Kültür ve Turizm Bakanı Topçu:

- "Dün Çanakkale’de kimlerle karşı karşıya idiysek, bugün de aslında onlarla karşı karşıyayız. Devletin kamu düzeni esastır. Milletin ve devletin karşısındaki düşman asla ve asla Selahaddin’in torunları değildir" - "Türkiye siyasi istikrarsızlıktan inşallah ivedilikle kurtulacaktır. Siyasi istikrarsızlıktan kurtulan Türkiye, bölücü terör örgütüyle mücadelede daha kararlı ve güçlü olacaktır" - "Arakan’da Budist rahipten eziyet gören çocuk da Filistin de Ankara’ya bakıyor. Doğu Türkistan, Çeçenistan ve nerede bir mazlum varsa gözü Ankara’da"

Kültür ve Turizm Bakanı Topçu:

banner390

KIRIKKALE (AA) - Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, "Dün Çanakkale’de kimlerle karşı karşıya idiysek, bugün de aslında onlarla karşı karşıyayız. Devletin kamu düzeni esastır. Milletin ve devletin karşısındaki düşman asla ve asla Selahaddin’in torunları değildir" dedi.

Topçu, polisevinde sivil toplum kuruluş temsilcileriyle buluştuğu kahvaltılı toplantıda, Türkiye Cumhuriyeti'nin devleti ve milletiyle birlikte bölücü terör örgütüyle uğraştığını belirtti.

"Bu yılanın, çok şükür devletin kararlılığı ve milletin inancıyla beli kırılmış durumda" ifadesini kullanan Topçu, yılanın kafası ve kuyruğunun kaldığını ve kafanın kuyruktan, kuyruğun da kafadan habersiz olduğunu kaydetti.

Son dönemde yine canlarının yandığını, yine şehitlerin geldiğini anımsatan Topçu, şöyle konuştu:

"Milletin bu inancı, devletin bu karalılığı ve Allah’ın izniyle o kafayı da ezecek, o kuyruğu da parça parça edecek. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Türk milletinin tamamının karşı karşıya olduğu mesele, bölücü terör örgütüdür ve bunun arkasındaki güçlerdir. Geçmişte Çanakkale’de de bu böyleydi. O gün ellerinde silah vardı, bugün de birilerinin ellerinde silah, birilerinin ellerinde kalem, ülkeyle, milletle ilgili bir savaş var ortada. Dün Çanakkale’de kimlerle karşı karşıya idiysek, bugün de aslında onlarla karşı karşıyayız. Devletin kamu düzeni esastır. Milletin ve devletin karşısındaki düşman asla ve asla Selahaddin’in torunları değildir. Bin yıldır beraber olduklarımız değildir. 5 milyon hanenin kız alıp, kız verdiği, damat, gelin olduğu insanlar değildir. Kürt ve Türkmen kardeştir, bölücü terör örgütü ve onun arkasındaki hainler kalleştir."

Bakan Topçu, önümüzdeki günlerin siyaset açısından da çok önem arz ettiğini, kendisinin bağımsız bakan olduğunu ve anayasa gereği görev yaptığını ifade etti.

Siyasi istikrarsızlığın pekişmiş demokrasiye ulaşamamış ülkeler için problem olduğunu vurgulayan Topçu, şöyle devam etti:

"Bu problemi de geçmişte hep beraber yaşadık. Şu 3-4 ayda da yaşıyoruz. Temennim ve dileğim odur ki, Türkiye’nin uçağının burnu havaya kalkmış bir şekildeyken ve etrafımızda büyük bir yangın varken inşallah Türkiye tekrar bir siyasi istikrarsızlıkla baş başa kalmaz. Bölücü terör örgütünün arkasındaki güçler, medeniyet coğrafyamızda 100 yıl sonra bir ameliyat peşindeler. Tekrar bir ameliyat yapmak istiyorlar. Medeniyet coğrafyamızda yeniden cetvelle harita belirlemek istiyorlar. Tam bu noktada da bölücü terör örgütü harekete geçiriyorlar. İstiyorlar ki, Türkiye’yi ekonomik, sosyal, psikolojik olarak dizüstü çökertelim, o kafasını kaldırıp medeniyet coğrafyasına bakamasın bizde orada ameliyatlarımızı rahat bir şekilde yapalım. İstenen budur. İş bu ameliyatları rahatça yapabilmeleri için bir taraftan terör örgütlerini ortaya sürüyorlar, diğer taraftan da bizim siyasi istikrarımızı bozmak için ellerinde ne geliyorsa onu yapıyorlar. İnşallah milletimiz bu noktada ferasetlidir. Bu seçimlerde de inşallah ferasetinin gereğini yapacaktır. Türkiye siyasi istikrarsızlıktan inşallah ivedilikle kurtulacaktır. Siyasi istikrarsızlıktan kurtulan Türkiye, bölücü terör örgütüyle mücadelede daha kararlı ve güçlü olacaktır."

Topçu, sadece Edirne veya Ardahan’dan sorumlu olmadıklarını ve kendisinin de sadece Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Kültür ve Turizm Bakanı değil, bütün Türk medeniyet coğrafyasının Kültür ve Turizm Bakanı olduğunu bildirdi.

Ankara'nın da sadece Edirne ve Ardahan’dan sorumlu olmadığını ifade eden Topçu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Arakan’da Budist rahipten eziyet gören çocuk da, Filistin de Ankara’ya bakıyor. Doğu Türkistan, Çeçenistan ve nerede bir mazlum varsa gözü Ankara’da. Mazlumların olduğu yer de medeniyet coğrafyamızın neredeyse tamamı. Bu sorumluluk ve şuurla hareket etmek zorundayız. Onun için diyorum ki, medeniyet coğrafyamızın gözü bizdeyken Türkiye’nin ivedilikle yapması gereken iş, öncelikle siyasi istikrarı sağlamak. Siyasi istikrarsızlık sağlandığı zaman ekonomimiz daha düzgün gidiyor. T-20 toplantısında mevkidaşlarımın bana söylediklerimden şunu anladım ki, 2009 yılından bu yana yaşanan küresel kriz Avrupa’yı kasıp kavurmuş. Rusya’daki krizi biliyoruz. Neticede biz de sıkıntılar çektik ama onların feryatları kadar çekmedik. Nedeni siyasi istikrar. İnşallah tekrar onu yakalarız."

Topçu ve beraberindekiler daha sonra Kırıkkale Valiliğini ziyaret etti. Topçu, burada valilik şeref defterini imzaladı.     


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.