Kırşehir'deki olaylarla ilgili dava

- Kırşehir'de, 8 Eylül'de düzenlenen "teröre lanet yürüyüşü" sonrasında çıkan olaylarda kitabevinin yakılmasıyla ilgili 7'si tutuklu 17 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması tamamlandı - Tutuksuz sanık Kurt: "Topluluğun çoğu Kırşehir dışından gelmiş provokatörlerdi. Hatta ben engellemeye çalışırken birkaç tanesinden tokat yedim" - Kitabevi sahibi Akıllı: "Ben ve dayım Eşref bey Kürt değiliz. Siyasi kimliklerimizden dolayı böyle bir saldırıya uğradık"

Kırşehir'deki olaylarla ilgili dava

banner390

KIRŞEHİR (AA) - Kırşehir'de, 8 Eylül'de düzenlenen "teröre lanet yürüyüşü" sonrasında çıkan olaylarda kitabevinin yakılmasıyla ilgili 7'si tutuklu 17 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması tamamlandı.

Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, verilen aradan sonra sanıkların ifadeleri alındı, avukatlar sanıklara soru yöneltti. 

Bir avukatın sorusunu cevaplandıran tutuksuz sanıklardan Halil Kurt, Yeşil Kırşehirspor'un amigosu olduğunu ifade ederek, kitabevinin olduğu yere olayları engellemek amacıyla gittiğini savundu.

Kurt, "Ben herkesi engellemeye çalışıyordum. Topluluğun çoğu Kırşehir dışından gelmiş provokatörlerdi. Hatta ben engellemeye çalışırken birkaç tanesinden tokat yedim. Bina önündekileri, 'Yapmayın, hepimiz kardeşiz' diyerek engellemeye çalıştım" dedi.

Mahkeme heyeti daha sonra müştekiler kitabevi sahipleri Sait Akıllı ve Eşref Odabaşı ile çalışanların ifadelerini aldı. Akıllı ifadesinde, 300-400 kişilik bir grubun kitabevine saldırdığını, mahkemede bulunan tutuklu ve tutuksuz sanıkları olay yerinde görüp görmediğini hatırlamadığını söyledi.

Olayın taş atılmasıyla başladığını anlatan Akıllı, içlerinden bazılarının kendisini ve bazı çalışanları darbettiğini, kitabevinin yanmaya başlamasından sonra birinci kattaki bölümün penceresinden atlayarak ölümden kurtulduklarını ifade etti.

Akıllı, sanıklardan şikayetçi olduğunu belirterek, "Ben ve dayım Eşref bey Kürt değiliz. Siyasi kimliklerimizden dolayı böyle bir saldırıya uğradık" diye konuştu.

Eşref Odabaşı da olayın olduğu sırada kitabevinin bodrum katında olduğunu, yangın çıktıktan sonra söndürmeye çalıştığını, bu sırada bazı kişilerin kendisini darbettiğini, sivil polislerin kendisini yakındaki bir iş yerine götürdüğünü kaydetti.

Odabaşı, "Olaylar ilk başladığında dışarı çıktığımda linç edilecektim. Söndürmek için yeniden girdiğimde bir daha kapıdan çıkma şansım yoktu. O yüzden de iş yerimizin birinci katındaki bölümün penceresinden çıkarak dumandan kurtulduk" ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyeti, ifadelerinin alınmasının ardından cumhuriyet savcısı ve avukatlardan görüşlerini sordu. Savcı, tutuklu sanıklar Gökhan Er, Mehmet Şimşek ve Öner Arslan'ın adli kontrol kararıyla tahliyesini, sanık avukatları da delillerin toplanmış olması ve sanıkların üzerine atılı suçların alt ve üst sınırları göz önünde bulundurularak müvekkillerinin tahliyesini talep etti.

Müşteki avukatları da mahkemeye yeni görüntü sunacaklarını belirterek, sanıkların tutukluluk hallerinin devamını istedi.

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklarının tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

- Olay

Kırşehir'de, 8 Eylül'de düzenlenen "teröre lanet yürüyüşü" sırasında çıkan olaylarda, bazı iş yerlerine zarar verilmiş, olaylarla ilgili yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 74 kişiden 22'si tutuklanmış, zanlılar hakkında farklı davalar açılmıştı.

Olaylar sırasında bir kitabevinin yakılmasına ilişkin hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklar Ramazan Akçakaya, Gökhan Er, Mehmet Şimşek, Öner Arslan, Mustafa Tekden, Ramazan Doğan, Yunus Sağ ile 10 tutuksuz sanıklar, Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinde "Kasten adam öldürmeye teşebbüs, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme, mala zarar verme, iş yeri ve mülk dokunulmazlığını ihlal etme, kanuna aykırı gösteri ve yürüyüş düzenleme, yönetme" suçlarından cezalandırılması isteniyor.


Etiketler; #duruşma

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.