"Ergenekon" davası temyiz duruşması

- Temyiz duruşmasının altıncı günü, sanık savunmalarının ardından tamamlandı


banner390

ANKARA (AA) - "Ergenekon" davasının temyiz duruşmasında altıncı gün, sanık savunmalarının ardından tamamlandı.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'ndeki duruşmaya, emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Kemal Kerinçsiz'in de aralarında bulunduğu bazı sanıklar, avukatları ve yakınları katıldı. 

Emekli Korgeneral Mehmet Eröz'ün avukatı Doğan Subaşı, müvekkilinin "Ergenekon" davası kapsamında birleştirilen 22 davadan, "internet andıcı" davasının sanığı olduğunu söyledi.

"İnternet andıcı"nın Genelkurmay Harekat Dairesi Başkanlığı bünyesinde hazırlandığını anlatan Subaşı, bunun bir tür bilgi notu olduğunu belirtti.

Subaşı, müvekkilinin Harekat Dairesi Başkanı olduğu dönemle ilgili suçlandığını hatırlattı.

Şubat 2009'da basında "internet andıcı"na ilişkin haberler yer aldığını aktaran Subaşı, Genelkurmay Başkanlığınca işletilen internet sitelerinin yeniden düzenlenmesi konusunda müvekkiline görev verildiğini, andıcın bununla ilgili olduğunu söyledi.

Genelkurmay Başkanlığınca daha önce işletilen ve kapatılan 42 internet sitesi bulunduğu bilgisini veren Subaşı, andıçla ilgili uygulama aşamasına geçilmediğini, ayrıca bu andıcın ve internet sitelerinin yasal olduğunun Genelkurmay Başkanlığının açıklamalarında da belirtildiğini ifade etti.

Avukat Subaşı, müvekkilinin Genelkurmay Başkanının yargılandığı davanın sanığı olduğunu, Yüce Divan'da yargılanması gerekirken neden İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığına ilişkin gerekçeye kararda yer verilmediğini bildirdi.

İstanbul'da başka ağır ceza mahkemeleri de bulunmasına rağmen neden bu dosyaların hep İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde birleştiğinin cevabını hiçbir zaman alamadığını ifade eden Subaşı, 22 farklı dosyanın neden birleştiğine de net, tartışmasız cevap bulamadıklarını söyledi.

Subaşı, "Bu davalar neden bu kadar birleştirildi? Çünkü konunun anlaşılması istenmedi. Ergenekon davaları, darbeler, bütün bu konuların kamuoyu tarafından anlaşılması istenmediği için bilinçli şekilde bu dosyaların birleştirildiğini düşünüyorum" dedi.

Gizli tanık ifadelerine de değinen Subaşı, "Gizli tanık müessesesi artık zıvanadan çıkmış durumda. Gizli tanıklık müessesinin ne yönde şekilleneceğine yüce Yargıtay karar vermeyecek de kim verecek" diye konuştu.

Subaşı, ihbar mektuplarının delil niteliğine ilişkin de Yargıtayın bir karar vermesi gerektiğini dile getirdi.

-"Üyesi olmayan örgüt olur mu"

Sanıkların çoğunun örgüt yöneticisi olarak yargılandığını ifade eden Subaşı, "Üye yok. Üyesi olmayan bir örgüt olur mu? Herkes şef, ortada Kızıldereli yok hikayesi gibi" ifadesini kullandı.

Andıç ile ilgili mahkeme kararında ilginç bir cümle bulunduğunu ve bundan "yasal görünümlü örgüt belgesi" diye bahsedildiğini belirten Subaşı, hukuki belgelerin dahi örgüt belgesi yerine konduğunu söyledi.

Subaşı, "Yargıya olan inanç büyük ölçüde sarsılmış durumda. Bunun en önemli nedenlerinden biri Ergenekon davası oldu. Bu davada yapılan haksızlıklar topluma dalga dalga yayıldı. Benim bir avukat olarak beklentim yargı sisteminde ne tür hatalar olursa olsun,  'Bu konu Yargıtaya gittiğinde çözülür' denilebilmesi" ifadesini kullandı.

