Şehit yakınları ve gaziler için iş kurası töreni

ANKARA (AA) - Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Şehit ve gazi yakınlarımıza bir kez daha söz veriyorum. Bu onurlu ve ağır sorumluluk üzerimizdeyken, hangi şartta olursa olsun, sizlere sahip çıkmaya devam edeceğiz. Hangi şartta ve dünyanın neresinde...

Şehit yakınları ve gaziler için iş kurası töreni

banner390

ANKARA (AA) - Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Şehit ve gazi yakınlarımıza bir kez daha söz veriyorum. Bu onurlu ve ağır sorumluluk üzerimizdeyken, hangi şartta olursa olsun, sizlere sahip çıkmaya devam edeceğiz. Hangi şartta ve dünyanın neresinde olursa olsun, şehitlerimizin makamlarını ihya, inşa etmeye devam edeceğiz. Ve hangi şartta olursa olsun, hangi zorluklarla karşı karşıya kalırsak kalalım, sizin o candan aziz evlatlarınızın emanetini ayakta tutmaya, o emaneti en iyi şekilde gelecek nesillere devretmeye kararlıyız" dedi.

Davutoğlu, ATO Kongre Merkezi'ndeki "Şehit yakınları ve gaziler için iş kurası" töreninde yaptığı konuşmada, Myanmar'daki şehitliğin inşa ve ihya edildiğini hatırlattı. 

Başbakan Davutoğlu, "Biz bir büyük millet ve devlet olarak tarihte eğer yer almışsak dünyanın neresinde olursa olsun al bayrak, bu devletin, milletin onuru ve izzeti için savaşmış ve şehit düşmüş kim varsa, onun başına bir mezar taşı, üzerine Kur'an-ı Azimüşşan ve al bayrağı iletmek üzere bu görevleri yürütüyoruz" dedi.

Davutoğlu, şehit yakınları ve gazilere şöyle seslendi:

"Myanmar'a ilk büyükelçi atadığımızda Dışişleri Bakanı idim. 2012'de, o zaman bu şehitlerimizin yerleri metruk haldeydi, verdiğimiz ilk görev, gelenektendir gelip bakandan talimat alırlar, verdiğim ilk görev, 'Talimatınız nedir' diye sorulduğunda, 'Bu şehitliklerimizi bulacaksınız ve onlara cevapsız kalan mektuplarına atfen size, Anadolu'dan cevap getirdik ve iki kutsal emanet getirdik deyip, Kur'an-ı Azimüşşan ve al bayrağı onların huzurunda, oraya ebediyen kalmak üzere nakşedeceksiniz'.  Şehit ve gazi yakınlarımıza bir kez daha söz veriyorum. Bu onurlu ve ağır sorumluluk üzerimizdeyken, hangi şartta olursa olsun, sizlere sahip çıkmaya devam edeceğiz. Hangi şartta ve dünyanın neresinde olursa olsun, şehitlerimizin makamlarını ihya, inşa etmeye devam edeceğiz. Ve hangi şartta olursa olsun, hangi zorluklarla karşı karşıya kalırsak kalalım, sizin o candan aziz evlatlarınızın emanetini ayakta tutmaya, o emaneti en iyi şekilde gelecek nesillere devretmeye kararlıyız."

- "Birçoğu evlerine kapanmışlardı"

Törende, 4 bin 682 "engel tanımayan cesur yüreklinin" atamasının gerçekleşeceğini anlatan Başbakan Davutoğlu, kendi hayatından bazı örnekleri de salondaki konuklarla paylaştı.

Başbakan Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Kendi evladım gibi sevdiğim iki engelli yeğenim vardı, ikisini de daha sonra 20'li yaşlarda kaybettik. Onları her gördüğümde bir taraftan hayata nasıl tutunduklarını ama diğer taraftan da hayata tutunurken nasıl zorluklarla karşılaştıklarını aile olarak yakından müşahede ettim. Engelli tanımayan kardeşlerimiz açısından söylüyorum, 70'li 80'li, 90'lı yıllarda devlet bu vatandaşlarımızın, bu ailelerin yanında değildi. Ailelerin yanında olmak istese dahi onu yapacak gücü, kudreti yoktu. Ama bugün gururla, onurla söylüyorum, burada geçerken de birçok engel tanımayan kardeşimizle kucaklaştık, bütün engel tanımayan kardeşlerimizin yanında olabilecek kudrette olabilecek bir devlet ve o devletin görevlerini ifa eden kurumlarımız var. Bunun en çarpıcı göstergesi, engel tanımayan kardeşlerimizin sokağa çıkmış olması. Daha önce görmezdik, daha önce o engel tanımayan kardeşlerimizi toplantılarda, bir takım faaliyetlerde görmezdik. Birçoğu evlerine kapanmışlardı, bazen aile ve etrafı bile onlardan bahsetmeyi sanki bir eksiklikmiş gibi, üzerini örterek, suçlu şekilde yapabilirlerdi. Böyle bir şey söz konusu değil. Onlar diğer vatandaşlarımız ve diğer insanlar gibi her türlü hakka sahip olan ve hatta diğerlerinden farklı olarak, o hakların korunması bağlamında en fazla mazhariyete sahip olan kardeşlerimizdir."

