Ermenek’i Unutamıyor

Karaman’ın Ermenek ilçesindeki bir maden ocağında 2001 yılında meydana gelen göçükte tek başına saatlerce toprak altında kalan ve belinin kırılması nedeniyle tekerlekli sandalyeye mahkum olan Trabzonlu maden işçisi Ali Osman Sağlam, 13...

Ermenek’i Unutamıyor

banner390
Karaman’ın Ermenek ilçesindeki bir maden ocağında 2001 yılında meydana gelen göçükte tek başına saatlerce toprak altında kalan ve belinin kırılması nedeniyle tekerlekli sandalyeye mahkum olan Trabzonlu maden işçisi Ali Osman Sağlam, 13 yıl önce yaşadığı faciayı dün gibi hatırlıyor.

Trabzon’un Şalpazarı ilçesinden babası Mehmet Sağlam (67) ile birlikte Karaman’ın Ermenek ilçesindeki maden ocağında çalışmak için gittiklerini kaydeden Ali Osman Sağlam (50) yaşadığı talihsiz maden kazası sonrasında tekerlekli sandalyeye mahkum olduğunu söyledi.

Karaman’ın Ermenek ilçesinde 18 madencinin hayatını kaybettiği facia gündemdeki yerini korurken, 13 yıl önce Ermenek ilçesinde çalıştığı maden ocağında meydana gelen göçükte toprak altında kalarak felç olarak olan Şalpazarlı Ali Osman Sağlam (50), yaşadığı bugünlere duacı olduğunu söylüyor.

Göçük altından kaldığı sırada kendisini kurtarmaya gelen arkadaşlarına canlarını tehlikeye atmamaları konusunda uyardığını anlatan Sağlam, “Göçükte tek başıma kalmıştım. Belime direk vurmuştu ve belim kırıldığını hissettim. Yukarıdakiler yanıma gelmeye başladı. Ben de kendilerine burası oynuyor gelmeyin diye seslendim. Bir kişinin gitmesi başka hepsinin gitmesi başka. Bir zaman bekledim. Ağacın arasında idim. Belden aşağım kütük gibiydi. Meğerse belden aşağım uyuştu yani gitmişti. Arkadaşlarımı düşünerek çağırmadım. Daha sonra beni kurtarmaya geldiklerinde beni neremden keserseniz kesin kolumdan mı kesersiniz, bacağımdan mı kesersiniz beni buradan alın dedim. Daha sonra hastanelerde tedavi gördüm. Sonuç olarak tekerlekli sandalyeye mahkum oldum “ dedi.

Ermenek’te hayatını kaybeden madencileri ve ailelerini televizyondan izlediğinde o günleri tekrar yaşadığını belirten Sağlam, “Göçük altında kaldığım zaman belki ben de ölebilirdim. Şimdi şükürler olsun içecek suyumuz varmış. Nasibimiz böyleymiş. Oradaki olayı öğrendiğim zaman çok üzüldüm. Bazıları 1 gün önce işe başlamıştı. Bu. Çok acı bir şey. Ateş düştüğü yeri yakar. Ocakların hepsinde su vardır. Motor ile suyu çekiyorsunuz. Orada demek ki baskın su geldi, patladı. Benim çalıştığı ocakta bu kadara tedbirsizlik olmazdı. İki ayda bir denetleme yapılırdı” diye konuştu.

Baba Mehmet Sağlam da(67) Ermenek dahil olmak üzere bir çok maden ocağında çalıştıktan sonra 23 yıl önce emekli olduğunu söyledi. Baba Sağlam, “Madencinin duygusu miğferini başına koyup baltasını eline aldığı zaman her an ölümü göz önüne alır. Ölmeden mezara giriyorsun. Her an başına bir şey düşeceğini hissedeceksin. Ona göre tedbiri alacaksın. Bizim dönemimizde ölçümü yapılmadan ocağa inmezdik. Yani metan gazı var mı? Su var mı ölçümü, Sondajı gerekli denetimler yapılmadan madene inmezdik. Ermenek’deki kaza ise tek kelime ile tedbirsizlik olarak değerlendiriyorum” şeklinde konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.