Dü’de “ortadoğu’yu Anlamak” Paneli

Dicle Üniversitesi (DÜ) Sosyoloji Topluluğu’nca düzenlenen “Ortadoğu’yu Anlamak-Suriye’de Hayat Nereye Akıyor” adlı panelde konuşan gazeteci-yazar Fehim Taştekin, Suriye’de devlet başkanın Alevi olmasının hiçbir şey ifade etmediğini...

Dü’de “ortadoğu’yu Anlamak” Paneli

banner390
Dicle Üniversitesi (DÜ) Sosyoloji Topluluğu’nca düzenlenen “Ortadoğu’yu Anlamak-Suriye’de Hayat Nereye Akıyor” adlı panelde konuşan gazeteci-yazar Fehim Taştekin, Suriye’de devlet başkanın Alevi olmasının hiçbir şey ifade etmediğini belirterek, rejimin en önemli gücünün Sünnilere dayandığını vurguladı.

DÜ Sosyoloji Topluluğu’nca “Ortadoğu’yu Anlamak - Suriye’de Hayat Nereye Akıyor” adlı panel düzenlendi. DÜ Kongre Merkezi’ndeki paneli, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sabri Eyigün, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci izledi. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Rüstem Erkan’ın yaptığı panele konuşmacı olarak katılan gazeteci-yazar Fehim Taştekin, Ortadoğu’nun çok dinamik bir bölge olduğunu belirterek, bu bölgede sadece Suriye’yi takip etmenin bile ciddi bir mesai gerektirdiğini ifade etti. Bölgedeki aktörlerin ve sahadaki durumun inanılmaz bir şekilde değişkenlik gösterdiğine dikkat çeken Taştekin, "İttifakların sürekli değiştiği, aktörlerin ve sahadaki oyuncuların sürekli değiştiği bir yapıdan bahsediyoruz. O nedenle de konuştuğumuz zaman biraz karmaşık geliyor insanlara. Bir sürü isim, bir sürü örgüt, bir sürü bölge ve bir sürü denge var" dedi.

"DOSYA PAPATYA GİBİ AÇILDI"

Herkesin Suriye’de ne olduğunu, Kürtlerin ne yaptığını ve Kürdistan coğrafyasında neler olduğunu merak ettiğini anlatan Taştekin, Libya, Tunus ve Libya’da yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, Ortadoğu’da yaşananların birbiriyle bağlantılı olduğunu dile getirdi. Asıl dosyanın papatya gibi Suriye’de açıldığını vurgulayan Taştekin, "Niye bu kadar kanlı, niye bu kadar silahlı bir iç savaşın içerisine sürüklendiği kuşkusuz Suriye’nin kendi özel koşullarından kaynaklanıyor. Suriye’nin coğrafi, tarihsel ve siyasal özelliklerinden kaynaklanıyor. Bunları anlamadığını taktirde Suriye’de neden Esad rejiminin 4 yıldır direndiğini anlayamayız" diye konuştu.

Suriye hikayesinin başarısızlığına ilişkin birkaç temel veri üzerinden tespitler yapılması gerektiğine dikkat çeken Taştekin, şöyle devam etti:

"Birincisi burada çok kullanılan bir argüman vardır. Suriye’de bir azınlık rejimi var. Bu rejime karşı çoğunluk olan Sünniler, ezilen Kürtler tavır alırlarsa bu rejimin ömrü 15 gün, bilemedin 2 ay içerisinde sona erer düşüncesi vardı. Hikaye ve argüman buydu. Tasarlanan plan buydu. Ancak Suriye’deki rejimin bir planı vardı. Ülkenin İsrail ile olan savaşı, ülkenin Arap dünyasında olan yeri, Arap milliyetçiliğinin beşiği olması burada Suriye’nin farklı siyasal kimliğe bürünmesine neden olan faktörlerdir. Çünkü insanlar ben Suriyeliyim diye kendilerini tanımlıyorlar. Bu kimliğin inşasında Arap milliyetçiliğinin önemli bir payı var. Bu Arap milliyetçiliği Suriye kimliğini inşa etmeyi başardı. Rejimin en önemli gücü aslında Sünnilere dayanıyor. Devlet başkanının alevi olması çok fazla bir şey ifade etmiyor."

Program, daha sonra soru cevap şeklinde devam etti.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.