"Odun olmaktan" antikacılar sayesinde kurtuluyorlar

- Anadolu'nun çeşitli kentlerinde harap haldeki eski binalardan sökülerek tamiri yapılan ahşap işçiliği eserler, Ankara'daki antikacı dükkanlarında meraklılarının beğenisine sunuluyor - Antika eşya satıcısı Güleğen: - "Bu eserlerin birçoğunu yakacak odun olmaktan kurtarıp, kültür envanterine sunuyoruz"


banner390

ANKARA (AA) - MEHMET ÇETİN - Harabe haldeki eski binalardan sökülerek tamiri yapılan ahşap işçiliği eserler, Ankara'daki antikacı dükkanlarında meraklılarının beğenisine sunuluyor.

Türk sanatında önemli bir yer tutan ahşap işçiliği, çeşitli yapıların pencere ve kapı kanatlarında, korkuluklarında, cami minarelerinde, kürsülerde, sanduka ve rahlelerde, ahşap direkli camilerin sütun başlığı, konsol ve kirişlerinde geniş uygulama alanı buldu.

Bu ahşapların süslemelerinde, kündekari, oyma, kazıma, kakma, tarsi, kafes, kafes oyma (ajur), maşrabiye tarzı kafes ve ahşap üzerine boyama teknikleri öne çıkıyor.

Söz konusu eserlerin örnekleri kentlerdeki hizmet binaları, ibadethaneler ve konaklarda görülebildiği gibi ücra bir köyde de eşsiz bir ahşap sanatı örneğine rastlanabiliyor. Birçok tarihi yer Kültür ve Turizm Bakanlığınca tescillenirken ya yerinde korunuyor veya buralardan elde edilen eserler müzelerde sergileniyor. Bazıları da antika alım satımı yapılan iş yerlerinde meraklılarıyla buluşuyor.

- "Odun olmaktan kurtarıp, kültür envanterine sunuyoruz"

Ankara'nın Samanpazarı semtinde antika malzeme alım satımı yapan Yaşar Güleğen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 40 yıldır bu işi yaptığını söyledi.

Türkiye'nin çeşitli kentlerinde ilgili kişilerin ihbarlarıyla tescil edilmemiş yerlerden ahşap malzemeleri topladığını ifade eden Güleğen, "Gidiyoruz, yerinde görüyoruz. Gerçekten tarihi bir değeri varsa, bunları yerinden zarar vermeden söküyoruz. Buraya getirip tamir edip, eksiklerini tamamlayıp satışa sunuyoruz" diye konuştu.

Bu eserlerin birçoğunu yakacak odun olmaktan kurtarıp kültür envanterine sunduklarını belirten Güleğen, şunları kaydetti:

"Biz satın almazsak, bu eserler yok olup gider. Çok değerli ahşap eserlerle karşılaşabiliyoruz. Yıkılmak üzere olan bir evin tavan süslemeleri, kapı işlemeleri, pencere süslemeleri, dolaplardaki ahşap süslemelerinin belki de başka bir örneği olmayabilir. İş yerimizde ayrıca eskiden kullanılan el aletleri, tarım malzemeleri, eski ev eşyaları ile cam eserlerimiz var. Bu tür eserleri bulup kültürümüze kazandırdığımız için Kültür ve Turizm Bakanlığından aldığımız teşekkür belgeleri bulunuyor. İnsanların ilgi alanları çok farklı. Yaşlı insanlar genelde çok eski malzemelere talip oluyor. Çocukluklarında yaşadıkları ortamı bulmak istiyorlar. Gençler ise daha yeni malzemelere talip oluyorlar. 1970'li yıllardan bir malzeme bile antika olarak aranabiliyor."

Bu işin yanında ahşapla ilgili ilginç çalışmalara da imza attığını anlatan Güleğen, "Ahşap binaları söküp başka bir yere taşıyabiliyoruz. 10 sene önce Çorum İskilip'te bir köyde, eski caminin ahşaplarının satışa çıkarıldığını duydum. Satıp parasını, yeni yaptırdıkları caminin minaresine harcayacaklarmış. Satın aldım. Kütüklerden yapılan camiyi söküp kamyonla Balıkesir Edremit'e götürüp kendi arsama tekrar kurduk. Bu cami orada 6 sene insanlara hizmet verdi. Sonra caminin arsası satılınca, camiyi tekrar söktük ve İskilip Belediyesine hibe ettik. Belediye bu camiyi yapıp ibadete açacak hatta bu cami o zaman 'mobil cami' diye haber yapılmıştı ayrıca Çorum'da bulunan ahşap tahıl ambarlarını satın alıp, tatil yörelerinde ahşap yazlıklar yapıyoruz" diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.