakamlardan kaynak olur mu? Gerçekten iyi bir komedyen olur bunlardan, başka bir şey olmaz" ifadesini kullandı.

Konudan haberdar olması halinde Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'e, "Ya ne yapıyorsun, böyle bir şey yapılır mı? Bu makama, bu arabanın daha kalitelisi, daha lüksü gerekir. Burası Diyanet İşleri Başkanlığı makamı. Sana bu saldırıda bulunanların çoğunun altında bu araba var ya, var" diyeceğini aktaran Erdoğan, "Bu Türkiye, eski Türkiye değil. Eski Türkiye'de o arabalara binmek lükstü. Diyanet İşleri Başkanlığımıza laf uzattırmayacağız. Onlar istediği kadar saldırsın" diye konuştu.

Diyanet İşleri Başkanlığına yönelik saldırıların yanı sıra "Din dersinin kaldırılmasından" da bahsedildiğini anımsatan Erdoğan, "Ne olacak? Müftüsü böyle olanın tabii ki başkanı da böyle olacaktır. Kusura bakma, o da eski Türkiye'de kaldı" dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"İmam hatipleri kaldıracaklarmış. Kayseri'ye gidiyor çünkü bu akşam başka, sabah başka konuşur. Kayseri'de diyor ki, 'Ben öyle bir şey demedim.' Doğru, öyle bir şey söylemedin ama seçim bildirgene şunu koydun, '1+8+4'. İmam hatiplerin orta kısmını kapatırken formül yine buydu zaten. Çünkü 8 dediğin zaman, ilkokulla ortaokulu birleştiriyorsun. Bunu birleştirdiğin zaman imam hatiplerin, meslek liselerinin orta kısmını kapatıyorsun. Müslüman, bir sokulduğu delikten bir daha sokulmaz. 600 bin imam hatipli vardı o zaman, kapatılınca öğrenci sayısı 60 bine düştü. Şimdi imam hatipleri tamamen açtık mı? Katsayıyı kaldırdık mı? Artık imam hatip, meslek liseleri istedikleri üniversiteye girebiliyor mu? Şimdi öğrenci sayısı ne oldu, 1 milyon. Şimdi bu, onları rahatsız ediyor."

- "Tabii olacaklar, sizden mi izin alacağız?"

"Dertli bir baba olduğunu" dile getiren Erdoğan, dört evladının da imam hatipten mezun olduğunu, onların da aynı çileyi çektiklerini ifade etti.  

Kızlarının başörtüleri dolayısıyla Türkiye'de üniversiteye gidemediğini belirten Erdoğan, şimdi de erkek evlatlarına "taktıklarını" anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Yazıyorlar, çiziyorlar vesaire. 'Şu vakıfta var, bu vakıfta var'. Tabii olacaklar. Sizden mi izin alacağız? Benim evlatlarım, bu ülkenin vatandaşı değil mi? Bu ülkenin vatandaşı. Sosyal faaliyetlerde de bulunacaklar, iş de yapacaklar. Yeter ki devlette iş yapmasınlar. Olay bu kadar. Ben buna önem veriyorum. Benim evlatlarım şu anda bunu yapıyor. Asla bu konuda biz, bazı yandaş gazetelerin, şunların, bunların yazdıklarına bakmayız.

Onlara rağmen yapacağız. Bir imam hatipli Harvard'dan mezun olur mu? Olur, bunu gösterdiler. Bir imam hatipli kız Berkeley'den mezun olur mu? Olur, bunu gösterdiler. Doktorasını yapar mı? Yapar, bunu gösterdiler. Ben istiyorum şimdi siz de bunları yapacaksınız. Bunlara rağmen yapacaksınız ve daha çok çalışacaksınız. Azimle, kararlılıkla daha çok çalışacaksınız. Bugün yine Milli Eğitim Bakanım ile de konuştum. İnşallah önümüzdeki yıllar eksikleri de gidererek, çok daha iyi bir konuma geleceğiz."