- "İşte müşfik, kudretli devlet burada" 

Engellilerin hak ve hukuklarını korumanın da devletin görevleri arasında yer aldığını vurgulayan Başbakan Davutoğlu, "İşte müşfik, kudretli devlet burada" değerlendirmesinde bulundu.

Davutoğlu, "Yürüyebilen birinin yürüme engelliden daha güçlü olduğuna" yönelik bir algının oluştuğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Hayır. Bir kardeşimizden bahsedeceğim ki gerçek anlamda bir kahraman, onlarca, yüzlerce böyle örnek var ama sadece birinden bahsedeceğim, Senem kardeşimiz. Engelliler Haftası vesilesiyle AK Parti Genel Merkezi'nde yaptığımız sergide oradaydı. Karıncaya bir mektup yazmıştı, emin olun o mektup bugün değişik dillere tercüme edilip yayımlansa bir manifesto olur. Bir genç kızımız karıncayla hasbıhal eder, karıncayla hasbıhal ederken, kendi ruh halini o kadar güzel bir şekilde anlatıyor ki eğer biz bugün engellilerimize kucak açan, politika takip etmemiş olsaydık, muhtemelen Senem kızımız evinde, bir köşesinde hayata kahretmiş olarak dururdu. Ama onda gördüğüm öz güven, kendinden o kadar emin ki, kendisiyle o kadar barışık ki, haykırıyordu karıncaya yazdığı mektupla. Kendi zaafından büyük bir güç üretmişti, o bir zaaf da değil. Bu şekilde artık onlarca, yüzlerce vatandaşımız var. Çok iyi resim, karikatür yapan engellilerimizle geçen hafta buluşmuştuk. Hatta ayak parmaklarıyla resim yapan, benim de resmimi yapan bir engelli küçük kardeşimiz vardı. Ben ellerimle onu yapamazken, o ayak parmaklarıyla tabiri caizse bir mucizeye imza atıyordu. Neydi bu mucizenin arkasında? İrade, güçlü bir irade ve öz güven. O öz güveni sağlayan şey de artık toplumda engel tanımayan vatandaşlarımızın, kardeşlerimizin bir güç, değer olarak görülmesi, idrak edilmesi ve onlara sahip çıkmanın onurlu bir vazife olarak görülmesi."

İmkanı olan bütün aileleri koruyucu aile seferberliğine davet eden Davutoğlu, "Gelin, bu çocuklarımızın hepsine sahip çıkalım. Her bir çocuk yetiştiren, bir umut fidanı toprağa dikiyor demektir. Hep beraber böyle bir kampanyayla sosyal hizmet kanundan istifade eden çocuklarımızın daha küçük yaşlarda aile şefkatine şahit olmalarına özen gösterelim" diye konuştu.

-"Hiç kimse kimsesiz kalmayacak bu ülkede"

23 Nisan'da iyi imkanlara sahip olan çocuklarla törenler yapıldığını hatırlatan Davutoğlu, bu sene eşi Sare Davutoğlu ile çocuk tutuk evine gittiğini, çocukların ziyaretinden dolayı çok mutlu olduğunu belirterek, "Ola ki şu veya bu sebeple şu veya bu suça iştirak etmiş olsunlar tutuk evindeki çocuklar. Hangimiz hata yapmıyoruz ki. Biz o yaşlardaki çocukları alıp o girdaptan doğru bir istikamete yöneltemiyorsak, bu onların suçu değil her şeyden önce bizim sorumluluğumuzdur" dedi.

Uyuşturucu konusunda ciddi mesafeler aldıklarını, bundan sonra bu çocuklara ve gençlere sahip çıkmak için bütün imkanları seferber edeceklerini sözünü veren Davutoğlu, "Hiç kimse kimsesiz kalmayacak bu ülkede" ifadesini kullandı.

Bugün 3 bin 163 kişiyi, Soma ve Ermenek'te hayatını kaybeden madencilerin de 26 yakınını istihdam edeceklerini bilgisini paylaşan Başbakan Davutoğlu, "'Bana sahip çıkacak kimse yok mu?' diye bir yerden bir feryat yükseldiğinde hepimiz, geride kalan bu 78 milyon, 'biz varız' demeli. Bende 78 milyon vatandaşımız adına, Türkiye Devleti Başbakanı olarak, Türkiye'de ve dünyada 'ya Rab, bize sahip çıkacak kimse yok mu, katından bir yardımcı gönder' diye kimin çığlığını duyarsak, orada Türkiye Cumhuriyeti Devleti kudretiyle, şefkatiyle var olacaktır" diye konuştu.

Kamuda bugüne kadar 1 milyon 464 bin atama gerçekleştirdiklerini aktaran Davutoğlu, bütçe imkanlarının sınırlarını zorlayarak verimli ve üretken bir şekilde ne gerekiyorsa yapacaklarını, kamuda istihdam alanlarını genişleteceklerini kaydetti. 

AK Parti iktidarı olarak, sosyal devlet politikasını her türlü popülizmden uzak şekilde sürdürmeye devam edeceklerini belirten Davutoğlu, şimdiye kadar atanan şehit ve gazi yakınlarının yüzde 70'inin 1995'ten bu yana, yüzde 79'unun ise AK Parti döneminde atandığını açıkladı.

(Sürecek)


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.