Hak-İş Genel Başkanı Arslan:

KIRŞEHİR (AA) - Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, "İnsanlar bilerek adeta ölüme gönderiliyor. Bunun adına da biz 'iş kazası' diyemiyoruz. Aslında bir nevi cinayete teşvik eden, cinayete yol açacak bir uygulamayla karşı karşıyayız"...

Hak-İş Genel Başkanı Arslan:

banner390

KIRŞEHİR (AA) - Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, "İnsanlar bilerek adeta ölüme gönderiliyor. Bunun adına da biz 'iş kazası' diyemiyoruz. Aslında bir nevi cinayete teşvik eden, cinayete yol açacak bir uygulamayla karşı karşıyayız" dedi.

Arslan, Hizmet-İş Sendikası'nın Konya şubesi yönetici ve üyelerinin sendikal gelişmelere ilişkin eğitimi amacıyla bir otelde düzenlenen seminerin açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye'deki taşeron işçi sorunu ve Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun çalışma sistemine ilişkin görüşlerini aktardı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının hem taşeron uygulamalarıyla hem sendikal hem de iş sağlığı ve iş güvenliği mevzuatıyla ilgili yeni bir paket hazırlığı içinde olduğunu belirten Arslan, "Her şey yolunda giderse yeni düzenleme Ocak ayının ilk haftasında Meclise gelecek.  Biz de bu konulardaki görüşlerimizi hem kamuoyu hem de bakanlıkla paylaşmak için çalışma yapıyoruz" diye konuştu.

Arslan, Türkiye'de 2014 yılında iş kazaları bakımından büyük acılar, felaketler yaşandığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Yaşadığımız büyük acıların, felaketlerin bize öğrettiği gerçekler var. İş sağlığı, iş güvenliği, iş kazaları konusunda da getirilecek yeni düzenlemeler var. Türkiye'nin böyle bir tablo ile dünya sıralamasında üst sıralarda olmasını istemiyoruz. Aynı zamanda da bununla ilgili köklü, katı kurallar çıkartılmasını istiyoruz. Bu konuda da bir çalışma yaptık. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile hazırladığımız taslak, Bakanlar Kurulu'nda büyük ölçüde kabul edildi ve Ocak ayında parlamentoda inşallah görüşülmeye başlanacak. Burada da bize büyük görevler düşüyor."

Türkiye'deki belediye çalışanlarının, işçilerin ve memurların hepsinin iş sağlığı veya iş güvenliği konusunda yeni mevzuata göre yeniden eğitimden geçirilmesi gerektiğini anlatan Arslan, şunları kaydetti:

"Bunu bizim tek başına yapmamız bazen istediğimiz sonucu vermiyor. Burada sadece temsilcileri değil, işçileri de eğiteceğiz. Bu nedenle eğitimlerin iş yerinde ve mesai saatlerinde olması gerekiyor. Bunu yapabilmek için işverenler de belediyeler de taraf olmalı ve birlikte bu projeyi yapmalıyız. Belediyeler Birliği Başkanı Kadir Topbaş'la görüşme yapılacak, o görüşmeden sonuç alabilirsek Belediyeler Birliği ile ortak proje yapıp Türkiye'deki, en azından bizim yetkili olduğumuz belediyelerde bütün çalışanları taşeron çalışanlar da dahil eğitim kapsamına alıp köklü bir dönüşümü gerçekleştirmemiz gerekiyor."

- "Önce insan ve onun hayatı olmalı"

Arslan, bu konuda hemen hemen bütün sektörlerde ama başta maden ve inşaat sektöründe ciddi problem olduğuna dikkati çekerek, "İnsanlar bilerek adeta ölüme gönderiliyor. Bunun adına da biz 'iş kazası' diyemiyoruz. Aslında bir nevi cinayete teşvik eden, cinayete yol açacak bir uygulamayla karşı karşıyayız. Adam 50, 100 kilogram kömür fazla çıkarmak için o insanların hayatını hiçe sayıyor. Daha fazla kömür için gencecik çocuklarımızı bugün maalesef tabutlarla taşımak zorunda kalıyoruz. İşverenlerin bu konuda akıllarını başlarına almaları gerekiyor. Önce insan ve onun hayatı olmalı" dedi.

Yaratılmışların en şereflisinin insan olduğuna işaret eden Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yeryüzündeki imtihan, insanların imtihanıdır. O nedenle yeryüzünde imtihanımızı insan onuruna yaraşır bir şekilde idame ettirmemiz kadar doğal bir şey olamaz. Bunu bize hem inançlarımız böyle öğretiyor hem de devletimiz, mevzuatımız böyle diyor. Anayasamız, Türkiye'yi sosyal hukuk devleti olarak tanımlarken gereken tedbirlerin alınması zorunluluğunu getiriyor. Elbetteki Türkiye madenlerini işletsin, rezidanslar, gökdelenler, yollar, köprüler yapılsın itirazımız yok teşvik de edelim ama bunu yapan insanların mutlaka iş güvenliğini sağlamamız gerekiyor."

Arslan, gökdelenler yaparken insanların iş güvenliğinin de alınması gerektiğini belirterek, "Ama maalesef bizde uyduruk bir asansörü bile işletemeyen bir zihniyet yüzlerce kat binalar yapmaya kalkıyor, ondan sonra da gerçekten bir hiç uğruna gencecik çocuklarımızı kaybediyoruz. Buna hep beraber itiraz etmemiz lazım" diye konuştu.

Bunun bir hükümet meselesi değil, devlet projesi olduğunu ifade eden Arslan, "O yüzden hükumetin de bakanlığın da bu konuda yeni bir hamleye ihtiyacı var. Türkiye'deki ölümlü iş kazalarının yüzde 95'i önlenebilir kazalar. Bu durum içimizi acıtıyor. Yani önceden tedbir alınsa önlenebilecek kazalar " dedi.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.