Gelibolu Mevlevihanesi’nde Şeb-i Arus Programı

Mevlana’nın 741. ölüm yıldönümü nedeni ile Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinde Şeb-i Arus töreni düzenlendi. Törende konuşan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Mevlana’nın öğretisinin çok önemli olduğu bir dönemin yaşandığını...

Gelibolu Mevlevihanesi’nde Şeb-i Arus Programı

banner390
Mevlana’nın 741. ölüm yıldönümü nedeni ile Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinde Şeb-i Arus töreni düzenlendi. Törende konuşan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Mevlana’nın öğretisinin çok önemli olduğu bir dönemin yaşandığını söyledi.

Çanakkale Savaşları’nın 100. yıl etkinlikleri kapsamında Çanakkale Valiliği, 2015 Koordinasyon Merkezi öncülüğünde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, Yunus Emre Enstitüsü Yurt Dışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı, ÇOMÜ, TRT , Mevlana Öğretisini ve Gelibolu Mevlevihanesini Tanıtma ve Yaşatma Derneği, Tasavvuf Vakfı, ÇOMÜ Tasavvuf Topluluğu’nun katkılarıyla düzenlenen tören, Gelibolu Mevlevihanesi’nde yapıldı. Programda bir konuşma yapan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Mevlana’nın öğretisinin insanlık için öneminden bahsetti. Kurtulmuş, "Mevlana’nın öğretisindeki barışı, adaleti, hakkaniyeti ve insanlığı hep beraber yaşamamızın her zamandan daha çok önemli olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Hazreti Mevlana’nın en önemli çağrılarından birisi ’Gel, ne olursan ol, kim olursan ol gel. Duanı, tövbeni bin kere bozmuş olsan yine gel’ çağrısıdır. Hazreti Mevlana bu anlamda bütün insanları ortak bir değere çağırıyor, insanları kendi ruh köklerine, kendi yaradılış gayelerine, kendi varoluş sebeplerine çağırıyor. Hazreti Mevlana bütün insanları ister putperest, ister Hristiyan kim olursa olsun tüm insanları aslına çağırıyor, tevhide çağırıyor. Yani ’ben Kur’an’ın kölesiyim. Bu can tenimde olduğu sürece Kur’an’ın kölesi olan birisiyim. Ben Hazreti Muhammed Muhtarın ayağının kölesi, tozuyum’ diyen bir Hazreti Mevlana” dedi.

Karadağ Diyanet İşleri Başkanı Rıfat Feyziç ise, Çanakkale ve Mevlana’nın hem bir mücadele hem de bir sevgi anlamına geldiğini söyledi. Çanakkale ve Türkiye’nin tüm İslam coğrafyası için önemli olduğunu söyleyen Feyziç, “Karadağ’da 1911 yılında bir cami vardı. Oradaki Müslümanlar İstanbul’a bir mektup yazıyor. Caminin restore edilmesini talep ediyor. Daha sonra savaşlarda maalesef Osmanlı o topraklardan çekilmek zorunda kaldı. Sonra biz bu değişen Türkiye’ye tekrar mektup yazıp bakalım dedik. Acaba o 100 yıl önce gönderdiğimiz mektup yerine ulaştı mı diye. 2011 yılında Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla o cami tekrar yapıldı. Sıfırdan yapıldı, tam 100 yıl sonra. Biz tekrar kucaklaştık. Türkiye bizim için çok önemli bir devlet. Türkiye’yi koruyun. Türkiye’ye karşı büyük bir sevginiz olsun. Siz azınlığın ne olduğunu bilmiyorsunuz. Ezanın bereketinin ne olduğunu bilmiyorsunuz. Bol bol caminin bereketinin olduğunu bilmiyorsunuz. Çünkü her tarafta cami, ezan ve serbestlik var. Ama biz bunu pek göremiyoruz maalesef. Onun için sadece kendinizi düşünmeyin. Böyle bir Türkiye’ye sadece sizin için değil bizim için de ihtiyaç var. İslam alemi için böyle güçlü bir Türkiye’ye ihtiyaç var" diye konuştu.

Konuşmaların ardından Tasavvuf Vakfı önderliğinde ÇOMÜ Tasavvuf Topluluğu, Mevlana Öğretisini ve Gelibolu Mevlevihanesi Tanıtma Derneği ile İstanbul, Konya, Bursa, İzmir, Kocaeli, Tekirdağ’dan gelen semazenler sema gösterisi yaptı.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.