Madenci Annesi: “ne Olurdu Bir Dilim Ekmeği Dışarıda Yeseydi”

Karaman’ın Ermenek ilçesine bağlı Güneyyürt beldesindeki maden kazasında hayatını kaybeden İsa Gözbaşı’nın üvey annesi Nazmiye Gözbaşı, mahkemede tutuklanan 5 kişinin cezalarını çekmelerini istedi.Karaman’ın Ermenek ilçesine...

 Madenci Annesi: “ne Olurdu Bir Dilim Ekmeği Dışarıda Yeseydi”

banner390
Karaman’ın Ermenek ilçesine bağlı Güneyyürt beldesindeki maden kazasında hayatını kaybeden İsa Gözbaşı’nın üvey annesi Nazmiye Gözbaşı, mahkemede tutuklanan 5 kişinin cezalarını çekmelerini istedi.

Karaman’ın Ermenek ilçesine bağlı Güneyyurt beldesindeki bir kömür madeninde su baskını sonucunda meydana gelen maden kazasında 18 işçi mahsur kalmış, çalışmaların 10’uncu gününde çıkarılan Kerim Haznedar (32) ile 7 aylıkken çocukları olmadığı için halası Nazmiye Gözbaşı’na (61) evlatlık olarak verilen İsa Gözbaşı’nın (23) cansız bedeni gözyaşları arasında toprağa verilmişti. Geçtiğimiz günlerde madeni işleten firmanın sahibi Saffet Uyar ile birlikte gözaltına alınan 8 kişi tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmiş, Uyar ile 4 kişi tutuklanmış, 3 kişi de adli kontrol kararıyla serbest bırakılmıştı. Dua etmek için üvey oğlunun mezarını ziyaret eden anne Nazmiye Gözbaşı, suçluların cezasını çekmesini istedi. Yemek molasının maden içerisinde alınması zorunluluğuna tepki gösteren Nazmiye Gözbaşı, “Ne olurdu bir dilim ekmeği dışarıda yeseydi. 8 saat o pis havanın içinde yatıp, yazık değil miydi bu yavrulara. Bunlar insan değil miydi gülüm? Bir dilim ekmeğin başında bak ne oldu. Onların tutuklanıp derhal cezalandırılmasını isterim. Eğer ocak sahibinde insaf olsaydı o yavruların kömür karasıyla ekmek yemesine izin vermezdi” dedi.

“BENİM YAVRUM DAHA MİNİCİK BİR ÇİÇEKTİ”

Acılı anne Gözbaşı, "Ömür boyu hapis versinler. Bak benim yavrum ömür boyu çıkmaz yere gitti. Ömür boyu çıkmasınlar. Ömür boyu onlar da vicdan azabı çeksin. Benim yavrum daha minicik çiçekti, bir tomurcuk güldü. Ardında keşke bir gül olsaydı da elime alıp şöyle bir koklasaydım. Benim ocağım söndürüldü. Benim yuvam yıkıldı. Bu adamın gözü görmez. Bir yere gidemem gelemem. Evimin önünde oğlumun motoru var, elim kolum bağlı. Biz körkütük kaldık. Yuvada bir kuş kaldı işte. Bizim gidecek gelecek bir imkanımız kalmadı. Bir çaremiz kalmadı. Bizim değneğimiz buydu, uçtu. Ömür boyu hapislerde çürümesini isterim. Yalan dünyaya çıkıp da dünya gözü görmesinler” şeklinde konuştu.

"ALLAH ASKERDE BAĞIŞLADI, MADENDE ÖLDÜ"

Nazmiye Gözbaşı, “İnşallah şanıyla şöhretiyle çıktı, şanlı bayrağa sarıldı. Bunun askerliği de o kadar zor geçmişti. Diyarbakır Hani’de nelerle karşılaşmıştı. Rabbim bana orada verdi, burada ayırdı. İnşallah ahirette beraber olmasını nasip kısmet etsin. Rabbim inşallah yavruma en yüksek rütbelerden rütbeler vermiştir. 7’nci basamaktan şehitliğini beklerim” ifadelerini kullandı.

"MÜHENDİS GELMEDEN TEHLİKEYİ SAKLARLARDI"

Oğlunun çalıştığı madenin tehlikeli bölgelerinin kontrollerde saklandığını söyleyen anne Gözbaşı, “Mesela bu yavru gelir bana anlatırdı. Tehlikeli yeri mühendis gelecek diye kapatırlarmış. Mühendis gelince orayı göstermeyip, gidince açarak orada çalışmaya devam ederlermiş. Benim yavrum bunları kendisi anlattı. Bu göçük yerlere bizim yavrularımızı salarlarmış. Bizim yavrularımıza yazık değil miydi? Bunlar da, onlar da 9 ayda dünyaya geldi. Neymiş bunlar fakir çocuğu, bunları devamlı ezelim eritelim. Bunların amacı bu değil miydi?” diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.