"Topluma TSK'dan atılışımızı izah edemedik"

- 28 Şubat'ın ardından YAŞ kararıyla askerlikten atılan astsubay Balcı, haklarının iade edilmesinin ardından 6 yıldır bir kurumda memur olarak çalışıyor - Balcı: - "Amirlerimiz tarafından cüzzamlı gibi ya da tecrit edilmiş gibi haklarımızdan mahrum bırakıldık" - "Toplum nazarında TSK'dan atılışımızı izah etmeye çalıştık ama edemedik. Kendi akrabalarım bile ordudan namaz ve başörtüsü yüzünden atıldığımıza inanamıyorlardı"


banner390

KAYSERİ (AA) - ESMA KÜÇÜKŞAHİN - İrticai faaliyette bulunduğu iddiasıyla atılan Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) atılan Ahmet Balcı, bu durumu topluma izah edemediklerini belirtti.

TSK'da 7 yıllık astsubayken Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararıyla 2000'de ordudan atılan Balcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, aradan uzun yıllar geçmesine rağmen ordu içinde gördüğü baskıyı unutamadığını söyledi.

Sürecin pek çok insanı mesleğinden ayırdığını ve psikolojilerini bozduğunu ifade eden Balcı, şöyle konuştu:

"O dönem eşim başörtülüydü, ben de inancım gereği ibadetlerimi yapmaya çalışıyordum. Bu nedenle hakkımızda dosyalar açıldı. İstihbari bilgilerle bizler için sakıncalı personel statüsü oluşturuldu. 2000 yılında YAŞ kararıyla ordudan ihraç edildim. Sakıncalı personel olarak adlandırıldığımız bu dönemde eşimin başının kapalı olması ve namaz kılmamız, TSK personeline yakışmayan tavırlar içinde olduğumuz anlamına geliyordu ve baskı görüyorduk. Amirlerimiz tarafından cüzzamlı gibi ya da tecrit edilmiş gibi haklarımızdan mahrum bırakıldık. Psikolojik baskı gördük, ailecek sıkıntı yaşadık."

Balcı, TSK'ya girerken böyle bir şeyin başına geleceğini aklına bile getirmediğini çünkü Türk-İslam tarihinde sistematik olarak böyle bir zulmün görülmediğini dile getirdi.

Özellikle yaşadığı baskıyı ailesine anlatmakta, ifade etmekte zorlandığını vurgulayan Balcı, "Eşim TSK'da çalışmadığı için bunun kendisiyle ilişkilendirilmesine bir anlam veremiyordu. Bizi sorguya alan amirlere 'Eğer görevimde bir sıkıntı varsa, eksik yaptığım bir şey varsa bizle ilgili işlem yapın ama hanımımın başörtüsüyle işimin ne ilgisi var' dedim. Ancak değişen bir şey olmuyordu. Ordudan atılınca ailem çok üzüldü" diye konuştu.

- "Her yıl bir iş ve ev değiştirdim"

Maddi ve manevi sıkıntılar yaşadıklarını belirten Balcı, şunları kaydetti:

"Toplum nazarında TSK'dan atılışımızı izah etmeye çalıştık ama edemedik. Kendi akrabalarım bile insanların ordudan namaz ve başörtüsü yüzünden atıldığına inanamıyorlardı. İlerleyen zamanda Bilgi Edinme Yasası ile YAŞ kararıyla niye atıldığımızı sorduğumuzda, bize verilen bilgilerdeki ilk maddede irtica faaliyetlerde bulunduğuma dair cümleler geçiyordu. Bunlar benim için övünç meselesi olacak şeyler. Bütün arkadaşlarımız atılma sürecinden sonra topluma adaptasyonda sorun yaşadı. Ben memleketim Kayseri'ye döndüm. Organize Sanayi Bölgesi'nde fabrikada çalıştım, bir süre odun, kömür sattım, elektrik tesisatıyla uğraştım. Helal para kazanmak için çalıştım. Her yıl bir iş ve ev değiştirmek zorunda kaldım. 2010'da YAŞ kararlarının yargıya açılmasıyla kamu personeli olarak göreve başladım."

- "Hakkını alamayanlar var"

Farklı meslek gruplarından pek çok insanın bu süreçte mağdur edildiğini anlatan Balcı, hala hakkı iade edilmeyen kesimler olduğunu belirtti.

En kısa sürede bu insanlara da haklarının iade edilmesi gerektiğini dile getiren Balcı, "Tanıdığım arkadaşlarımdan çoğunun psikolojisi bozuldu. Kimi intihar etti ya da eşleri hastalıklara yakalandı, öldü. Böyle büyük bir travmanın bir daha yaşanmamasını diliyorum" ifadelerini kullandı.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.