İzmir'deki "gizli bilgi ve belge bulundurma" davasında ihlal kararı

ANKARA (AA) - Anayasa Mahkemesi, İzmir'deki "gizli bilgi ve belge bulundurma" davasında 1 yıl 2 ay ile 1 yıl 9 ay arasında tutuklu kalan 6 sanığın, uzun tutukluluk ve dava dosyasına erişiminin kısıtlanması nedenleriyle haklarının ihlal...

İzmir'deki

banner390

ANKARA (AA) - Anayasa Mahkemesi, İzmir'deki "gizli bilgi ve belge bulundurma" davasında 1 yıl 2 ay ile 1 yıl 9 ay arasında tutuklu kalan 6 sanığın, uzun tutukluluk ve dava dosyasına erişiminin kısıtlanması nedenleriyle haklarının ihlal edildiğine karar verdi.

Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, bazı sanıklar tutukluluğun makul süreyi aştığı, dava dosyasına erişimin kısıtlandığı iddialarıyla bireysel başvuruda bulundu.

Kararda, başvuruculara yöneltilen suçlamalara dayanak gösterilen delillerin, üçüncü kişilerden ele geçirildiğine işaret edildi.

Anayasa Mahkemesi'nin kararında başvurucuların tutuklu bulundukları sürede bu delilleri incelemelerine ve teknik inceleme yaptırmalarına izin verilmediği anlatıldı. Bu durumun etkili itirazda bulunulmasını engellediği, "silahların eşitliği" ilkesini ihlal ettiği belirtildi.

Kararda ayrıca, Anayasa'nın 38. maddesindeki "masumiyet karinesi"nin "hürriyetin esas, tutukluluğun istisna" olmasını gerektirdiği anlatıldı. 

Tutuklama tedbirine, suça ilişkin kuvvetli belirtinin yanı sıra kaçmayı, delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek amacıyla başvurulabileceği vurgulanan kararda, bu nedenlerin belli bir süreye kadar yeterli görülebileceği, tutukluluğun uzatılmasının ilgili ve yeterli gerekçelere dayandırılması gerektiği kaydedildi.

Tutukluluk süresinin makul olup olmadığının her davanın kendi özelliklerine göre değerlendirilmesi gerektiği belirtilen kararda, şöyle denildi:

"Başvurucuların, üçüncü kişilerden ele geçirilmiş ve suçlamanın temelini teşkil eden esaslı delillere ulaşamadıkları, dolayısıyla etkili şekilde serbest bırakılma taleplerini iletemedikleri bir ortamda, yaklaşık 1 yıl 2 aydan 1 yıl 9 aya kadar tutuklu olmaları makul bir süre olarak kabul edilemez. Tutuklamanın devamı ve itiraz üzerine verilen kararlarda belirtilen gerekçeler, somut olayın niteliği dikkate alındığında, anılan sürelerde tutmayı haklı kılacak derecede ilgili ve yeterli değildir."

Yüksek Mahkeme, başvuruculara 5'er bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

- Dava

Dava, Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) 10. maddesiyle görevli savcı Zafer Kılınç'ın, 6 Ocak 2013'te hazırladığı iddianameyle açılmıştı. "Askeri gizli bilgi ve belgeleri ele geçirme, bulundurma" suçlamasıyla 49'u muvazzaf asker, 357 sanık hakkında 2 yıl ile müebbet hapis arasında değişen cezalar istenmişti.

TMK 10. maddesiyle görevli İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinde 16 Nisan 2013'te görülmeye başlanan dava, özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasına ilişkin düzenlemenin ardından İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesine devredilmişti.

Tutuklu sanığın bulunmadığı dava devam ediyor.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.