Eskişehir’de “çözüm Süreci” Konulu Panel Düzenlendi

Eskişehir’de, Siyasette Sivil Katkı İnisiyatifi’nin katkılarıyla “Çözüm Süreci” konulu oturum düzenlendi.İlim Yayma Cemiyeti’nin düzenlediği panele Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Bengül Güngörmez, Sivil Dayanışma Platformu...

Eskişehir’de “çözüm Süreci” Konulu Panel Düzenlendi

banner390
Eskişehir’de, Siyasette Sivil Katkı İnisiyatifi’nin katkılarıyla “Çözüm Süreci” konulu oturum düzenlendi.

İlim Yayma Cemiyeti’nin düzenlediği panele Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Bengül Güngörmez, Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Oğan, gazeteci - yazar Gülay Göktürk ve gazeteci Ali Bayramoğlu katıldı. Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapılan oturumun açılış konuşmasını yapan İlim Yayma Cemiyeti Eskişehir Şube Başkanı Abdullah İlgazi, çözüm sürecinin Türkiye’nin en sıcak, en güncel ve en önemli konularından olduğunu belirterek birlik ve beraberlikten yana olduklarını söyledi.

“KAN DOLU BİR SÜRECİN İLK DEFA ÇÖZÜM AŞAMASINDAYIZ”

Panelde konuşan Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Bengül Güngörmez, Goethe’ nin bir sözünü hatırlatarak “Türkiye’de bugün aslında tarihsel bir sürece, tarihi bir ana tanıklık ediyoruz.yaklaşık 30 yıldır bizim için çok büyük sorunlar yaşatan, acı dolu, kan dolu bir sürecin ilk defa çözüm aşamasındayız. Demokratik hak ve taleplerin özgür bir şekilde silahların gölgesi altında olmaksızın dile getirilip tartışılmaya başlandığı bir süreçteyiz. Ya örs olacaksın ya çekiç der Goethe. Kürtlerle Türklerin aslında birlikte dönüştüğüne çok güzel bir örnektir. Ya örs ya çekiç olacaksın derken, çekiç örse indiğinde sadece örs aşınmaz. Çekiçte aşınır aslında. Türkiye’de her seferinde aşındı ve şimdi bu mantıktan her iki tarafta uzaklaşıyor.

“ASIL MESELE NE YAPILMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEMEKTİR”

Gazeteci - yazar Ali Bayramoğlu ise bu ülkenin kurucuları, kendini kurucu hisseden unsurlarının süreci desteklemezse hiçbir siyasi iktidarın böyle bir süreçte yer alamayacağını ifade etti. Bayramoğlu, “Risk büyüktür. Öcalan’ın hapishaneden mektubunu okutuyorsunuz. Gerekirse af mekanizmasını devreye sokacaksınız. Dağdan birtakım adamlar gelecek siyaset yapacak. Onun için çözüm süreci toplum olmadan, olmayacak bir meseledir. Sorumluluk sadece devletin sadece bir siyasi partinin değil tüm vatandaşlarındır. Bu süreç, toplum olmadan olmayacak bir meseledir. Sorumluluk sadece bir devletin ya da bir siyasi partinin değil, tek tek bütün vatandaşlarındır. Neyin olacağını söylemek kolaydır. Neyin nasıl yapılmayacağını söylemekte kolaydır. Ama bir sorunu nasıl çözülmesi gerektiğini, ne yapmamız gerektiğini söylemek işte asıl mesele budur ve bu hepimizin sorunluluğunda olmalıdır. Çözüm sürecine, hasta bedeni kurtarmaya çalışan doktor gibi bakmak çok önemli diye düşünüyorum” diye konuştu.

“ANA FİKİR SİLAHLARIN BIRAKILMASI VE SORUNUN SİYASETLE HALLEDİLMESİ”

Gazeteci - yazar Gülay Göktürk ise, “Çözüm sürecinin ana fikri silahların bırakılması ve bütün meselenin siyasetle halledilmesidir. Örgütlü olmayan toplum şimdiye kadar büyük ölçüde pasif bir destek verdi. Burada dengeleri değiştirecek olan PKK’yı da devleti de daha yapıcı bir noktaya götürecek olan, geniş toplum kesimlerinin barış sürecinin yanında dururken aynı zamanda bir bakıma hakemlik yapmasıdır. Yani yanlış yapan tarafın yanlışlarını ortaya koymalıdır. Yanlış yapan tarafın yanlışını yüzüne söylemelidir, kül yutmadığını ortaya koymasıdır. Toplumun geniş kesimlerinin ağırlığını ortaya koymasıyla bu süreç her iki taraf açısından da bozulamaz bir süreç haline gelecektir. Ben inanıyorum ki silahlar patlamadan geçen her gün çözümün hanesine artı puan yazıyor. Çünkü barış artık kazanılmış bir hak oluyor. Silaha sarılmış olan ise halkın kazanılmış olan hakkını gasp etmeye çalışan taraf oluyor. Dolayısıyla çatışmasızlığı sürdürmek, barışın artık normal hal haline gelmiş olması ve tarafların toplum tarafından desteklenmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

“SORUNLAR DEMOKRASİ ÇERÇEVESİNDE ÇÖZÜLMELİDİR”

Doğu Anadolu Bölgesi Akil Adamı ve Sivil Dayanışma Platfotmu Başkanı Ayhan Oğan yapılan konuşmalarda tarihi sürecin çok güzel özetlendiğini söyledi. Çözüm sürecinin çok kolay bir iş olmadığını belirten Oğan Türkiye’nin diğer sorunlarının daha kolay çözülebileceğini açıkladı. Oğan, “Bu mesele diğerlerinden çok daha çetin. Cumhuriyet tarihi içerisinde 26 defa isyan etmiş bir yapı var karşımızda. Ve son PKK isyanının başındakiler, ideolijik açıdan daha önceki isyanlarla karşılaştırıldığında dünyaya bakışları farklı bir yapıya sahipler. Şiddeti bir çözüm yolu olarak kullanmaktan vazgeçip, demokrasi çerçevesinde meseleler çözülmelidir” dedi.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.