(özel Haber) Hindi Pişirmenin Püf Noktaları

Anadolu Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Dündar Denizer, yeni yıla sayılı günler kala yılbaşı sofralarının vazgeçilmezlerinden olan hindiyi pişirmenin püf noktalarını anlattı.Hindi dolmasının tarifini...

(özel Haber) Hindi Pişirmenin Püf Noktaları

banner390
Anadolu Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Dündar Denizer, yeni yıla sayılı günler kala yılbaşı sofralarının vazgeçilmezlerinden olan hindiyi pişirmenin püf noktalarını anlattı.

Hindi dolmasının tarifini veren Doç. Dr. Dündar Denizer, hindinin iç malzemesinin kalitesinin tat açısından büyük önem taşıdığını aktararak, hindinin haşlandığı suyun yapılacak pilav için önemli olduğunun altını çizdi. Denizer, “Hindiyi öncelikle haşlamalıyız ki suyundan da pilav yapabilelim. İç pilavda önce malzemeyi temin etmemiz gerekiyor. Pirinç kaliteli olmalı. Yapılacak olan iç pilavda kuş üzümü ve çam fıstığı şart. Baharatlardan da tuz, karabiber, yeni bahar ve tarçın konulmalıdır. Tabi bunlar isteğe göre değişebilir. Ama iç pilavda bunlardan ödün vermemek lazım. Bir de sebzelerden maydanoz, dereotu ve biraz nane koyuluyor. Pilav kavurmalı yapılıyor. Bunun için ideal olan tereyağıdır. Kısık ateşte 10 dakika kavurmak lazım. Başka bir tavada çam fıstığını sararıncaya kadar kavurmak lazım. Kuş üzümü ayıklanıp suda bir süre bekletilmelidir. Gönen pirinci genellikle 1’e 2 su kaldırır. Yani 1 bardak pirince 2 bardak su konulmalıdır. Kişi başına pirinç 70 gram hesap edilmelidir. Yani 10 kişiyseniz 700 gram pirinç konulmalıdır. Haşlamadan sonra, başka bir kapta kavurduğumuz çam fıstığını, kuş üzümünü ve baharatları da ekleyip 1-2 dakika kavurduktan sonra suya veriyoruz. Kısık ateşte 15 dakika pişireceğiz. Piştikten sonra diğer tarafta maydanoz ve dereotunu doğrayacağız. Dereotu ve naneyi maydanoza göre daha az atmak lazım. Çünkü tatları daha baskın diğerlerine göre. Altını kapattıktan sonra kıydığımız sebzeleri atacağız. Pişirmeyeceğiz, sadece çevirip karıştıracağız. Hazırladığımız bu iç pilavı, haşladığımız hindinin içine doldurup, hindiyi dikeceğiz” diye konuştu.

"HİNDİNİN PİŞİRİLMESİ TAVUĞA GÖRE DAHA ZORDUR"

Hindinin iyi pişmesi için öncelikle haşlanması gerektiğini yineleyen Doç. Dr. Denizer, hindinin boyutu büyük olduğu için geniş bir tencerede haşlanması gerektiğini kaydetti. Denizer, “Hindi tavuğa göre daha büyük olduğu için pişirmesi zor oluyor, pişirilirken sıkıntı yaşanıyor. İyice kızarması ve pişmesi için önce haşlamak lazım. Onun için de büyük silindir tencere gerekiyor ama ilk sıkıntı burada yaşanıyor. Çünkü evlerimizde pek bulunmuyor bu tencere çeşidi. Hindinin butlarını büyük olduğu için kesebiliriz, çünkü fırına sığmayabilir. Butları fırında ayrı bir yere koyup orada pişirebiliriz. Haşladığımız ve içini doldurup diktiğimiz hindiyi önceden ısıttığımız 170-180 derecelik fırına veriyoruz. Hindinin boyutuna göre 1 ya da 1,5 saatlik sürede pişmiş olacaktır. Hindi eğer doğada yayılarak yetişmişse biraz geç pişer" ifadelerini kullandı.

LEZZET İÇİN ÖZEL SOS TARİFİ

Doç. Dr. Dündar Denizer, yılbaşı sofralarına hindiyle zenginlik katacaklara özel sos tarifi de vererek, “Pişirilen hindinin lezzetini artırmak için salça, yağ, tuz, karabiber ve çok az pekmezle bir sos hazırlayıp, hindinin dışına masaj yaparak yedirmek gerekir. Hindi eğer doğada yayılarak yetişmişse biraz geç pişer. Bunu kontrol etmek gerekir. Pişince büyük bir tepsiye koyarak servis edilmelidir. Ardından süt tatlısı, fırın sütlaç ya da puding ağızda hoş bir tat bırakır. İnternet sitelerinden de farklı tarifleri bulunabilir ama ideal tarifi budur. Hindinin güvenilir yerden alınması da lezzetli olmasında en önemli noktalardan birisidir” şeklinde konuştu.

Denizer, hindi alamayanların aynı yöntemle tavuk da yapabileceğine dikkat çekerek, organik tavukların köy tavuğuna benzediğini ve lezzetlerinin neredeyse aynı olduğunu kaydetti.

“HİNDİNİN ANA VATANI AMERİKA’DIR”

Hindinin tarihi hakkında da bilgi veren Denizer, ana vatanı Amerika olan hindinin Türkiye’ye geç geldiğini anlatarak, şöyle devam etti:

“Hindinin Müslümanlık ya da Hristiyanlık boyutuyla ilgilenmemek lazım. Ama hindinin de ana vatanı mısır, domates, fasulye gibi Amerika’dır. Bunlar hep Amerika’dan gelme yeni dünya malzemeleri. Osmanlı’nın geç tanıştığı ürünlerdir. Günümüzde İzmir Kandıra’da başarılı şekilde hindi yetiştiriliyor. Bolu’da da keza öyle. Türk mutfağında pek kullanılmayan bir hayvan hindi, bir tavuk kadar satışı olmuyor. Ama hindiden güzel jambon, salam yapılıyor. Hindi eti sağlıklı bir et, kolesterolünün düşük oldupu söyleniyor."


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.