Sultan Alparslan Türbesi Arkeolojik Kazı Çalışmalarının 1. Sezonu Tamamlandı

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın (TİKA) katkılarıyla Sultan Alparslan’ın Mezarının Bulunması ve Türbe İnşası Projesi kapsamında 15 Eylül 2014 tarihinde başlatılan Sultan Alparslan Türbesi arkeolojik kazı...

Sultan Alparslan Türbesi Arkeolojik Kazı Çalışmalarının 1. Sezonu Tamamlandı

banner390
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın (TİKA) katkılarıyla Sultan Alparslan’ın Mezarının Bulunması ve Türbe İnşası Projesi kapsamında 15 Eylül 2014 tarihinde başlatılan Sultan Alparslan Türbesi arkeolojik kazı çalışmalarının birinci kazı sezonu tamamlandı.

Sultan Alparslan’ın Merv’de gömüldüğü yerin bulunması ve anıt mezarının inşası amacıyla TİKA tarafından tarihi Merv şehrinin Sultan Kale bölgesinde başlatılan kazı çalışmaları, 30 Ekim 2014 tarihi itibariyle tamamlandı. Kazı çalışmalarının tamamlanmasının akabinde Türk ve Türkmen bilim adamlarının katılımıyla düzenlenen toplantıda kazı çalışmalarında gelinen son aşama değerlendirildi.

Ortaçağ tarih kaynakları (kronikler), Sultan Alparslan’ın Merv’de bilinen üç Cuma Camii’nden birisine gömüldüğünü anlatıyor. Kazı çalışmaları öncesinde yapılan bilimsel toplantılarda bu caminin Sultan Kale içindeki Macan Cuma Camii olabileceğinden yola çıkılarak, arkeolojik kazı çalışmaları yapılmaya başlandı. İslam kent modeli çerçevesinde şekillenen Sultan Kale’nin merkezinde Dar’ül İmara olduğu bilinen bu mekânın merkezine ise daha sonraki dönemde Sultan Sencer Türbesi’nin yapıldığı biliniyor. Dört farklı bölgede yapılan kazı çalışmalarının gerçekleştirildiği bölgelerden Sencer Türbesi’nin güneydoğu köşesindeki alan, hem Türk hem de Türkmen bilim adamları ve yetkililerince türbe olasılığının en güçlü olduğu bölge olarak belirlendi. Bu alanın tespitinde hem arkeolojik bulgular, hem de Ortaçağ yazılı kaynakları etkili oldu. Türbenin güneydoğu köşesinde yapılan ilk kazılarda olası cami zemini olduğu düşünülen tuğla döşemeli zemine ulaşıldı ve bunun sonucunda avlu döşemesi takip edildi. Avlu döşemesinin takibinin ardından kazı alanı, güneyde duvarın bulunması amacıyla bu alana doğru kaydırıldı. Alandaki açmalarda türbe gibi önemli bir yapıya ait olabileceği düşünülen Selçuklu dönemine ait mimari çini parçaları açığa çıkarıldı. Bulunan parçaların altın yaldızlı ve son derece özel teknikle yapılmış olması, çalışmaların doğru bir iz üzerinde olduğuna işaret etti. Alan içerisindeki iki numaralı kazı bölgesinde yaklaşık 2 bin metrekarelik bir alanda kazı çalışması yapılarak, nihayetinde bazı mimari elemanlara da ulaşıldı.

Kazı çalışmalarının ikinci bölgesi Sultan Sencer Türbesi’nin doğu tarafında yer alıyor. Bu alanda üç açmada çalışmalara başlandı ve alanın zemininde avlu döşemesi ve türbeye yakın bir konumda camiyle ilişkili duvarlara ulaşıldı. İkinci açma ise, alanın doğusunda Dar’ül İmara olduğu düşünülen yapıya ait bölüm olma özelliğini taşıyor. Buradaki amaç ise çapraz iki eksende ilerlenerek avlu çevresinde yapının nasıl bir yerleşim planına sahip olduğunun anlaşılmasına yönelik. Dar’ül İmara bölgesine giriş kapısı olabileceği düşünülen bu bölgedeki kazılarda zemin döşemesine ulaşılırken, kapı henüz bulunamadı. Bölgedeki çalışmalar bundan sonraki kazı sezonlarında devam edecek.

Üçüncü kazı bölgesi ise 19. yüzyılda bölgeye gelen İngiliz araştırmacı E. Donovan’ın notlarında mezar yeri olarak işaret ettiği yeri aramak üzere seçildi. Bu alanın Sencer Türbesi’nin güneybatısında bulunan tepelik alan olduğu düşünüldü. Ancak E. Donovan’ın notlarında yer hakkında kesinlik verecek herhangi bir açıklama bulunmuyor. Bu bilgiden hareketle mezar yeri olarak işaretlenmiş alanın olası türbeyle ilişkisinin olup olmadığının sorgulanması amacıyla kazı çalışmaları yapıldı. Çalışmalar neticesinde bölgede herhangi bir mimariye rastlanılmadı, ancak 9-14.yüzyıl arasındaki döneme ait zengin küçük buluntuya ulaşıldı.

Kazı çalışması yapılan dördüncü bölge ise Sultan Sencer Türbesi’nin kuzey tarafı oldu. Bu bölge, 19. yüzyılda Çarlık Rusyası bilim adamlarından Jukovski’nin 1890 tarihinde yaptığı araştırmaya dayalı olarak Melikşah’ın mezar taşı kitabesini bu bölgede bulmaıs nedeniyle seçildi. Bölgede daha önceki yıllarda Türkmenistan Bilimler Akademisi bilim heyetince arkeolojik kazılar yapıldığı ancak herhangi bir sonuca ulaşılamadığı bildirildi. Bölgedeki çalışmalarda geç dönem yapı izleri ortaya çıkarıldı. Bu bölgedeki kazı çalışmaları bu dönem itibarıyla sonlandırıldı. Merv’de farklı dönemlerde yapılan ve herhangi bir kayıt olmayan arkeolojik kazıların artıkları yüzünden tabakaların birbirinin içine girdiği görüldü.

Ayrıca Ruslar’ın alanda yol yapımı sırasında yaptıkları sökümler, arazideki gelişigüzel atıklar ve bu atıkların oluşturduğu yığınlar çalışmalarda tabaka takibini ve arkeolojik bulguların anlaşılmasını zorlaştırıyor. Tüm zorluklara karşılık Macan Cuma Camsi ve onun içinde ya da yakınında olduğu düşünülen türbenin yerinin bulunması birincil hedefler arasında yer alıyor. Kazılar 2015 bahar döneminde de sürecek. Tamamlanan birinci sezon kazı çalışmaları sonrasında alandan çıkarılan mimari bulgular ve topografik değişimler, 3Dlazer tarama yöntemi kullanılarak kayıt altına alındı. Yine alanda çeşitli yerlerden alınan çini, tuğla, seramik gibi malzemeler üzerinde Türkiye’de analiz çalışmaları başlatıldı.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.