- "Bu vatanı böldürtmeyiz"

Eski Türkiye koalisyonunun Türkiye'yi getirmek istediği yeri, milletin her geçen gün biraz daha net olarak gördüğünü ifade eden Erdoğan, "Karedeniz, bu numaraları yer mi? Trabzon bu oyuna gelir mi? Trabzon kıblesini değiştirenlere itibar eder mi? Trabzon, arkasına taktığı bölücü ve paralel örgütle ülkeyi bir meçhule götürmek isteyenlere yol verir mi?" diye sordu. 

Erdoğan, şunları söyledi:

"İşte bu ses, tüm Türkiye'nin sesidir, bu ses tüm milletin sesidir. Ne diyoruz? Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bizim Rabiamız bu, değil mi? İnşallah yürüyeceksin, millet yürüyecek arkadan. Sana selam getirdim Ulubatlı Hasan'dan. Bu yolda böyle yürüyeceğiz. Bundan rahatsız olan varsın olsun. Biz milletimizle birlikte Rabiamızı her fırsatta haykırmaya devam edeceğiz. Bizi bölemeyecekler. Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Lazıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle, Boşnakıyla tek millet. Biz yaradılanı yaradandan ötürü sevdik, öyle mi? Bizim bayrağımızın rengi şehidimizin kanı, hilalimiz bağımsızlığın ifadesi, yıldızımız şehitlerimizin ifadesi. Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Bu vatanı böldürtmeyiz. Kimse buna heveslenmesin, heveslenenin hevesi kursağında kalır. Bunu özellikle duyurmak istiyorum. Devlet içinde devlet, asla. Paralel devlet, niye Pensilvanya'da duruyorsun? Çık gelsene. Suçlu değilsen gel. Niye gelmiyorsun? Bak hepsi buradan kaçmaya başladılar. Bunların da biliyorsunuz imamları var. Hepsi kaçmaya başladı. Niye kaçıyorsunuz? Kaçmayın, işte durun burada. Biliyorlar, neler yaptıklarını biliyorlar. Bu milleti böldüler, parçaladılar, aldattılar. Maalesef nerelere, nasıl paralar topladılar."

- MGK siyaset belgesi

Milli Güvenlik Kurulundan (MGK), "Legal görünüm altında, illegal örgüt çalışması yapan örgütler" hakkında karar çıktığını, bunun içinde Paralel Yapının da bulunduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuya ilişkin çalışmaların bittiğini, hükümetin imzasından sonra bunun Milli Güvenlik Siyaset Belgesine gireceğini söyledi.

Erdoğan, "Bu ülkenin tarihinde ne kadar darbeci, ne kadar cuntacı, bölücü, fitneci varsa önce hep milletimizin değerlerini, tarihini, kültürünü, inancını hedef almıştır" dedi.

- İşsizlik konusu

İş adamlarının kendisine, "Çalıştıracak işçi bulamadığından" yakındığını aktaran Erdoğan, Gaziantep'ten gelenlerin de İstanbul'daki 3. havalimanının inşaatını yapanların da aynı şikayeti dile getirdiğini söyledi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"İş yok değil, var ama iş beğendiremiyorsunuz. Ne istiyorlar biliyor musunuz? 'Bana devlette iş ver, devlette.' Ya özel sektör iş değil mi? Benim hayatımın büyük bir kısmı özel sektörde geçti. Özel sektörden sonra ben İETT'ye girdim. Rızkın nereden geleceği, nasıl geleceği belli olur mu? Sen rızkı buldun, git be ama yok çünkü 'devletin malı deniz, yemeyen domuz'. Böyle bakıyorlar. Devlete bir girdin mi, kapağı oraya bir attın mı, bir daha çıkmak yok. Onun için de diyorum ki bizim aslında bir şey yapmamız lazım, memur-işçi ayrımını kaldırmamız lazım. Dünyada hiç bir yerde memur-işçi ayrı değildir. Çalışanlar diye bir anlayış vardır. Memurla işçi aynıdır. Hepsinin bağlı olduğu bir sitem vardır, o sistem içinde değerlendirilirler. Çalışan çalışır, ihbar tazminatını, kıdem tazminatını alır, haydi güle güle denir. Bir işveren memnun olduğu elemanını çıkarır mı? Ama memnun değilse tabii ki çıkarır. Bunlar böyle iş istiyor. Sıkıntı burada."

(Sürecek)


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.