Müvekkilinin haksız suçlamalara muhatap kaldığını savunan Subaşı, "Müvekkilim Harekat Başkanıydı, Genelkurmay Başkanlığına kadar rütbesinde yükselme yaşayabilirdi, her subayın gönlünde bu vardır ama erken emekli olmak zorunda kaldı. Ömrünü adadığı mesleği bu dava nedeniyle sona ermiş oldu. Üstelik sanki ülkesine ihanet etmiş bir insanmış gibi mesleği sona erdi" diye konuştu.

Subaşı, müvekkilinin yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını ve davanın esastan bozulmasını istedi.

-"Bu asla bir savunma değil"

Sanık Mustafa Hüseyin Buzoğlu da savunmasına "insan olan herkesin kınaması gerektiğini" düşündüğü Ankara'daki menfur saldırıda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dileyerek başladı.

Beyanlarının asla bir savunma olmadığını belirten Buzoğlu, "Yapacağım sözlü açıklamaların hepsi, bir gün cumhuriyet savcılarının yapacakları soruşturmada sorumluların bulunmasına katkıda bulunmak içindir" dedi.

Diğer sanıklar ve avukatların aksine davanın çok basit bir dosya olarak gördüğünü dile getiren Buzoğlu, hukuka uygun açılmış bir davanın karışık olduğundan söz edilebileceğini söyledi.

Buzoğlu, "Dosyanın zor olan kısmı şu, hukuk devletinin sizlere yüklediği vazife 'Ankara'da hakimler var' denmesini sağlamak içindir. Bu inancımı başından beri korudum. Bunu ifade ettiğim için yerel mahkemede iki kez hakkımda suç duyurusunda bulunuldu" diye konuştu.

Ergün Poyraz'ın avukatı olarak dosyadan bilgi sahibi olduğunu ve yakından takip ettiğini belirten Buzoğlu, 3. iddianame ile sanık haline geldiğini anlattı.

İlk duruşma başladığından bu yana tarafsız ve bağımsız hakim önünde yargılama yapılmasını istediklerini aktaran Buzoğlu, tarafsızlık bağımsızlığını yitirmiş hakimlerden başka bir karar bekleme şanslarının olmadığını kaydetti.

Buzoğlu, "17 ve 25 Aralıkta bir soruşturma, savcılık kararları olmasaydı bugün bu dava huzurlarınızda olmayacaktı. Bu davayla ilgili yargılananların yargılanması halen devam ediyor olacaktı" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin bugün özgürlükleriden yoksun olduğunu savunan Buzoğlu, şunları söyledi:

"Bu soruşturma ve kovuşturmalarla Türkiye'nin özgürlükleri kısıtlanmıştır. Ankara'da hakimler var sözünü ifade edebilmemiz için sizlerin bu konudaki sorumluluğu yerine getirmeniz, gerekirse daha detaylı incelemeye tabi kılmanız, tüm bu hukuka aykırılıkları, emsal bir kararla ortadan kaldırmanız gerekiyor. Bu açık aykırılıklarla ilgili siz bir içtihat oluşturmadığınız takdirde bir kısım savcılar bu hukuka aykırılıkların Anayasa'ya, uluslararası sözleşmelere uygun olduğu fikrine kapılacaktır."

-"Özel olmak istemeyiz"

Bu arada, Buzoğlu'nun cuma günleri de duruşma yapılmasının mümkün olup olmadığı sorusu üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesi Başkanı Eyüp Yeşil, "Başka işlerimiz de var, ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığımız davalar var, tutuklu dosyalarımız var. Cuma günü o işlere bakıyoruz. Yerel mahkemede dosyaların okunmadığından şikayet ettiniz. Biz dosyaları okuyarak çıkıyoruz" dedi.

Buzoğlu'nun esprili şekilde "Keşke sizin için özel bir yasa çıkarılsaydı da sadece bu davaya baksaydınız" demesi üzerine Yeşil, gülümseyerek, "Özel mahkemelerden çok çektiniz, onun için biz özel olmak istemeyiz" diye konuştu.

Buzoğlu, savunmasına yarın devam edecek.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.